Gazetevatan.com » Yazarlar » Böyle bir sermayemiz olsa

Böyle bir sermayemiz olsa

28 Temmuz 2018 Cumartesi


Bugün devletin ve bilhassa ekonomi yönetiminin çözüm üretmesi gereken problemlerle karşı karşıya olduğu görülüyor. Bizlere de bireysel ve toplumsal görevler düşüyor.

Bu gereklilikle beraber keşfetmemiz ya da yeniden irdelememiz gereken kavramın adı Sosyal Sermaye...

Ülkemizde artık bu tür konuları, tartışmaları göremiyoruz!

Öyle ki sosyal sermayenin ekonomik büyümeye ve her sektördeki verimlilik artışına olumlu etki yaptığı araştırmalarla kanıtlanmış durumda.

Peki nedir bu?

Bir ülkenin Sosyal sermayesi 3 unsurdan oluşuyor. Biri toplumsal güven, bir diğeri duyarlı vatandaşlar topluluğu ve üçüncüsü vatandaşların sivil kuruluşlar/örgütlenmeler arasında serbestçe girip dolaşabilmeleri...

Yani başka bir deyişle; önce devletin aldığı kararlara/uygulamalara karşı aktif katılımcı olacağız, sadece seçimden seçime oy kullanmak dışında, girişimci, sivil toplum örgütlerine üye olabilen, kısaca daha geniş bir katılım sağlayacağız. Sonra birbirimize karşı daha saygılı, toleranslı ve karşı tarafın da hakları olduğunu düşünerek yaşayacağız. Ve nihayet kendi çıkarlarımızın yanında kamunun da çıkar ve yararını gözeterek hareket edeceğiz...

Eminim ki “Bu ülkede nasıl olacak?” diye soranlar çoğunluktadır.

Fakat başka bir yolumuz yok. Dünün davranış ve karar alma biçimleriyle yeni dünya düzeninde yükselebilmek mümkün değil.

Sosyal sermaye o kadar değerli ki ekonomideki bütünsel etkisinin yanı sıra bölgeler arası ekonomik farklılıkların açıklanmasında da kullanılıyor. Sosyal sermaye kavramının öncülerinden Robert Putnam İtalya’da 20 bölgenin farklılıklarını araştırırken ülkenin kuzeyinde daha gelişmiş bir demokrasi olduğunu ve bunun arkasında sosyal sermaye değerlerinin yattığını tespit etmiş. ABD’den Pipa Norris çeşitli düzeylerde demokrasiye sahip 47 ülkeyi incelemiş ve sosyal sermayesi yüksek ülkelerin daha demokratik ve gelişmiş olduğunu bulmuş. Türkiye bu araştırmada güven düzeyinin en düşük olduğu ülkeler arasında.

Aynı şekilde T.İnal Çekiç “Türkiye’de Sosyal Sermeye ve Sivil Toplumun Bölgesel Yapısı” adlı çalışmasında sosyal sermayenin unsurlarından biri olan toplumsal güven duygusunun ülke genelinde çok düşük olduğunu teyit ediyor. “İnsanlara güvenirim” diyenlerin oranı %6,5. Hatta bu oran büyük metropollerde daha da düşüyor.

Anlaşılıyor ki sermaye sadece para, makine, bina değil. Belki de onlardan da önemlisi sosyal sermaye. Üzerinde çalışılmaya değer...