İran’daki olaylar bizim için neden önemli?

İran’da 28 Aralık’ta başlayan protesto eylemleri Meşhed’den diğer şehirlere yayılma eğilimi gösteriyor. Katılımcıların sayısal yoğunluğu, slogan farklılıkları ve sosyal medyaya yansıyan algı savaşları gelişmeler karşısında hazırlıklı olmadığımızı gösteriyor. Üstelik Türkiye’nin kendi içerisindeki kırılganlıklar ve küresel ölçekli algı operasyonlarıyla uğraştığı bir dönemde...

Aman dikkat diyorum...

Bu Türkiye için sıradan bir konu değil.

Suriye ve Irak’taki tehlikelerin yeniden gün yüzüne çıkabileceği, Türkiye’nin sahadaki de nge ve etkinlik modelini temelden değiştirebilecek bir muhtevaya sahip. Meselenin gerçekçi ve normatif yanlarını bulup çıkarmak dururken ülkede bir de “İrancı mı? Değil mi?” tartışması alevlenebilir. Bunun dayanaklarını Irak’taki Haşdi Şaabi meselesi ve ardından İran ile devam eden göreli işbirliğinde yaşamıştık.

Dolayısıyla son protestoların sebep ve sonuçlarını, Türkiye ve bölgeye yansımalarını, fırsat ve tehdit alanlarını sorgulamak yerine ideolojik/küresel kutuplaşmaya katkı sağlayan yaklaşımlara karşı dikkatli olunmalı.

Haberin Devamı

Şimdi üç önemli soruyu gündeme taşımalıyız:

(1) Olayların başlama/büyüme potansiyeli bölge dışı aktörlerin kontrolünde mi evriliyor?

(2) İran içerisindeki etnik yapının (30 milyondan fazla insan Türkçe konuşuyor ) hassas konumu Türkiye ve hatta Azerbaycan’ı da belirli kırılmalarla karşı karşıya bırakabilir mi?

(3) Türkiye’nin bölgedeki kısmi çözüm ortaklarından birisi olan İran ile inişli-çıkışlı diyalektiği sürdürülmeli mi?

CIA’nın özel ilgisi

Eylemlerin başladığı günden bu yana harekete geçirici bir mekanizmanın varlığı seslendirilse de hangi kişi ya da gruplar tarafından yönlendirildiği konusunda ciddi bir bulgu yok. Bu sebeple ABD, İsrail ve buna ilişkin yabancı istihbarat servislerinin olabileceği konusunda yaklaşımlar var. Protestoların tek bir merkezden yönlendirildiği kanıtlanamadığı için eylemcilerin farklı şehirlerde anlık ortaya çıkışları mümkün hale geliyor. Elbette İran devletinin elinde kamuoyuna yansımamış bazı bilgiler bulunabileceği unutmamak lazım.

Haberin Devamı

Öte yandan İran sahası CIA için kolay bir hedef değil. Kapalı diplomasi ve İran’ın kar şı istihbarat çabaları ABD’nin ülke içerisindeki yönlendirici etkisini belli ölçülerde kısıtlıyor. Ancak Haziran’da CIA’nın İran sorumlusu olarak atanan ve terörle mücadelede “agresif” yönüyle bilinen Michael D’Andrea’nın bu işin içerisinde yer alabileceği öne sürülüyor. Trump’un İran hakkındaki söylemleri nin sertleşmesinde de etkisi olan Andrea, Lübnan’da İran destekli gruplara operasyon düzenlemişti. 2 Haziran’da NewYork Times’ta çıkan bir makalede bugün yaşanan protestoların motive edilmek istendiği ima ediliyordu.

Ekonomik sorunların etkisi

İran’daki olaylar bizim için neden önemli
Protestoların demografik yönüne bakıldığında 90 doğumlu bir kitlenin ağırlığı oluşturduğu, 2009 yılındaki olaylara göre pragmatik taleplerin öne çıkarıldığı görülüyor. Konuyla ilgili yorumlarda ülkedeki ekonomik sorunların bu süreci meydana getirdiği çokça seslendiriliyor. Ruhani’nin ilk kez seçildiği 2013’ten bu yana bazı iyileşmeler olsa da işsizlik hala en büyük sorun. İran İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmanifazli, işsizlik oranının bazı şehirlerde %60’a ulaştığını ifade etmişti. Cumhurbaşkanı Ruhani ise Ocak ayında yaptığı bir konuşmada “Her aileden 2 ya da 3 adet gencin işsiz olması bizi son derece kaygılandırmaktadır.” demişti.
Fakat olayları sadece bu boyutta irdelemek yanıltıcı olabilir. Zira daha kötü dönemlerde sokağa çıkmayan göstericiler neden bugünü seçiyor?

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR