Berlin Konferansı sonra Libya'da Hafter ateşkesi ihlal etti!

AA |  20 Ocak 2020 Pazartesi - 0:11 | Son Güncelleme : 20 01 2020 - 9:29

Libya'nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'e bağlı milisler, Berlin Konferansı sonrasın başkentin güneyindeki Selahaddin bölgesinde havan saldırısıyla ateşkesi ihlal etti.


Libya'da kalıcı ateşkes ve siyasi sürecin başlatılması amacıyla  Berlin'de düzenlenen uluslararası konferansın ardından başkent Trablus'ta patlama  sesleri duyuldu.
 
Libya'nın uluslararası meşruiyete sahip Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne  bağlı güçlerin yürüttüğü Öfke Volkanı Operasyonu'nun sözcüsü Abulmalik el-Medeni,  AA muhabirine yaptığı açıklamada, başkentin güneyindeki Selahaddin bölgesinde  "Halife Hafter'e bağlı milislerin rastgele havan atışı yaparak ateşkesi ihlal  ettiğini" söyledi.
 
Libya'daki taraflar ve uluslararası toplum, Almanya'nın başkenti  Berlin'de toplanırken pazar gün içinde Halife Hafter'e bağlı milisler, aynı  şekilde Hallatat bölgesinde de havan atışıyla ateşkesi ihlal etmişti.
 
Hafter milislerinin havan saldırısında petrol tankerleri isabet almış,  yangın çıkmış ve başkent semalarında siyah dumanlar yükselmişti.

Liderler, Libya'da çatışmalara son verilmesi ve silah  ambargosuna uyulması çağrısı yaptı

Libya'da kalıcı ateşkes ve siyasi sürecin başlatılması  amacıyla Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Libya Konferansı'nın sonuç  bildirgesinde ateşkesin yanı sıra taraflara ve destekçilerine askeri  faaliyetlerine son vermeleri ve Birleşmiş Milletlerin (BM) silah ambargosuna uyma  çağrısında bulunuldu.

Libya Konferansı'nın Sonuç Bildirgesi'nde, "ateşkes", "silah  ambargosu", "siyasi sürece dönüş", "güvenlik alanında reformlar", "ekonomik ve  finansal reformlar" ile "uluslararası insani hukuk ve insan haklarına saygı"  başlıkları altında toplam 55 madde sıralandı.

Toprak bütünlüğü vurgusu yapıldı

Libya'nın egemenliği, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve ulusal  birliğine kuvvetle bağlı olunduğunun tekrar teyit edildiği vurgulanan bildirgede,  "Sadece Libyalıların öncülük ettiği ve Libyalılara ait bir siyasi süreç çatışmayı  sona erdirerek kalıcı barış getirebilir." ifadesi kullanıldı.

Bildirgede, Libya'daki çatışma, ülkedeki istikrarsızlık, dış  müdahaleler, kurumsal bölünmeler, silahların yaygınlaşması ve yağma ekonomisinin;  insan kaçakçıları, silahlı gruplar ve terör örgütleri için verimli bir ortam  sağlayarak uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olmaya devam ettiği belirtildi.

"Libya'da askeri çözüm mümkün değildir." vurgusu yapılan metinde,  "Silahlı çatışmadan veya Libya'nın iç işlerine karışmaktan kaçınmayı taahhüt  etmekte ve tüm uluslararası aktörleri de aynısını yapmaya teşvik etmekteyiz."  ifadesine yer verildi.

Tüm askeri faaliyetlere son verilmesi çağrısında bulunuldu

Metinde, "ateşkes" başlığı altında, 12 Ocak'tan bu yana şiddetin  belirgin şekilde azalması ve 13 Ocak'ta Moskova'da ateşkes anlaşmasına gidecek  süreci başlatmayı amaçlayan görüşmeler ve diğer uluslararası inisiyatiflerin  memnuniyetle karşılandığı vurgulandı.

