Korona ilk önce kadın çalışanları vurdu!

27 Kasım 2020 Cuma - 14:42 | Son Güncelleme : 27 11 2020 - 15:04

Kadınların çalışma hayatında yer alabilmesi için devlet tarafından bazı destekler sağlansa da pandemi döneminde işinden olanların çoğunu kadınlar oluşturdu. Kadın çalışan sayısı 2000 yılının da altına düştü. 20 yılda elde edilen tüm kazanımlar korona virüs salgını ile birlikte yerle bir oldu.


Korona virüs salgını sosyal yaşamı olduğu kadar çalışma hayatını da olumsuz etkiledi. Yaz aylarında kısmi bir normalleşme yaşansa da birçok sektör yılı zararla kapatıyor. Kapanan işyerleri nedeniyle işini kaybedenlerin sayısı ise bir hayli fazla. Yapılan araştırma işini kaybedenlerin çoğunluğunun kadın olduğunu ortaya koydu.
 
İş hayatında kadınların var olabilmesi için devlet tarafından sağlanan doğum izni, kreş desteği gibi uygulamaların yanı sıra özel sektörde bazı firmalar kadın kotası koyarak kadınlara pozitif ayrımcılık sağlıyordu. Türkiye 2000 yılından bu yana kadın istihdamını artırmak için önemli mesafe aldı. Ancak, 20 yılda elde edilen kazanım pandemi döneminde yok oldu ve kadın istihdam oranında yeniden 2000 yılındaki seviyeye dönüldü. ILO’nun yaptığı araştırma, pandemiden en çok kayıt dışı çalışan, eğitim seviyesi düşük genç kadınların etkilendiğini ortaya koydu.
 
 
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Temsilciliği, Covid 19’un istihdama etkilerine ilişkin gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarını webinar ile açıkladı. ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan, geleneksel istatistik metotlarının salgının istihdam üzerindeki etkilerini ölçmekte yetersiz kaldığını vurguladı. Salgın döneminde alınan işten çıkarma yasağı gibi tedbirlerin bir yandan istihdamı korurken bir yandan da salgının işgücü piyasası üzerindeki etkilerini ölçmeyi zorlaştırdığına dikkat çeken Özcan, bu nedenle ILO’nun yeni bir yöntem geliştirerek küresel ölçekte haftalık çalışma saatlerinde meydana gelen işgücü kaybını araştırmaya başladığını söyledi. Özcan, bu yönteme dayanarak DİSK ve bazı kuruluşların da Türkiye’deki duruma ilişkin hesaplama yaptıklarını anlattı. Ancak bugüne kadar Covid-19 olmasaydı istihdamın ne olacağına dair araştırma yapılmadığını kaydeden Özcan, tabii ki bunun tam olarak bilinemeyeceğini ama tahmin etmenin yöntemleri bulunduğunu belirtti.
 
 
Özcan, bu araştırmada, bazı ekonometrik modeller kullanılarak Covid-19 olmasaydı Türkiye’de istihdamın bugün ne düzeyde olmuş olacağını da ölçtüklerini ifade etti. Aslında istihdamda yaz aylarında toparlanmanın olduğunun görüldüğünü belirten Özcan, araştırma sonuçlarının, toparlanmanın sürdürülebilir olması için nitelikli kayıtlı işlere yönelik teşvik uygulanmasının önemini gösterdiğini dile getirdi. Özcan, şu anda salgında yaşanan yeni pikin önümüzdeki birkaç ay içinde toparlanma sürecine sekte vurmasının beklendiğini ifade etti.
 
Özcan, salgının en çarpıcı sonuçlarından birinin kadın istihdam oranında Türkiye’yi 20 yıl öncesine götürmesi olduğunu da vurguladı.
 
KADIN İSTİHDAMI 20 YIL ÖNCESİNE DÖNDÜ
 
Araştırma sonuçları hakkında bilgi veren Luis Pinedo Caro, salgının gençler üzerindeki etkisinin endişe verici olduğunu, en çok kaybı gençlerin yaşadığını belirtti. Gençlerin iş bulmalarının zaten zor olduğunu vurgulayan Caro, “Gençlerin iş bulmaları bu şartlarda iyice zorlaşmış durumda. Özellikle genç kadınlar genç erkeklere göre çok daha fazla iş kaybına uğradılar. Genç erkekler işsiz kaldıklarında bir yıl içinde yeniden iş bulma ihtimalleri yüzde 70’ler civarındadır. Ancak kadınlarda bu oran yüzde 30’lar civarında oluyor. Kadınlar ne kadar istihdam dışı kalırlarsa yeniden iş bulma ihtimalleri o kadar düşüyor diye konuştu.
 
Düşük kadın istihdam oranının kalıcı hale gelme riski bulunduğunu kaydeden Caro, şöyle devam etti:
 
“Türkiye, 2000-2019 yıllarını kapsayan yirmi yıl boyunca kadın istihdamını yüzde 26.2’den 32.2’ye çıkardı. Kadın istihdam oranı mayıs ayında bir anda yüzde 25.6 ya düştü. Kadınlar çalışma hayatından ne kadar uzak kalırlarsa iş bulmaları o kadar zorlaşıyor. Hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gerekiyor.”
 
SALGINDAN EN OLUMSUZ ETKİLENENLER KAYIT DIŞI ÇALIŞANLAR OLDU
 
Kendi işinin sahibi olan kişilerin de işlerini kaybettiklerinde yeniden iş hayatına dönmelerinin çok daha uzun sürdüğüne dikkat çeken Caro, Türkiye’deki işveren sayısının 2014’ten beri 1 milyon seviyesinde olduğunu, 2018’de yaşanan düşüş 2019 yılında toparlanmaya başlarken salgın dolayısıyla işveren sayılarının 800 bine gerilediğini belirtti. Caro, salgın olmasaydı mevcut tedbirlerle işveren sayısının yükselişinin bu yılda devam ediyor olacağını söyledi.
 
Eğitim seviyesi düştükçe istihdam kaybının da arttığını kaydeden Caro, en çok etkilenen kesimin ise kayıt dışı çalışanlar olduğunun altını çizdi. Caro, “En çok zarar gören veya zarar görme eğilimi gençler, kadınlar, düşük beceri gerektiren işlerde çalışanlar, dönem dönem işçi istihdam eden sektörlerde çalışanlar, eğitimi düşük kişiler ve kayıt dışı istihdamla karşı karşıya kalan kişiler diyebiliriz. Bütün bu özelliklerin birleştiği kadınlar ise en fazla etkilenen grubu oluşturuyor” şeklinde konuştu.
 
Sektörler itibarıyla pandemiden açık ara en çok konaklama sektörünün etkilendiğini kaydeden Caro, onu inşaat sektörünün izlediğini belirtti.
 
İŞLERİNİ KAYBEDEN KİŞİLER ŞU ANDA NE YAPIYORLAR?
 
Pandeminin pik yaptığı mayıs ayında 3 milyon kişinin işgücü piyasasından çıktığını kaydeden Caro, “Bunlar istihdamdan bir anda yok oldular ama nereye gittiler?” sorusuna cevap aradıklarını anlattı. Caro, pandemi döneminde 2 milyondan fazla kişinin umudunu kaybettiği için iş aramadığını, eski istihdam rakamlarına kısa vadede ulaşılmasının çok mümkün görünmediğini belirtti. (Habertürk)