Gazetevatan.com » Yazarlar » Kerkük’te referandum yapılacak mı?

Kerkük’te referandum yapılacak mı?

09 Ağustos 2017 Çarşamba


Irak Kürt Bölgesel Yönetimi önce referandum sonra da bağımsız bir devlet kurabilmek için son hamlelerini yapıyor. Bölgesel parlamentoyu toplamak isteyen Barzani, referanduma bu haliyle sıcak bakmayan Goran Hareketini de iknaya çalışıyor.

Kürt yönetiminin diğer bir önceliği 25 Eylül olarak ilan edilen referanduma az bir zaman kala “karar ertelensin” görüşünü zayıflatmak. Bu amaçla ABD başta olmaz üzere Avrupa’da temaslar yürütülüyor ve “Irak’ın toprak bütünlüğü korunacak” iddiası ile kamuoyları rahatlatılmaya çalışılıyor.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre ABD’nin referandumu bir yıl ERTELETMEK istediği ve bunu Barzani’ye ilettiği belirtiliyor. Türkiye ile nasıl bir bağlantısı olduğu da sorgulanıyor. Hatta Türkiye’nin süreci etkileyebilme potansiyeline rağmen sesini neden yükseltmediği sorulan sorular arasında...

Anlaşılan o ki 25 Eylül’de referandum gerçekleşirse çıkacak netice belli...

Nasıl olmasın ki 2003’ten bu yana demografik yapıyı değiştirdiler, tapu kayıtlarıyla oynadılar ve halkı göçe zorlayarak nüfusu adım adım istedikleri seviyeye getirdiler. Böylece Araplar ve Türkmenlerin etki sahaları giderek sınırlandı. Kerkük, Musul ve Telafer ağırlıklı olmak üzere DEAŞ üzerinden yürütülen operasyonlar K.Irak yönetiminin güç alanını pekiştirdi.

Sadece Kerkük’te 2004 nüfusu 750 Bin iken, 12 yıl sonra 1.5 milyon seviyesine ulaştı.

Türkmenlerin kendi içinde bölünmüşlüğü ve askeri anlamda gerekli desteği bulamayışı da demografik değişimde katalizör görevi gördü.

Türkiye’den bakınca...

Gelinen aşamada bu referandumun Türkiye açısından önemi tartışılmaz.

Tartışmaya kalkıldığında ise “Kürtlerin komşunuz olmasında ne gibi bir sakınca var?” şeklinde kullanılan söylemlerin gerek Türkiye’nin güvenliği gerekse Irak’ın toprak bütünlüğü açısından belirleyiciliği yok.

Burada bir devletin kurulması çokça seslendirilen “beka sorununun” tam merkezinde yer alıyor. Ciddi bir kesim açısından hem bir psikolojik eşik hem de bölgesel işbirliği seçeneklerinde yer alma imkanı sunuyor.

Dolayısıyla kuzeyde kurulacak sözde devletin Türkiye’deki ayağının nasıl şekilleneceği ve bu yapının Türkiye’deki etnik temelli çatışma alanına nasıl bir etkisi olabileceği ciddi biçimde sorgulanmalı... Barzani’nin daha önce sözde çözüm süreci ve 16 Nisan referandumunda olduğu gibi iç politikanın parçası haline gelebildiği unutulmamalı.

Kerkük’te petrol savaşı

Geçtiğimiz gün Irak Merkezi Hükümeti, Kerkük’te 5 petrol kuyusuna sahip Kuzey Şirketine Kürt Bölgesel Yönetimi ve Ceyhan hattına akan petrolü durdurması talimatı verdi. Yaklaşık 1 saatlik kesintinin ardından sevkiyat yeniden başladı. Çok açık ki Kerkük’ün referanduma dahil edilmesi ile buradaki enerji kaynakları arasında birebir ilişki söz konusu. Barzani bir yönüyle geniş kesimlere Kerkük’ün zengin kaynaklarını vaat ediyor.

Bakıldığında Irak’ta petrol üretiminin %40’ı ve kanıtlanmış petrol rezervlerinin % 6’sı Kerkük’te.

Türkmenler ve Araplar Kerkük gibi tartışmalı bölgelerde referanduma karşı çıkıyorlar. Ancak “birlikte yönetimin” sağlanması durumunda bazı gruplar kararlarını değiştirebilir. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi Kerkük’te referandumun yapılmasına izin vermeyeceklerini daha önce söylemişti. Kerkük’ün Sesi Gazetesi’nden Güngör Yavuzaslan’a göre referandumdan dönülmezse Türkmenler Kerkük’te büyük bir eylem yapabilir.

Bu değerlendirmelere rağmen Barzani yönetimi Kerkük’teki merkezi seçim komisyonunu pasifleştirerek Erbil’den gelecek bir komisyonla silahların gölgesinde bu referandumu yapmak istiyor.

Öyle görülüyor ki önümüzdeki günler çok ısınacak ve Türkmen yurdu Kerkük tartışmaların merkezi olacak.