Gazetevatan.com » Yazarlar » Moda haftalarında yeni heyecan

Moda haftalarında yeni heyecan

28 Ocak 2018 Pazar


Başlığı okuyunca yeni bir defile, farklı bir koleksiyon ya da sıra dışı bir model ile ilgili yazdığımı düşündüyseniz yanıldınız. Bu defa sistemin tamamen elden geçirileceği bir değerlendirme sürecine girdiğimizden bahsedeceğim.

 
Modanın başkentleri sayılan Milano, Paris, Londra ve New York’ta gerçekleşen moda haftalarına göre planlanan ‘kutsal moda takvimi’ bir süredir sıkıntılı sonuçlar yaratıyordu. Hem yıllar içerisinde evrim geçiren tüketici alışkanlıkları hem de bir ürünün tasarımından rafa çıkışına kadar yaşanan değişimler, markaları yeni denemeler yapmaya sürüklüyordu. Kadın ve erkek koleksiyonlarını tek seferde sunmaya başlayan markalar, bundan ne kadar fayda sağladı bilemem. Burberry ya da Dolce&Gabbana gibi moda haftası dışına çıkan markaların da iş yapma şekillerinde neyin değiştiğinden emin değilim. Ancak herkesin ortak görüşü, bir şeylerin doğru gitmediği yönünde.

 

Bir süredir eski heyecanını yakalayamayan New York Moda Haftası, sonunda aykırı bir düşünceyle üzerindeki ölü toprağını attı.Kulislerde konuşulan, New York Moda Haftası kapsamında tasarımlarını sunmaya devam eden az sayıdaki yetenekli isimden biri olan Alexander Wang’in bir hareket başlatacağı yönünde. Wang, alıştığımız moda takvimini değiştirerek mevsimlere ve tüketicilere daha uygun bir Haziran-Aralık defile takvimi üzerinde çalışıyormuş. Markasının bundan sonraki defileleri de yine bu şekilde düzenlenecekmiş.

Bazen köklü bir değişim için ufacık bir adım yeterlidir. Bakalım Alexander Wang’in bu yeni duruşu öncelikle New York, sonrasında da diğer moda başkentlerindeki markaları peşinden sürükleyerek moda dünyasının işleyişini değiştirecek mi?

Keşif: Silent Goods

Deneyimli bir tasarımcı, nesilden nesile aktarılan bilgilerle pişmiş bir zanaatkar ve bir çevre bilimcisi tarafından kurulan Silent Goods, adından da anlaşılabileceği üzere sessiz ama derinden gelen bir marka. Günümüzde pek çok şeyin bizi asıl odaklanmamız gereken konulardan uzaklaştırdığını ve oyaladığını düşünen ekip, modaseverlerin dikkatini dağıtmadan kaliteli ve dayanıklı ürünler sunan bir marka yaratmaya karar vermiş. Londra’da başlayan hikaye, Türkiye’de yer alan fabrikada devam etmiş.

Markanın manifestosu, günümüz moda anlayışı hakkında dikkat çekici noktalara değiniyor. Örneğinmarka, ürünlerinde asla dev logolar veya etiketler kullanmayacağını iddia ediyor. Manifestodaki şu bölüm, bir hayli dikkat çekici: “Hiçbir gerçek faydası olmayan logo ve etiketler sizi birer reklam panosuna çevirip gereksiz talep yaratmayı hedefliyor. Bizse en çok talep edilen ya da en çok konuşulan markayı değil, en iyi ürünleri yaratmayı hedefliyoruz. Sizin de bir markayı tercih etme nedeninizin ürünlerinin kalitesi olması gerektiğini düşünüyoruz.”

Silent Goods bunun yanı sıra hızla değişen trendlere göre sürekli yeni parçalar üretmek yerine gerekli temel parçaları sunmayı hedefliyor. Markanın pazarlama faaliyetlerini neredeyse yok ederek buradan çıkan masrafları fiyatlarına yansıtmayacak olması da cabası. Önümüzdeki günlerde web sitesini açarak satışa çıkacak Silent Goods, radarınıza girmeyi hak ediyor.