Gazetevatan.com » Yazarlar » Türkmenler ne istiyor? Beştepe’de neler görüşüldü?

Türkmenler ne istiyor? Beştepe’de neler görüşüldü?

31 Ekim 2017 Salı


Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilen Türkmen heyetinden Irak Türkmen Cephesi Başkanı Salihi, “Halkımız kendi liderini Türkiye’nin zirvesiyle birlikte gördüğünde daha farklı duygulara kapılıyor” dedi ve ekledi: “Cumhurbaşkanı evinden olan Türkmenlerin bir an önce Telafer’e dönmeleri gerektiğini, Telafer’in imarı için TİKA’yı devreye sokacaklarını söyledi”

Irak’taki son gelişmelerin ardından Barzani’nin oyunun içinde kalamayacağı görülüyor. Gayrimeşru referandum Barzani’ye kaybettirdiği gibi Irak Kürt Bölgesel yönetiminin akıbeti de dahil olmak üzere ülkenin tümünde yeni dengeleri ve yeni bir yapılanmayı işaret ediyor. Türkiye’nin referandumun ardından yaptığı hamleler de neticesini veriyor. Elbette ki bölgenin kaotik durumu ve anlık değişen politikalar dikkate alınırsa düne göre nasıl bir kazanım meydana geleceğini önümüzdeki günler gösterecek. İşte tam böyle bir süreçte Türkiye’nin tarihsel ve kültürel bağları ile Irak’taki varlığının birer göstergesi kabul edilen Türkmen Koordinasyon Heyeti iki gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geldi. Yaklaşık 2,5 saat süren görüşmede çok önemli şeyler görüşüldü. Heyette bulunan Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi ile görüşme sonrası sıcağa sıcağına sohbet etme imkanı bulduk. Bölgedeki gelişmeler, Türkmenlerin durumu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe’de yapılan görüşmeye ilişkin çok önemli mesajlar verdi.

 

Telafer kalesi onarılacak

- Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmeniz nasıl geçti? Neler görüşüldü?

Böyle önemli bir günde Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan tarafından kabul edilmemiz Irak Türklerinin Türkiye için ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. Üstelik heyetimizin mezhep vb farklılıklar gözetilmeden, Sünni-Şii ayrımı olmaksızın bir bütün olarak kabul edilmesi önemli bir mesajdır. İlk zamanlar Irak Türkmenleri Türkiye kendisini unutmuş gibi sandılar. Biz siyasetçiler olarak bunun bu ölçüde olmadığının farkındaydık. Ama halkımız kendi liderini, temsilcilerini Türkiye’nin zirvesiyle birlikte gördüğünde daha farklı duygulara kapılıyor. Biz sadece Türkiye’de değil bölge ülkelerinin de Türkmenlerin daha fazla yanında olmasına talip olduk. Cumhurbaşkanlığındaki bu görüşme öncekilerden çok farklıydı. Irak’ın toprak bütünlüğü dışında somut şeyleri, mesela Türkmenlerin idari-siyasi konumlarını da görüştük. Cumhurbaşkanının açılış konuşması Türkmenlerin geri dönüşleri konusunda başladı. Çok önemliydi bu nokta. Özellikle de Telafer’den bahsetti. Ankara’da, İstanbul’da olsun, tüm Türkiye’de bölgedeki felaketten etkilenen, evinden olan Türkmenlerin bir an önce Telafer’e dönmelerinin sağlanması gerektiğini söyledi. Ayrıca Telafer’in imarı için TİKA’yı devreye sokacaklarını, Telafer kalesinin de onarılacağından bahsetti.

‘Türkmenler olmasa Irak parçalanmıştı’

- Gelinen aşamada Irak’ta Türkmenlerin genel durumu nasıl?

