Gazetevatan.com » Yazarlar » Yok sattıran LOGO

Yok sattıran LOGO

19 Ağustos 2018 Pazar


Amerikan sokak kültürünün önde gelen moda markalarından Supreme, sadece tişörtleri ya da şapkalarıyla değil, sıra dışı ürünlere yerleştirdiği logosuyla da dikkat çekiyor. Bir kaykay tekerleği ya da bir tenis topunun üzerinde görebileceğiniz ikonik Supreme logosu, markanın alternatif pazarlama tekniğinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Çünkü moda severler ve sokak stili takipçileri, üzerinde kırmızı Supreme logosu bulunan her şeyi, evet her şeyi, anında satın alıyor. Sonrasında da gelsin abartılı fiyatlardan ikinci el satışlar, kara borsalar.

Adeta yok satan markanın son hamlesiyse, hem şaşırtıcı hem de iddialı diyebileceğimiz türden. Pazartesi sabahı New York’taki büfeler, metro istasyonları ve dergicilerde satışa sunulan New York Post gazetesinin hem ön hem arka kapağı, Supreme logosuyla kaplanmış. Bu işbirliğinin markanın sosyal medya hesaplarından duyurulmasından hemen sonraysa raflardaki bütün New York Post baskıları tükenmiş. Hatta bazı Supreme meraklıları, onlarca gazete satın almış.

Marka ve gazete tarafından temsilcilerin yaptıkları açıklamaya göre bu fikir, gazete ekibinden gelmiş. Tuğladan şişe açacağına kadar her şeyin üzerine logosunu koyan ve bir anda değerini arttırmayı başaran Supreme’in logosunu gazeteye basarak gazetenin popülaritesini arttırmak hedeflenmiş.  

Konservatif olarak bilinen bir gazetenin dünyaca ünlü, alternatif bir markayla buluşması bile başlı başına dikkat çeken bir hareketken gazetenin birkaç dakika içerisinde tükenmesi uzun süre hatırlanacağa benziyor. Kara borsada değerinin on katına satılan New York Post gazetesinin hiç buluşamayacağı bir kitlenin evlerinde baş köşeye yerleşmesi de cabası.

TERS KÖŞE

Henüz dün markaların reklam işbirliklerinden ve bu işbirliklerinin moda severler tarafından nasıl olumsuz algılanabileceğinden bahsetmiştim ki bu konu yeniden gündeme geldi. Hem de bir markanın yeni sezon reklam kampanyası sayesinde.

Juicy Couture, Sonbahar/Kış 2018 reklam kampanyasında ‘Paid Partnership With’ yani ‘Bütçeli Çalışma’ başlığını kullanarak son zamanların en çok kafaya takılan konusuna okkalı bir gönderme yapıyor. Bu göndermenin bence güzel tarafıysa kampanyanın olaya farklı bir yönden bakması.

Normalde, belirli bir takipçi sayısına sahip Instagram kullanıcıları markalarla bütçeli çalışmalara imza attıklarında kendi profillerinde yukarıda gördüğünüz başlığı kullanıyor. Reklam çalışması gerçekleştirildiği ve bir kazanç elde edildiği için de yasal olarak bu tür başlıkların kullanılması gerekiyor. Ancak Juicy Couture bir Instagram kullanıcısı olarak değil de bir marka olarak bu başlığı sahipleniyor ve kampanyasında yer verdiği çok takipçili Instagram kullanıcılarıyla bütçeli çalışma yaptığını duyurarak topu ters köşeye atıyor.

Bildiğim kadarıyla bu tür bir kullanım, yani markaların ve çok takipçili kullanıcıların yer değiştirdiği bir versiyon, daha önce hiç yapılmadı. Yine aynı şekilde bütçeli işbirlikleri daha önce hiçbir reklam kampanyasının ana teması olmadı. Bu nedenle Juicy Couture’ün çok takipçili Instagram kullanıcılarıyla gerçekleştirdiği bu kampanyanın genç sosyal medya kullanıcıları arasında çok konuşulacağından eminim.