Kovid-19 mutasyon çalışmasıyla "virüsün genom haritası" çıkarılacak

AA |  05 Ağustos 2020 Çarşamba - 13:49 | Son Güncelleme : 05 08 2020 - 13:49

Sağlık Bakanlığı tarafından, küresel bir salgın olan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) Türkiye'de mutasyona uğrayıp uğramadığını ortaya koyacak bilimsel araştırmayla virüsün genetik haritası çıkarılacak.


Araştırma, dünyanın farklı coğrafyalarından Türkiye'ye giriş yapan  virüsün bölgelere göre etkinliği ve ülkede yerli suş (bir bakteri veya virüsün  farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları) haline  gelmiş olan, hala dolaşımda bulunanların hangi coğrafyayla en yakın genetik  ilişkisi olup olmadığını ortaya koyacak.
 
Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarı  Sorumlusu Doç. Dr. Gülay Korukluoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çin'in  Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde Aralık 2019'da ortaya çıkan ve kısa sürede  dünyaya yayılan Kovid-19 virüsünün etkin bir şekilde insan sağlığını tehdit  etmeye devam ettiğini söyledi.
 
Virüsün görülmeye başladığı andan itibaren Türkiye'de tanı  kapasitesinin oluşturulması için çalışmalar yapıldığını belirten Korukluoğlu, bu  konuda Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarında birçok çalışmanın yürütüldüğünü  aktardı.
 
Korukluoğlu, bu dönemde bir yandan araştırmaların sürdüğünü diğer  yandan Kovid-19 yerli tanı kitlerinin üretilmesi gibi farklı bilimsel içeriklere  de katkı sağlandığını anlattı.
 
Söz konusu laboratuvarın, aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ)  Ulusal İnfluenza Merkezi olarak tanımladığı bir referans laboratuvarı olduğunu  hatırlatan Korukluoğlu, "Bu nedenle,  burada doğrudan solunum yoluyla bulaşan  viral enfeksiyonların sürveyansını da gerçekleştiriyoruz." dedi.
 
"Ülkemize ait virüs arşivini oluşturuyoruz"
Korukluoğlu, laboratuvarda Türkiye'de görülen solunum yolu  hastalıklarının haritasının çıkarıldığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:
"Özellikle viral enfeksiyonların dağılımının ülkemizde nasıl  seyrettiğini belirliyoruz. Kovid-19'dan önce diğer virüsler için bunu yapıyorduk.  Solunum yolu virüsleri çeşitli ve çok sayıda. Benzer bulgularla seyreden bir  solunum yolu enfeksiyonuna neden olabilecek 19 viral etken var. Bunların kimisi  ağır kimisi daha hafif seyredebiliyor, kimisi de mutasyona yakın olabiliyor. Biz  de ülkemize ait virüs arşivini oluşturuyoruz."
 
"Farklı bölgelerdeki suşlar arasında ilişki değerlendirilecek"
"Kovid-19 virüsünün Türkiye'de görülmeye başlamasıyla, daha önce  yürütülen solunum yoluyla bulaşan viral enfeksiyonların sürveyans çalışmasına  yeni bir ajanı daha ekledik." diyen Korukluoğlu, şimdi Kovid-19'a yönelik  mutasyon olup olmadığına yönelik bir araştırmanın hayata geçirildiğine değindi.
 
Doç. Dr. Korukluoğlu, araştırmaya ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Ülkemizde görülen suşların yanı sıra farklı yerlerden izole edilen ve  farklı zamanlarda görülen suşların mutasyon geçirip geçirmediğine dair verilerin  analiz edilmesi lazım. Geçtiğimiz hafta içinde başlattığımız çalışmayla da bunu  ortaya koyacağız. Bu çalışma kapsamında oluşturulan arşivle tüm virüsleri  değerlendirme fırsatı yakalanacak. Farklı bölgelerde farklı zamanlarda görülen  suşlar arasındaki ilişki değerlendirilecek."
 