Biz Irak Türkmenleri olarak 14 yıldan beri bağırdık, çağırdık bizi duymak istemediler. Bölge ülkeleri duymak istemedi. Amerikalılar da duymak istemedi. Gelinen aşamada herkes gördü ki ülkenin istikrar unsuru Türkmenlerdir. Irak Türkmenlerinin ne kadar önemli olduğu çok daha iyi anlaşıldı. Bakın eğer Irak’ın içinde ve özellikle Kerkük’te Türkmenler ve onların haklı iddiaları, talepleri olmasaydı Kerkük K.Irak tarafına gitmiş olurdu ve bugün parçalanmış Irak vardı. Biz bunları uluslararası topluma da anlattık. Bunun yanında parçalanmış bir Suriye, Suudi Arabistan bile olurdu. Onların içinde bir bölge var ki Şiidir. Bu işi planlayanlar onları da krallığa karşı uyandırabilirlerdi. Mesele sadece Irak’ta değil. Eğer önlem almazsanız bu parçalanma senaryosuna sıra İran’a da Allah korusun Türkiye’mize de gelir.

 

‘Türkmenlerin de gücü olmalıdır’

- Haşdi Şabi ’ye nasıl bakıyorsunuz? Bu konuda Türkiye’nin bazı hassasiyetleri de var.

Haşdi Şabi içerisinde Türkmen cephesinin de unsurları vardır. Beşir, Tazehurmatu, Duhok, Tuzhurmatu’da olan ofislerimizin sorumluları onların içindedir. Burada yasa dışı bir iş yoktur. Irak Parlamentosu’nda yasallaşmıştır. Kaldı ki buna göre Peşmerge gücü varsa, Türkmenlerin de biz gücü olmalıdır. Cephede biz bu işbirliğine olumlu bakıyoruz, daha da aktifleştireceğiz. Yasallaştıracağız. Hatta başka destekler alıp bunu, çeşitlendirip, genişletebiliriz de...

- İran-KYB İşbirliğinden bahsettiniz... O vakit nasıl etkilenir?

Bu durumda Haşdi Şabi ile yürütülen ilişkiler bundan olumsuz etkilenir. Bu yüzden Türkmenler karar almalıdır. Güçlü durmalıdır. Zayıf düşersek her türlü endişelerimizin üzerine gelirler.

Yeni oyun PKK-YPG mi?

- Irak’ta son dönemde gündeme gelen PKK-YPG varlığı ne durumda?

Sadece Irak’ta değil Suriye’de de üçüncü proje faaliyete geçirilmek isteniyor. Birincisi El-Kaide idi, ikincisi DEAŞ oldu. Üçüncüsü de Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğünü dağıtmak ve yeniden tanzim etmek için PKK-YPG’dir. Burada İran, Türkiye ve Bağdat buna hazırlıklı olmak durumundadır şimdiden... Aksi takdirde tehlike geliyor. Şu an Kerkük’ün içinde hala PKK var. Altunköprü’de Türkmen Cephesi’ne saldıran PKK’dır. Tavuk’ta Türkmen akıncılarına kurşun atan onlardır. Yaralımız Türkiye’de şu an tedavi görüyor. Kümbetler köyünde Irak bayrağını göndere çekti diye bizim akıncımız PKK tarafından şehit edildi. Bize verilen söz Irak Hükümeti ve Haşdi Şabi tarafından, “Biz PKK’yı temizleyeceğiz” oldu. Sincar olsun, Mahmur olsun Kerkük olsun. Bağdat-İran-Türkiye işbirliğinin devam etmesi lazım.

‘Muhatap Bağdat olmalı’

- Barzani’nin devam etmeyeceği açıklandı. Nasıl bir süreç yaşanacak?