Bildirgede, çatışmaların sürekli bir şekilde sona erdirilmesi,  gerilimin düşürülmesi ve kalıcı bir ateşkesin sağlanması amacıyla tüm ilgili  taraflara daha fazla gayret sarf etme yönünde çağrıda bulunuldu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına atıfta  bulunulan metinde, Libya toprakları üzerindeki hava operasyonları dahil, tüm  düşmanlıkların kapsamlı ve kalıcı bir şekilde sonlandırılması için güvenilir,  doğrulanabilir, sıralı ve karşılıklı adımlar atılması çağrısı yapıldı. Bu adımlar  arasında silahlı grupların ve milis kuvvetlerinin silahsızlandırılması ve topçu  silahlarının ve hava araçları ile cephaneliklerinin geri çekilerek yeniden  konuşlandırılması da sayıldı.

Libya'nın tamamında ateşkesin başlamasından itibaren tüm askeri  faaliyetlere son verilmesi çağrısında bulunulan metinde, mahkum ve naaş değişimi  gibi güven artırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi istendi.

BM Şartı ve uluslararası hukuka uygun olarak her şekilde Libya'daki  terörizmle mücadele ihtiyacına dikkat çekilen metinde, DEAŞ, El Kaide ve BM  listesindeki kişiler için ilgili kararlara uyulması istendi.

Ateşkesi ihlal edenlere yaptırım

BM'ye ateşkesin uygulanmasını izlemek ve doğrulamak üzere derhal  teknik komiteler oluşturarak taraflar arasındaki ateşkes müzakerelerini  kolaylaştırma çağrısında bulunulan metinde, "Ateşkes düzenlemelerini ihlal ettiği  tespit edilen kişilere uygun yaptırımların uygulanması için BMGK'ye ve bu  yaptırımları uygulaması için üye devletlere çağrıda bulunmaktayız." ifadesi  kullanıldı.

Silah ambargosuna uyma çağrısı

Metnin "silah ambargosu" bölümünde, BM'nin 2011 yılında alınan ilgili  kararlarının kesin surette ve tam anlamıyla uygulanması taahhüt edilerek "Tüm  uluslararası aktörlere de aynısını yapmaları konusunda çağrıda bulunmaktayız."  denildi.

Tüm aktörler, askeri imkan ve kabiliyeti finanse etmek, paralı asker  görevlendirmek dahil, çatışmayı alevlendirecek, BMGK silah ambargosu veya ateşkes  ile çelişecek her türlü eylemden kaçınmaya davet edildi.

Silah ambargosu veya ateşkesi ihlal ettiği öğrenilenlere BM  yaptırımlarının uygulanması çağrısı yapıldı.

Kapsayıcı Libya hükümeti

"Siyasi sürece dönüş" bölümünde, faal bir Başkanlık Konseyi kurulması  ve Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan tek, birleşik, kapsayıcı ve etkili  bir Libya hükümeti kurulması istendi.

Metinde, "BM Libya Destek Misyonu’nun (UNSMIL) himayesinde Libya'daki  bütün tarafları Libyalıların başını çektiği ve sahiplendiği kapsayıcı siyasi  süreci yeniden başlatmaya çağırıyoruz." ifadesi kullanıldı.

Tarafların bu sürece yapıcı katkıda bulunması ve geçiş sürecinin de  "özgür, adil, kapsayıcı ve inanılır parlamento ve başkanlık seçimleriyle" sona  erdirilmesi istendi. Seçimlerin de bağımsız ve etkin bir Ulusal Yüksek Seçim  Konseyince örgütlenmesi çağrısı yapıldı.

Bildirgede bütün taraflara ülkede yürütme, yasama, yargı ve diğer  devlet kurumlarının bütünlüğünün yeniden sağlanması ve bunlara saygı gösterilmesi  için çağrıda bulunulurken, kamu refahının ve kaynaklarının ülkenin farklı  coğrafyalarına adil ve saydam bir şekilde dağıtılması istendi.

Kuvvetin kullanımında devlet tekelinin sağlanması çağrısı yapıldı

Metinde, "güvenlik alanında reform” başlığı altında ise "kuvvetin  meşru kullanımında devlet tekelinin yeniden sağlanması" çağrısında bulunuldu.  Merkezi, sivil otorite altında birleşik Libya ulusal güvenlik, polis ve asker  güçlerinin teşkiline destek de ifade edildi.

