Marmara'da tehlike çanları

23 Kasım 2007 Cuma - 3:58 | Son Güncelleme : 23 11 2007 - 3:58

Marmara depreminin yaklaşması hem Kandilli'yi hem de deprem uzmanlarını harekete geçirdi...


Fayın gerildiği, 7’nin üzerinde deprem üreteceği ortak görüş

Kandilli Rasathanesi Genel Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay’ın “Marmara fayının suskunluğu hayra alamet değildir” açıklamasının ardından VATAN, Türkiye’nin önde gelen yerbilimcilerine de Marmara ve Türkiye’nin kritik deprem noktalarını sordu.

Suskun değil, bekliyor

* Prof. Dr. Haluk Eyidoğan (Türkiye Deprem Vakfı Yön.Kur.Üyesi)
“Yer bilimleri camiasında genel kanaat Marmara’da 7’nin üzerinde bir deprem beklediğidir bu konuda herkes hemfikir. Böyle bir tehlikeyi hatırlatmak açısından farklı üsluplar kullanınabilirler ancak Marmara’da özel bir suskunluk yok. 2 bin 700 yıllık Marmara tarihine baktığımızda 50’ye yakın yıkıcı deprem olmuştur yani suskun olduğunu söylemek doğru olmaz. Ege ve Doğu Anadolu Türkiye’nin birinci derece deprem bölgeleridir ve her zaman yıkıcı ekonomiyi etkileyebilecek bir deprem olma olasılığı çok yüksektir. Türkiye’nin yüzde 50’si bu anlamda benim her an kaygı duyduğum alandır. Ulusal Deprem Konseyi 2000 yılında kuruldu ve Avrupa Konseyi’nin tavsiyesiyle Gölcük depreminden sonra hayata geçti. Ancak 6 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğle, lağvedildi. Şu an YÖK’ün isteğiyle böyle bir oluşum söz konusu. Türkiye’de deprem dahil diğer afetlerle ilgili tarafsız değerlendirme yapıp bunu hükümete rapor edebilecek bir üst kurul gerekli. Gerektiğinde eleştiriyle katkı sağlayacak idari, mali ve bilimsel özerkliğe sahip böyle bir kurum dünyanın birçok ülkesinde bulunuyor.”
Çukur tsunamiyi artıracak
n Prof. Dr. Şükrü Ersoy (YTÜ Doğa bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı)
“Marmara’da bir dinamizm var ama bu bugünden yarına değişen bir şey yok. Yüzde 65 olasılıkla otuz yıl içinde Marmara’da 7’nin üzerinde bir deprem olacağını istatistikler gösteriyor. Batı Anadolu’da 1970’lerden bu yana deprem olmuyor. Ege depremleri küçük ve sık, Kuzey Anadolu fay hattındaki depremlerse büyük ve periyotlu karakteristiğiyle dikkat çekiyor. Marmara’da tsunamiyi konuşmak gerekiyor. Marmara denizinde üç çukur bulunuyor. Çınarcık, Marmara ve Tekirdağ çukurlarında denizaltı heyelanlarının oluşması durumunda bunun tsunami oluşturacağı bilinmelidir. 6.5 şiddetindeki bir deprem de bunun için yeterlidir. Marmara dışında Maraş, Hatay ve Elazığ’da suskunluk var buranın kritik olduğunu söylemek mümkün. Türkiye’nin yetki ve sorumluluğu olan afet konusunda ciddi bir kuruma ihtiyacı vardır.”

Enerjisini biriktiriyor

* Oğuz Gündoğdu (İstanbul Üniversitesi Jeofizik Müh)
“Marmara son aylarda çok suskun değil, 2006 yılında çok suskundu. 2007 yılında Gemlik ve Manyas’ta 5 şiddetinde depremler oldu. Ancak bunun anlamı, fay hattının gerginliğidir. Hocamız fay hattı üzerinde deprem olmadığını ifade etmiş, kuzeyden geçen fay üzerinde deprem olmuyor ama Marmara’nın suskunluğa büründüğüne katılmıyorum, fay gerilmeye devam ediyor. Burada bir sistem var. Gemlik ve Manyas depremlerini enerjinin birikmesi ve hareketliliği olarak algılamak gerekir. Marmara dışında, Ege’de, Denizli’deki aktivite genel karakteri yansıtan ve çok fazla büyümeden anlatılabilen depremler ancak Doğu Anadolu’da Elazığ Sivrice ile ilgili kaygı ve endişe duyuyorum. Eski Deprem Konseyi çok iyi bir rapor hazırlaşmış ve olgunlaşmışken kapandı. Düzenleyici çok gerekli bir kurumdu böyle bir kurumun hayata geçmesi düzenleyicilik açısından katkı sağlayacaktır.”

ETİKETLER

0