Mutlaka bir değişim olması lazımdır. Barzani bu haliyle uzlaşmayı istemeyen taraftır. Artık bu halde devam edemez. Kaos olur. Benim malım var, silahım var, gücüm var, benim Avrupa’m var, benim Amerika’m var, ben her şeyi uygularım, sınırları tespit ederim diyemez. Bizim de irademiz var, milletimiz var. Mazlum ve mağdur olduğumuzu bugün pek çok dünya ülkesi gördü. Aynı zamanda biz bunu Türkiye’ye de söyledik ve söylüyoruz. Barzani yönetimiyle çok yakın ilişkileri oldu. Tabi yetkililer bunu daha iyi takdir edeceklerdir ama bunun sınırlı ve durumun gerektirdiği ölçüde olmasını hep önerdik. Irak Hükümeti üzerinden olması gerekir. Doğrudan Barzani ya da Erbil değil de. Ankara-Bağdat şeklindeki ilişkilerin artırılması Irak’ın geleceği ve bütünlüğü için çok önemli.

‘Bize kan kusturdular’

- Tehlike devam ediyor mu?

14 yılın içinde Türkmenler KDP-KYB’nin elinde neler çekmiştir? ABD bunu görmeli. Bizim Kürtlerle bir problemimiz yok. Bağımızın hep devam etmesini isteriz. Kürtlerin özellikle siyasi partilerin, dikkat edin halk demiyorum Türkmenlere karşı ayrımcılık politikalarından vazgeçmeleri gerekir. 14 yıldır bize kan kusturdular adeta... KDP olsun KYB olsun. Maalesef insan hakları hiçe sayıldı, işkence gördük, devletin atamalarında hep dışlandık. Şuan Türkiye-İran-Bağdat arasında iyi ve anlamlı bir denge kuruldu. Bu dengeler değişirse, İran ve KYB ilişkileri endişe verici olabilir. İran-KYB ortaklığı Bağdat üzerinden gelişmeleri etkileyip, Türkmenleri saf dışı bırakıp hem Erbil’de ve de Kerkük’te söz sahibi olurlarsa bu Türkmenler için bir felaket olur. Bunun için İran’a da anlatmak lazımdır ki senin ülkende de Azerbaycanlı Türkler var. Araplar var Kürtler de var. Bugün böl parçala yönet oyunu ile bizleri parçalamak isteyenler yarın öbür gün sizi de parçalayacaklardır. Buna dikkat kesilmeliyiz. Bugün Türkiye Bağdat üzerinden bu süreci başlatmıştır. İnşallah gelecekte bunun değişmemesini arzu ediyoruz. Türkmenlerin bu kapsamda durumları hep gözetilmelidir. Burada Türk medyasına, Türk akademi camiasına ve ilgililere çok büyük görevler düşüyor. Gazetenize de çok teşekkür ediyorum. Bu hususta hep hassas oldular.

Kerkük valisinin Türkmen olması...

Bir kanun yoktur ki valilik mutlaka Kürtlere verilecektir. Eskiden daha önce yapılmış seçimlerdeki dağılımlara bakıyorlardı. Ama şu anda burada Kerkük il meclisinde denge bozuldu. Şu an halihazırda nasıl bir koalisyon güçlüyse o valiliği bir hak olarak talep edebilir. Normalde Kerkük il meclisinde 41 üye vardı. Ancak Irak parlamentosunda göre gayrimeşru referanduma katılan milletvekilleri görevlerinde istifa etmiş sayıldı. Bu durumda 26 Kürt milletvekilinden sadece 2 kişinin katılmadığını düşünürsek. Mecliste 9 Türkmen, 6 Arap ve 10 yedek Kürt milletvekilinin girmesiyle 12’de Kürt milletvekili resmi olarak bulunuyor. Türkmen ve Araplar bir araya gelerek bir Türkmen ya da bir Arap Vali seçebilir. Burada da sayı olarak önde gözüken Türkmenlerdir. Bu bir alternatiftir. Başka bir alternatif daha vardır. Onu da Başbakan İbadi ile görüşeceğiz. Kerkük için nasıl bir sitem hazırlanacak? Valiyi Bağdat mı atayacak? Vali ve yakın kadrosu, örneğin yardımcıları nasıl ve hangi dengeyle oluşturulacak? Bunları masaya yatırıp Türkmenlerin burada hak ettiği konumda temsil edilmesini sağlamak istiyoruz.