Ulusal Petrol Şirketi

"Ekonomik ve mali reform" başlıklı bölümde de aralarında Libya Merkez  Bankasının, Libya Yatırım Otoritesinin, Ulusal Petrol Şirketinin ve Teftiş  Bürosunun da yer aldığı ülkenin egemen kurumlarının bütünlüğünün, birliğinin ve  yasal yönetiminin korunmasının önemine dikkat çekildi.

BMGK'nin ilgili kararları gereği  Ulusal Petrol Şirketinin Libya'nın  tek bağımsız ve meşru petrol şirketi olduğunun teyit edildiği metinde, şunlar  kaydedildi:

"Bütün tarafları onun tesislerinin güvenliğini garanti etmeyi  sürdürmeye ve petrol tesislerine ve altyapısına yönelik düşmanlıklardan geri  durmaya çağırıyoruz. Libya'nın petrol altyapısına zarar veren, Libya haklına ait   olan enerji kaynaklarını Libya ham petrolünü ve türevlerini Ulusal Petrol  Şirketini kontrolü dışında alıp satarak  yasa dışı kullanan her girişimi  reddediyoruz."

Metinde, petrol gelirlerinin saydam ve adil paylaşımı çağrısı da yer  aldı.

Ülkede yeni, temsili, birleşik ve Libya'nın bütün topraklarında  yetkisini kullanan  bir ulusal uyum hükümetinin himayesinde  bütün bölgelerde   kalkınma ve yeniden inşayı destekleyecek bir mekanizma kurulmasının teşvik  edileceği belirtilen metinde, Bingazi, Derne, Murzuk, Sabha, Sirte ve Trablus  öncelikli alanlar olarak sıralandı.

Sivillere karşı güç kullananlardan hesap sorulması istendi

"Uluslararası insani hukuka ve insan haklarına saygı" alt başlığı  altında da taraflara sivilleri, havalimanları dahil sivil altyapıyı korumaları  çağrısı  yapılırken, insani yardım personelinin ve gözlemcilerinin muhtaçlara  erişimine izin verilmesinin önemi vurgulandı.

Sivillere karşı ayrımsız güç kullanımı, yoğun nüfuslu yerleşik  alanlara saldırı, yargısız infaz ve insan kaçakçılığı dahil uluslararası hukuku  çiğneyenlerden hesap sorulmasının öneminin altı çizildi.

Uluslararası Takip Komitesi kurulması kararlaştırıldı

Ülkedeki taraflarının askeri "5 5 Komitesi" için adaylarını belirlemiş  olmasından duyulan memnuniyetin dile getirildiği metinde, "5 5 Komitesinde ciddi  ve önemli görüşmelerin gerçekleşmesine izin verilmesi için konferansın bütün  katılımcıları ateşkese saygı gösterildiği sürece daha  fazla askeri yayılmadan  veya operasyondan geri duracaklarını ilan eder." ifadeleri kullanıldı.

İmzacı ülkeler metinde öngörülen hususların hayata geçirilmesini takip  edecek ve gerektiğinde nüfuz kullanacak Uluslararası Takip Komitesi (IFC)  kurulmasını da kararlaştırdı.

Berlin Konferansı'na katılan bütün ülkelerin ve uluslararası  kuruluşların yer alacağı BM himayesinde çalışacak komitenin, UNSMIL başkanlığında  kıdemli memurlar düzeyinde ayda bir toplanması ve kaydedilen ilerlemeyle ilgili  rapor hazırlaması üzerinde de anlaşıldı.

Komiteni başkan yardımcılığı ve toplanma yerinin de dönüşümlü olacağı  kaydedildi. Daha alt düzey uzman çalışma gruplarının ise sürecin başlangıç  aşamalarında ayda iki kez toplanması kararlaştırıldı.

Konferansın sonuçlarının BMGK’nin dikkatine sunulacağı da vurgulandı.