Gazetevatan.com » Yazarlar » Parizyen butik

Parizyen butik

23 Haziran 2018 Cumartesi


Ha açıldı, ha açılacak derken Bağdat Caddesi’nin en havalı butiklerinden birisine sonunda adım atabildik. CHANEL’in İstanbul’daki yeni butiği, Suadiye’de keyifli bir akşam daveti eşliğinde açıldı.
Az sayıda özel davetlinin katıldığı gece, henüz butiğin kapısında yaşadığımız şaşkınlıkla başladı. Dış cephede uygulanan ve pileli bir kumaşı anımsatan tasarım, bu butiğin ilk bakışta dikkat çekmesini sağlıyordu.
 
İçerideyse CHANEL dünyasının her köşesinden parçalar bir aradaydı. Çanta, ayakkabı, kozmetik, güneş gözlüğü, giyim derken bütün koleksiyonlar bu butikte buluşmuştu. 
 
Katlar arasındaki merdivenler, Coco Chanel’in Paris’teki atölyesinde, bir defile sonrasında çekilen ikonik kareden ilham almıştı. Yan yana dizilmiş aynalarla tamamlanan merdivenlerde de dış cephedeki tasarım yaklaşımı tekrarlanıyordu.
 
İkinci kata çıktığımızda Matmazel Chanel’in etkisi giderek artıyor gibiydi. Rue Cambon’daki atölyeden ilham alarak tasarlanan ve Coco Chanel’in bir kolyesinden yola çıkarak üretilen dev bir heykelle zenginleşen bu kat, markanın Parizyen estetiğini ve zarif dokunuşunu gözler önüne seriyordu.
Koleksiyonlar incelendi, butiğin ilham kaynakları öğrenildi, sıra geldi butiğin keyfini çıkarmaya. Ziyaretçiler için hazırlanan ve butiğin en üst katında yer alan teras, gün batımının nefes kesen güzelliğine ortak olmamız için bizi çağırıyordu. Alışveriş severlerin kaçamak noktası olacak terasın bence en güzel yanı, insanı kısa bir süreliğine de olsa şehirden uzaklaştırmasıydı.
 
Bence ilk fırsatta siz de adeta bir sanat eseri gibi tasarlanmış bu butiği ziyaret etmek için yolunuzu
 
Suadiye’ye düşürmelisiniz.  
 
Keşif: Manuk’s Workshop
 
Ne yalan söyleyeyim, bir süredir Karaköy’e uğramıyordum. Bir zamanlar tasarım butikleri, özgün mağazaları ve heyecanlı kalabalığıyla beni kendine çeken bu muhit son zamanlarda bir türlü beni kendine çağıramıyordu. 
 
Sonunda nasıl olduysa yolumu Karaköy’e düşürecek bir bahane buldum. Sizinle paylaşacağım keşfim, bu bahanenin ta kendisi.
 
Uzun yıllar Kapalıçarşı’nın ünlü ustalarıyla çalışan, pek çok mücevher markası için tasarımlar hazırlayan Manuk Durmazgüler günün birinde kendi yolunu çizmeye karar vermiş ve bundan üç yıl önce Manuk’s Workshop markasını kurmuş. 
 
Karaköy’de yer alan mağaza ve atölyesi, zaman içerisinde sürekli değişmiş. Manuk’un elleriyle hazırladığı tasarım objeleriyle gelişen mağaza bölümü, yine kendisinin sıra dışı bakışıyla şekillenen parçalara ev sahipliği yapar hale gelmiş. 
 
Minimal tasarımlarında 18 ayar altın, ham elmas, karartılmış gümüş ve kahverengi pırlanta gibi materyaller kullanan Manuk, yaz mevsimine göz kırpan mercan, safir, turmalin gibi taşları da unutmamış.
 
Kişiye özel çalışmalara da imza atan Manuk‘un kendi adıyla sunduğu parçaların ilki, tek taşlı bir kolyeymiş. Bir noktayı anımsatan bu tasarımın ardından pek çok tasarım gelmiş. Bir koleksiyon mantığıyla ilerlemiyormuş işler burada. Bazen bir küpede hayat bulan tasarım, bileklik ya da kolye gibi diğer parçalara doğru yolculuğuna devam ediyormuş.
 
Hem kadınlar hem de erkekler için şık ve güncel tasarımlarla dolu Manuk’s Workshop’u siz de keşfedince çok seveceksiniz.