Gazetevatan.com » Yazarlar » Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…

Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…

25 Haziran 2017 Pazar


25 yıl gibi kısa bir zamanda büyük işler başaran Kazakistan uluslararası arenada önemli işlere imza atıyor. Kazakistan artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da yakından takip ettiği bir ülke haline geliyor. Ülkenin bu ilerleyişinde Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in büyük payı bulunuyor.

Avrasya Medya Forumuna katılmak üzere Kazakistan’dayız… Ülkenin önemli isimlerinden Dariga Nazarbayev düzenliyor bu etkinliği. Dünyanın farklı yerlerinden 300’den fazla basın mensubu dünyanın meselelerini konuşuyor. Dariga Hanım bir Türkiye dostu ayak üstü görüşürken “Türkiye bizim en önemli ortaklarımızda, zor zamanlarımızda bizim yanımızda oldu” diyor. Bilmeyenler için Türkiye-Rusya uçak krizinde de aracılık rolünü bizzat Kazakistan’ın Devlet Başkanı Nazarbayev yerine getirmişti.

Kazakistan artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da yakından takip ettiği bir ülke haline geliyor. 

2 milyon 727 bin kilometrekare yüzölçümü ile dünyanın dokuzuncu toprak büyüklüğüne sahip ülkesi.

Hunlardan, Sakalar’a, Göktürklerden, Karahanlılara kadar pek çok medeniyetin köklü destanı bu topraklarda hüküm sürüyor.

”Ata toprakları” denmesini haklı çıkaracak nice eserler günümüze ışık tutuyor. Kazakistan’ın simgesi haline gelen ve altın parçalarıyla örülmüş kıyafeti ile bir Hakan olduğu anlaşılan “Altın Elbiseli Adam” buluntusu tarihimizi M.Ö.500 yıllarına götürüyor.

Cesur, gözü pek anlamındaki Kazak sözünün Türkiye’de “Kazak erkek” şeklinde de kullanımı tesadüf değil. Sert mizaçlı ve yeri geldiğinde zor insanlar Kazaklar…

Türkçe ve Kazakça birbirine uzak değil

Buna rağmen konukseverlikleri, dilleri ve kültürleriyle Türk Dil ailesinin vazgeçilmez parçası onlar. Konuk ettiklerinin uzun süre kalabilmesi için sofraya en son getirilen “Beş Parmak” yemeği gerçekten beş parmağınızla yediğinizde başka bir makbul oluyor. Koyun ve at etinden yapılabilen üzerinde ince hamur parçaları bulunan beş parmak önünüze gelmediyse henüz misafirliğiniz bitmemiş demektir. Dillerimiz de uzak değil. Türkçe ve Kazakça bilen bir kişinin 200 milyona yakın insanla anlaşabileceği söyleniyor. Böyle bir potansiyel Türkiye’nin medeniyet havzasının nerelere kadar gidebileceğinin işareti.

100’den fazla topluluk yaşıyor

Kazakistan aynı zamanda 100’den fazla etnik topluluğu barındırıyor. Bunca etnik guruba karşın ekonomideki ilerleme ve siyasi istikrar Kazakların barış ve huzurlu yaşaması için bir motivasyon aracı oluyor. Hızla ilerleyen Kazakistan’da yer altında da muazzam bir enerji zenginliğini var. 120’nin üzerinde mineralden bahsediliyor. Petrol, doğalgaz, çinko, bakır, uranyum ve diğerleri… Bize biraz garip gelebilir ama benzinin litre fiyatı 1.6 TL düzeyinde. Nüfusu 18 milyon ve kişi başına milli geliri 12 bin dolar. Kazakların nüfusa oranı 1991’de yüzde 40’larda iken bugün yüzde 65’i geçmiş durumda. Rusça’nın hala etkinliği koruduğu ülkede Kazakça konuşma oranı giderek artıyor. Bir de Türkiye’den gelen birisi Kazakça konuştuğunda inanılmaz mutlu oluyorlar. Astana’da kurulu olan Yunus Emre Enstitüsü'nün sorumlusu Almagül İsina’nın söylediğine göre yüzden fazla kişi Türkçe kursuna gidiyor. Sırada ise 400’den fazla başvuru varmış. Şimdilerde başka ülkelerin diplomatları da Türkçe öğrenme sırasındaymış. İsveç’in Kazakistan Büyükelçisi bunlardan sadece birisi. Kazakistan’dakiler Türkçe yeterlilik sınavına giren adaylar arasında ilk üç sıradalar. Enstitü aracılığıyla her ay Türk filmleri gösteriliyor. 2005 yılında Kazakistan’ın “Habar” kanalında gösterilen Kenan İmirzalıoğlu’nun oynadığı “Deli Yürek” dizisinden sonra Türk dizileri ilk sıralarda yer alıyor. Kurtlar Vadisi, Muhteşem Yüzyıl, Yaprak Dökümü, Diriliş ve bir çoğu Türkiye’ye olan ilgiyi artırıyor. Tarkan müzik konusunda tartışmasız hala yerini koruyor.

Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Atatürk hayranı

Vaktiyle SSCB’nin en önemli kaynak sağlayıcısı olan Kazakistan bu birliğin kimi kalıntılarını da topraklarında bulunduruyor. Bunlardan en önemlisi Baykonur Uzay Üssü… Şimdi ise kendi uzay üslerini yapıyorlar.

