Gazetevatan.com » Yazarlar » Klasiğe yeni bir bakış

Klasiğe yeni bir bakış

11 Mart 2018 Pazar


Paris denince akla gelen ilk markalardan  Hermès, Sonbahar/Kış 2018 koleksiyonuyla zanaatkarlığını bir kere daha konuşturma fırsatı yakaladı. Markanın genel merkezinde yakından incelediğim koleksiyon, alışıldığı gibi olağan üstü işçilikle hazırlanmış detaylarıyla büyük beğeni topladı.

Koleksiyona şöyle bir bakınca dikkatimi çeken üç şey oldu: Derinin ustaca işlenip adeta ipeksi bir yumuşaklığa kavuşması, farklı  Hermès çantalarında ve aksesuarlarında kullanılan detayların elbise ve mantolara uygulanması, siyah ve kahverenginin tonları arasında gezinirken karşıma çıkıp beni şaşırtan renk patlamaları.

Hermès Sonbahar/Kış 2018 koleksiyonu deri trençkotları, işlevsel mantoları ve pançolarıyla adeta bir dış giyim cenneti olsa da üzeri işlemelerle kaplı, lacivert ve yağ yeşili tonlarda hazırlanan elbiselerin bu parçalardan rol çaldığını söylemek mümkün. Markanın saatlerinde kullanılan bir detaya benzetilerek kare formda hazırlanan yeni el çantalarıysa aksesuarlarıyla nam salmış markanın hayranlarını bir hayli sevindirecek gibi. Zira Hermès turuncusu, beyaz, sarı gibi farklı renklerde hazırlanan bu çantalar önümüzdeki sezonun öne çıkanları arasında yer almaya aday.

Benim Paris’im

Moda haftası boyunca Paris’te olmak sadece defilelerde sunulan göz alıcı tasarımlara hayran hayran dalıp gitmek değil elbette. Bir yanda fotoğraflanmak için elinden geleni yapan sosyal medya yıldızları, öte yanda paparazziden kaçan ünlü yüzler derken şehrin sokakları da en az podyumlar kadar hareketli.

Bense bir noktada bütün bu hareketin dışında kalıp kendimi mağazalar ve keyifli mekanlar arasında dolanırken buldum. Peki benim Paris’imde neler yaşandı?

 

Şehrin klasiği sayılan lüks alışveriş caddesi Rue Saint - Honoré’de birkaç tur atıp moda dünyasının buluşma noktası sayılan Hotel Costes’ta keyifli bir öğle yemeği kaçamağı yaptım. Yaratıcı yüzler ve farklı stillerin buluştuğu Marais’de yer alan Supreme mağazasına girebilmek için yarım saatten fazla sıra bekledim. Önünde onlarca kişilik kuyruk olan mağazaya girebilmek için bir sıra numarası almanız ve tabii ki uzunca bir süre beklemeniz gerekiyor. Mağazanın içerisindeyse sokak kültürünün efsanelerinden biri haline gelen markanın logosunu taşıyan parçalar satılıyor.

Marais sokakları sadece ünlü markaların mağazalarıyla değil, küçük butikleriyle de insanı şaşırtıyor. Yeni tasarımcıların hiçbir yerde göremeyeceğiniz özgün tasarımları ya da yıllarca rafta kaldıktan sonra yeniden değerlenen vintage parçalar bu butiklerde keşfedilmeyi bekliyor. Galeries Lafayette ve Printemps gibi dev alışveriş merkezleri, dünyaca ünlü markaları geniş seçkilerle sunuyor. Özellikle hafta sonu turist akınına uğrayan mağazalarda indirim dönemine denk gelirseniz daha da şanslısınız, benden söylemesi.Dünyanın pek çok şehrinde olduğu gibi Paris’te de herkes Balenciaga’nın Triple S spor ayakkabı modelinin peşinde. Pek çok modasever alışveriş merkezleri ve mağazalar arasında mekik dokuyup bu ‘çirkin spor ayakkabı’ modelini arıyor.

Maxim’s restoran moda haftasına özel partilerle pek çok yaratıcı stili buluşturuyor. Örneğin benim gittiğim gece mekanın içerisinde üç ayrı DJ performansı vardı ve davetliler abartılı bir stil yarışındaydı.