Kral gibi kahvaltı, lord gibi öğle fakir gibi akşam yemeği ye!

01 Mayıs 2018 Salı - 2:30 | Son Güncelleme : 01 05 2018 - 2:30

İnsanlar obeziteyle mücadele etmenin sadece iradeyle ilgili olduğunu düşünebilir. Ancak tıbbi araştırmalar bunun tersini söylüyor. BBC’nin Obezite Hakkındaki Gerçekler isimli belgeselinin ortaya çıkardığı beş şaşırtıcı faktörü şöyle;


1- Bağırsak mikropları

Gillian ve Jackie ikiz kardeşler. Ancak bir tanesi diğerinden 41 kilo daha ağır. Profesör Tim Spector İngiltere’de İkiz Araştırmaları Örgütü’nün bir projesi kapsamında bu iki kardeşi 25 yıldır takip ediyor. Spector’a göre iki kardeşin kiloları arasındaki fark bağırsakların derinliklerinde yaşayan ufak organizmalara yani mikroplara bağlı. “Her yemek yediğinizde yüz trilyon mikrobu da besliyorsunuz. Asla yalnız yemiyorsunuz” diyor Spector. İkizlerden dışkı örneği alındığında daha zayıf olanı Gillian’ın vücudunda çok çeşitli mikroplar bulunurken Jackie’nin mikrop çeşitliliğinin çok az olduğu görüldü. Profesör Spector “Ne kadar çeşitliyse o kadar zayıf oluyorsunuz. Eğer çok ağırsanız mikroplarınız da olması gerektiği kadar çeşitli değil” dedi. Lifli gıdalarla birlikte sağlıklı ve çeşitli bir diyete sahip olmanın daha çeşitli bağırsak mikroplarına neden olduğu ispatlandı. İşte lifli gıdalar: n Tam tahıllı kahvaltı gevrekleri n Armut ve kabuksuz meyveler n Brokoli ve havuç gibi sebzeler n Fasulye n Baklagiller n Sert kabuklu yemişler
 
2- Genetik piyango
 
CambrIdge Üniversitesi’ndeki bilim insanları ağırlığımızın yüzde 40-70’inin bize miras kalan genlere bağlı olduğunu söylüyor. Profesör Sadaf Farooqi “Bu piyango. Kilomuzun düzenlenmesinde genlerin rol oynadığı artık biliniyor. Bazı genlerinizde hata varsa obezitenin gelişmesi için yeterli olabilir” dedi. Bazı genler bir insanın iştahını, ne kadar çok yemek yemek istediklerini ya da ne tür gıdaları tercih ettiklerini etkiliyebilir. Genler ayrıca nasıl kalori yaktığımızı ve bedenimizin yağlarla etkin bir şekilde mücadele edip etmediğini de belirleyebilir.
 
Şişkoluk geni
 
Kiloyu etkileyen en az 100 gen var. Bunlardan biri MC4R. Her bin kişiden birinde MC4R geninin kusurlu olduğu sanılıyor. Bu gen beyinde açlığı ve iştahı kontrol ediyor. Kusurlu gene sahip insanlar daha aç oluyor ve daha yağlı yiyeceklere ihtiyaç duyuyor. Profesör Farooqi “Genlerinizle ilgili bir şey yapamazsınız. Ancak bazı insanların genleri nedeniyle kilo alacağını bilmesi diyet ve sporla bunu engellemelerinin önünü açabilir” dedi.
 
3- Vücut saati
 
“Kral gibi kahvaltı, lord gibi öğle yemeği, fakir gibi akşam yemeği ye” deyişinde doğruluk payı olabilir. Ancak tahmin ettiğiniz nedenlerden değil. Obezite uzmanı Dr. James Brown ne kadar geç yersek o kadar kilo alma olasılığının arttığını söylüyor. Gece daha az aktif olduğumuz için değil, vücut saatimiz nedeniyle. Dr. Brown “Beden geceye kıyasla kalorilerle gündüz çok daha etkin başa çıkabiliyor” diyor. Geceleri vücudumuz yağ ve şekerleri sindirmeye çalışıyor. Akşam 19.00’dan önce yemek yerseniz bu sizin kilo vermenizi ya da almamanızı sağlayabilir. Dr. Brown’a göre son on yılda İngiltere’de akşam yemeği saati 17.00’den yaklaşık 20.00’ye çıkması artan obezite düzeyine katkı sağladı. Günümüzün çalışma ritmi bir kenara, bel çevremize farklılık getirecek adımlar var. Kahvaltıyı atmalamak Dr. Brown’a göre yapılmaması gereken bir şey. Aksine bol proteinli, yağlı ve karbonhidratlı bir kahvaltı, örneğin ekmek üstü yumurta, sizi daha uzun süre tok tutar. Bunu besin değeri yüksek bir öğle yemeği ve hafif bir akşam yemeği takip etmeli.
 
4- Beyninizi kandırın
 
Davranışsal bilim insanı Hugo Harper yeme alışkanlıklarınızı bilinç altında değiştirmenin birkaç yolu olduğunu söylüyor. Örneğin görsel cazibeleri yok etmek sadece iradeye güvenmekten daha etkili olabilir. Mutfak tezgahı üstünde sağlıksız atıştırmalıklar bulundurmayın. Bir meyve çanağı yada sağlıklı atıştırmalıkları ulaşılabilir ve görünen yerlere koyun. Televizyonun karşısına bir paket bisküviyle oturmayın. Bir tabağa yemek istediğiniz kadarını koyun ve onu bitirin. Dr. Harper ikame davranışları cesaretlendiriyor. En sevilen yiyecekleri yasaklamak yerine onların düşük kalorili çeşitlerini tüketmek gibi. Meyve sularının diyet versiyonlarını tercih etmek ya da porsiyonları azaltmak daha etkili olabilir.
Daha küçük tabaklar kullanmak fazla kalori almayı engelleyebilir.
 
5- Hormon nakli ve mide küçültme
 
Bariatrik cerrahisi sadece daha küçük bir mide yaratmak için değil aynı zamanda hormonları da değiştirmekle ilgili. İştahımız hormonlarımız tarafından kontrol ediliyor ve bariatrik cerrahi bize tok hissettiren hormonların artmasına ve bize aç hissettiren hormonların azalmasına neden oluyor. Ancak bu büyük bir ameliyat çünkü midenin yüzde 90’ı alınıyor ve sadece vücut kitle endeksi en az 35 olan insanlarda uygulanıyor.
Londra’da Imperial College Üniversitesi’ndeki araştırmacılar bariatrik cerrahinin ardından iştahta değişikliğe neden olan bağırsak hormonları yaratmayı başardılar. Dört hafta boyunca hastalara üç karma hormon enjeksiyon yoluyla nakledildi. Dr. Tricia Tan “Hastalar daha az açlık hissediyor, daha az yiyor ve 28 günde 2-8 kilo veriyor” dedi. Eğer bu karışım güvenli bulunursa hastaların sağlıklı bir kiloya kavuşana kadar kullanılması planlanıyor.
 

ETİKETLER