Gazetevatan.com » Yazarlar » CIA’nin yeni Körfez üssü: BAE

CIA’nin yeni Körfez üssü: BAE

28 Aralık 2017 Perşembe


Dünyanın petrol rezervleri bakımından en zengin ülkelerinden biri olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yaklaşık 9.5 milyon nüfusu ile Körfezin en önemli ülkelerinden. Türkiye’nin de 2016 yılında, 9.1 milyar dolar ile tüm Körfez ülkeleri içerisindeki en yüksek dış ticareti BAE ile...

Geçtiğimiz hafta Abdullah Bin Zayid’in Fahrettin Paşa hakkındaki sözleri ile gerilen ilişkiler zaten varolan güven problemini daha da alevlendirdi. Son olarak dün Bakanları Enver Gargaş “Türkiye’ye karşı birleşilmeli” dedi.

Bunlar birer münferit hamle olarak düşünülmemeli. Zira BAE gelinen aşamada ABD’nin yüzölçümü açısından küçük ama etki gücü yüksek operasyon merkezine dönüşmüş durumda.

Nasıl mı?

ABD’de istihbarat örgütleri konusunda yazıları olan Jenna McLaughlin BAE’nin bir süredir gölge CIA üssü kurmakta olduğunu ve bunu kendi rutin/istihbarat sistemini yenileme kapsamında gerçekleştirdiğini yazdı.

Buna göre mevcut ağı kurmak için ilişki kurulan öncü Amerikalı isim eski istihbarat görevlisi Larry Sanchez. Bununla da kalmıyor. Blackwater adlı güvenlik şirketinin kurucusu Eric Prince ve bir süre Beyaz Saray’a danışmanlık yapmış olan Good Harbor Güvenlik şirketinin yönetici Richard Clarke’de Abu Dabi sermayesinin gözdeleri durumunda.

Üstelik özel sektör yoluyla kurulan bu ilişkinin dışında ABD’deki resmi istihbarat kurumları 2011’de National Electronic Security Authority adlı kuruluşun ortaya çıkmasını sağladılar. Bu sistem kurulurken BAE’deki kamu kurumlarının açık ve gizlilik politikasına kadar geniş bir hareket serbestisine sahip oldular. Bu istihbarat ağı sadece BAE için değil Körfez güvenliğinin bir halkası olarak Yemen, İran ve Katar gibi ülkelerdeki kimi terör öğütlerine karşı mücadele üssü şeklinde yönelim gösteriyor.

ABD bu yolla hem belli ölçülerde sermaye yönetimine ulaşıyor hem de ülke dışında gayriresmi istihbarat merkezleri oluşturuyor. BAE yönetimi yeni anlaşmaları kamuoyundan gizlese de bu istihbaratçıların ABD’deki statüleri ve yasallıkları sorgulayan çevreler var. İlgili şirketleri ihracaat yapabilirlikleri bunlardan birisi.

‘Küçük Sparta’ diyorlar

ABD, Abu Dabi’nin 39 km güneyindeki Al Dhafra Üssü’nde konuşlandırdığı askeri güçleri bölgedeki olası operasyonlar için kullanılıyor. Halen 4000’e yakın askeri bulunuyor. ABD’nin Ortadoğu askeri sorumluluğunu üstlenmiş olan Anthony Zinni 2014 yılında yaptığı bir açıklamada Türkiye ve S.Arabistan bölgede yıprandılar, Mısır ve Ürdün kendi iç mücadelesinde, bu yüzden artık Arap dünyasındaki en önemli müttefik BAE’dir” demişti. General Zinni veliaht prens Şeyh Muhammed bin Zayid’in davetlisi olarak Ağustos ayında Abu Dabi’ye gitmişti.

Özellikle Afganistan’daki NATO gücü içerisindeki faaliyetleri sebebiyle bazı ABD’li komutanlar BAE için ‘Küçük Sparta’ diye söz ediyorlardı. Özellikle 1 Eylül’den bu tarafa İran ile yapılan Nükleer Anlaşma dışında BAE-ABD ilişkilerini etkileyen bir olay yaşanmadı. Pentagon, BAE’nin yoğun silah alımı yaptığını ve bununla kalmayıp bu silahları en iyi şekilde kullanmaya çalıştığını vurgulaması Dubai prenslerinin iyi bir silah müşterisi olduğunu da gösteriyor. Zira 2000 yılında 2.6 milyar dolar olan askeri harcamaları 2015’te 16 Milyar dolara yaklaşıyordu.

BAE bu süreçte Türkiye eksenli saldırıların Körfez’deki psikolojik/askeri harekat merkezi haline getiriliyor.