25 yıl gibi kısa bir zamanda önemli işler başaran Kazakistan uluslararası arenada önemli işlere imza atıyor. Şanghay İşbirliği Örgütü'nün kurucuları arasında yer alan Kazaklar, AGİT Dönem Başkanlığı, İslam İşbirliği Dönem Başkanlığı gibi organizasyonlarda başarılı görevler üstleniyor.

Ülkenin bu ilerleyişinde Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in büyük payı bulunuyor. Türkiye’ye özel bir önem veren Nazarbayev 15 Temmuz sonrası Türkiye’yi ziyaret eden ilk devlet başkanı olmuştu. "Aksakal" unvanı ile bilgeliğini kanıtlayan Nazarbayev, özellikle bir Atatürk hayranı. Başkentin en merkezi yerinde Atatürk anıtı yaptırarak açılışına bizzat kendisi katılmış.

Astana EXPO 2017'ye ev sahipliği yapıyor

Bugünlerde tarihinin en büyük uluslararası etkinliğine ev sahipliği yapıyor.

Başkent Astana’da gerçekleşmekte olan EXPO 2017… Bir çok eleştiriler yapılsa da meydana gelen işin büyüklüğü bu inisiyatifin ülkenin vizyonu ve tanıtımı açısından bir dönem noktası olduğunu kanıtlıyor. EXPO alanındaki inşaatların çevre düzenlemesinin yüzde 50’den fazlasını Türk firmaları üstlenmiş.

2 milyar dolar'dan fazla yatırımın yapıldığı fuar kapsamında yükselen oteller ve iş merkezleri ekonomiye de canlılık kazandırıyor. Organizasyonun açılışına 17 ülkeden devlet ve hükümet başkanı düzeyinde katılım olmuş. Türkiye’den henüz hükümet düzeyinde bir katılım bulunmuyor.

EXPO çerçevesinde 5 milyon kişinin ziyaret etmesi hedefleniyor. Bilet fiyatları hafta sonu 7 bin Tenge yani yaklaşık

75 TL…

Eylül sonuna kadar açık kalacak fuarda Türkiye’nin pavilyonu büyük ilgi görüyor. 970 metre karelik alanı ile 115 ülke arasında 8'inci sırada. “Sürdürülebilir enerji için küresel sinerji”, “Barış için paylaş” ve Mevlana’nın “Gel ne olursan yine gel” sözü verilen üç önemli mesaj. Semazenler animasyonda tekrar tekrar veriliyor. Yerlerde Türkiye’den getirilen maden örnekleri ve yürütülen boru hatları görsel olarak yerleştirilmiş. Piri Reis haritası üç boyutlu animasyon ile konuklara sunuluyor. Özellikle Türk dizilerinin ardından bu tip şeyler büyük ilgi uyandırıyor. Türkiye’nin Ticaret Müşaviri ve EXPO Komiser Yardımcısı Sertaç Güner alanı gezdirirken pek çok Kazak misafirin “Hürrem Sultan, Sultan Süleyman” zamanında mı çizilmiş? diye sorduğunu aktarıyor.

Hoca Ahmet Yesevi'nin izinde...

Astana şehri 1998 yılında başkent olan bir şehir. Neredeyse sıfırdan kurulan bu şehir bozkırın ortasında nasıl bir büyük bir iş başarıldığını kanıtlıyor. Eşsiz yapıtlar, mimariler ve modern ile gelenekseli buluşturan mekanlar… Geniş caddeler, düzenli trafik ve büyük binalar arasında tam bir dönüşüm harikası. Türk ve İslam Dünyası’nın kuzeydeki başkenti diyorlar Astana’ya… 105 metre yüksekliğindeki Bayterek kulesi turistlerin uğrak yerlerinden. Şehri panoramik olarak izleyebileceğiniz bu eser bir efsaneden yola çıkarak inşa edilmiş.

Orta Asya’nın en büyük ve en modern cami, Hazret Sultan Camii bu şehirde.

Hazret Sultan denilince akla hemen Hoca Ahmet Yesevi geliyor. 13'üncü yüzyılda Türkçe’nin Arapça ve Farsça karşısında sönmek üzere olduğu bir dönemde Türk dilini yeniden ayağa kaldıran Ahmet Yesevi, aynı zamanda Hacı Bektaşi Veli, Ahi Evran, Yunus Emre gibi önemli şahsiyetlerin merkezi sayılıyor.

Türbeyi TİKA restore etti

Ahmet Yesevi’nin Emir Timur tarafından yapılan görkemli türbesi Güney Kazakistan bölgesinde bağlı Türkistan şehrinde bulunuyor. Kazaklar gelenekleri gereği önce Türkistan’a çok yakın olan ve Ahmet Yesevi’nin hocası Arslan Baba’yı ziyaret etmeye özen gösteriyorlar. Türkiye TİKA aracılığıyla türbenin restorasyonunu gerçekleştirmiş…

Türkiye’den Kazakistan’a gitmek isteyenler için uçak bilet fiyatları biraz pahalı olsa da çok önceden almanın avantajları var. Başkent Astana ya da Almatı şehrine iniyorsunuz. Ayrıca özel bir havayolu ile Güney Kazakistan’a uçma imkanı da var. Burası Türkistan şehrine çok yakın. Ahmet Yesevi’yi ziyaret etmek isteyenler için önemli bir güzergah. Görkemli Astana şehri, eşsiz doğası ve lezzetleri, geleneksel Gökbörü oyunu ve daha pek çok güzellikleriyle görülmesi gereken bir ülke Kazakistan…