"Türkiye'de görülen Kovid-19'un haritası çıkartılacak"
Korukluoğlu, bu çalışmaların ileri analiz ve teknikler gerektirdiğinin  altını çizerek, şunları kaydetti:
"Türkiye'de görülen Kovid-19'un haritası çıkartılacak. Dünyada bu  konuyla ilgili teknikler çok gelişti. Biz de bu analizleri yapabilecek tekniklere  sahibiz. Virüsün tüm genom haritası çıkarılacak. Belirlenecek herhangi bir  mutasyonun hastalığın ciddiyetiyle ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği  ortaya konacak. Tüm veriler toplanarak sonuçları değerlendirilecek.
 
Dünyanın farklı coğrafyalarından giriş yapan orijinlerin ülkemizde  hangi bölgelerde daha dominantlık kazanıp kazanmadığı, Türkiye'de yerli suş  haline gelmiş olan, hala ülkemizde dolaşımda bulunan suşun hangi coğrafya ile en  yakın genetik ilişkisi olup olmadığı belirlenecek."
 
Yurt dışındaki Kovid-19 virüs örneklerinin ortak kullanılan bir  platforma yüklendiğine işaret eden Korukluoğlu, "Bizim başka ülkelerden  raporlanan genetik materyali karşılaştırma yapma imkanımız var. Ayrıca,  elimizdeki virüs havuzunda yurt dışından gelen ve ülkemizde enfeksiyon tanısı  konan, tedavisine başlanan 1-2 hafta önce seyahat öyküsü olan Kovid-19 suşları  var. Bu da bu tarz bir ilişkide o ülkenin ve o coğrafyanın suşlarıyla  karşılaştırma imkanı verecek." ifadelerini kullandı.
 
Doç. Dr. Korukluoğlu, Türkiye'de 6 bölgede çalışan laboratuvarların  sürecin içinde yer aldığını belirterek, tüm solunum yolu virüslerine yönelik  2015'ten bu yana yürütülen çalışmanın Kovid-19 mutasyon araştırması için zemin  oluşturduğunu dile getirdi.
 
Kovid-19 özelinde ilgili laboratuvarlardan pozitif tespit edilen ve  viral yükü yüksek hastaların örneklerin toplandığını anlatan Korukluoğlu,  sözlerine şöyle devam etti:
"Bölgelerdeki arkadaşlarımızın özenle seçtiği örnekler, buradaki  laboratuvarımıza geldi. İkinci aşamada hücre kültüründe virüs izolasyonu yapıldı  özel şartlarda. Her üretilen virüsün PCR ile çalışma yapılarak geniş bir virüs  arşivi oluşturuldu. Mart ayının ortalarından itibaren düzenli olarak tüm  bölgelerden örnekleri kabul ettik. Şu ana kadar elimizde 110 hastaya ait olan ve  ülkemizdeki toplumu temsil eden bir virüs stoku var. Bu sayı giderek artacak.  Bunların yorumlanması da özel bir teknikle yapılacak ve daha sonra ayrıntılı  hazırlanan raporu Sayın Bakanımıza sunacağız."
 
"Gördüğüm en zor virüslerden biri"
Korukluoğlu, koronavirüs ailesinin çok geniş olduğunu ve Kovid-19'un  bunların içinde en zor olan virüs özelliği gösterdiğini vurguladı.
 
Koronavirüs ailesi içinde yer alan Mers-CoV virüsünün, Arap  yarımadasından köken aldığına dikkati çeken Korukluoğlu, Türkiye'den de hac ve  umre ziyaretlerinde bulunulduğu için endişe yarattığını aktardı.
 
Gülay Korukluoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Mers-Cov'un yayılma hızı ve bulaştırıcılığı Kovid-19 ile kıyas kabul  etmeyecek kadar az, toplum sağlığı açısından az riskli bir dönem. Yine Mers-CoV'u  izliyoruz, ancak Kovid-19'da çok farklı bir enfeksiyon görüyoruz. Meslek hayatım  boyunca gördüğüm en zor virüslerden biri.
 
Virüsün kinetiği, dalgalı saçılım göstermesi, enfekte olduktan  yaklaşık bir hafta-10 gün sonra boğaz-burun bölgesinden akciğerlere inmesi,  virüse karşı oluşan antikor yanıtının çok uzun süreli devam etmemesi, kişiden  kişiye değişen bağışık yanıtla hastalık seyrinin değişmesi virüsün en önemli  özelliği. Enfekte olunduktan sonra kimde nasıl seyredeceğinin garantisi yok."