Gazetevatan.com » Yazarlar » Çirkin spor ayakkabılar revaçta

Çirkin spor ayakkabılar revaçta

11 Şubat 2018 Pazar


Son birkaç aydır her yerde karşımıza çıkan çirkin spor ayakkabıların farkında mısınız? Moda dünyasında ‘baba ayakkabısı’ olarak da tanımlanan, üretim hatası gibi algılanacak kadar sıra dışı kalıplarda üretilen bu spor ayakkabılar, hepimizin radarındalar.

Uzun zaman önce Raf Simons tarafından sunulan Ozweego adlı spor ayakkabılar, belki de bu türün ilk örneğiydi. Tabii o zamanlar kimse ‘çirkin’ spor ayakkabıların bu denli popüler olacağını tahmin etmemişti.

Sonrasında Balenciaga’nın Triple S modeliyle karşılaştık. Bu öyle bir karşılaşma oldu ki, modaseverlerin yaşadığı aşk ve nefret ilişkisi her mecrada kendisine yer buldu. Pek çoğumuz için ‘çirkin’ olarak adlandırılabilecek bu ayakkabı modeli dergilerin kapaklarında görüldü, Instagram yıldızlarının sokak stili fotoğraflarında öne çıktı, ünlü isimlerin ilk tercihi oldu. Kısa süre içerisinde tükenen bu modeli elde edemeyenler, Gucci gibi lüks markaları da benzer modeller üretmeye ikna etti.

Louis Vuitton ise bu ‘çirkin spor ayakkabı’ akımına kapılan markalar arasında işi bir adım ileriye götürmeye karar verdi. New York’ta iki hafta süreyle açık kalacak ve sadece spor ayakkabılar satacak bir mağazayla moda severleri şaşırtan Louis Vuitton, soru işaretleriyle karşılanan bu trendi fazlasıyla sahiplendi.

Başlangıçta mesafeli yaklaştığım, iş işten geçip de beğendiğim ‘çirkin’ modeller tükenince pişman olduğum bu trendin önümüzdeki günlerde çok daha farklı markaların yeni modelleriyle iyiden iyiye etrafımızı saracağına şüphe yok.

‘Couture’ üniforma

Japonya’daki bir orta okul, hiç beklenmedik şekilde moda dünyasının gündemine oturmayı başardı. Tokyo’nun lüks bölgelerinden Ginza’da yer alan Taimei Orta Okulu, öğrencileri için Giorgio Armani tasarımı üniformalar hazırlatarak hararetli bir tartışma başlattı.

Okul yönetimi, lüks bir semt olan Ginza’da yer almanın bu orta okul açısından bir prestij göstergesi olduğunu, bu nedenle öğrencilerin üniformalarının da Ginza yaşam stilini yansıtması gerektiğini düşünüyor. Yaklaşık üç bin liralık Giorgio Armani üniformalar öğrenciler için zorunlu olmasa da okul yönetiminin bu üniformaları önermesi bile giderek artan eleştirilere neden oluyor.

Aslında bizler de bu tür tartışmalara uzak sayılmayız. Hatırlıyorum da lise yıllarımız-dayken Barbour montlar öğrenciler arasında pek revaçtaydı. OXS botlar ya da Lacoste polo yakalı tişörtler statü göstergesi sayılırdı. Hiçbirimiz o yaşlarda moda dünyasında neler olup bittiğinin farkında olmasak da kendimizi bir çeşit stil yarışının içinde bulurduk.

Tokyo’daki durumun bu kadar çok konuşulma sebebiyse lüks yaşam vurgusunu öğrencilerin değil de doğrudan devlet okulunun yapması. Çünkü tahmin edebileceğiniz gibi genelde okul yönetimleri, eşitlikçi ve ulaşılabilir öneriler yapmayı tercih ediyor. Bakalım Taimei Orta Okulu’nun Giorgio Armani tasarımı üniformalarıyla başlayan bu ‘couture üniforma’ akımı, nereye doğru gidecek?