Gazetevatan.com » Yazarlar » En romantik sonbahar hikayesi

En romantik sonbahar hikayesi

30 Ekim 2017 Pazartesi


Ünlü tasarımcı Erdem Moralıoğlu ve H&M Kreatif Danışmanı Ann-Sofie Johansson ile sonbaharın en romantik hikayesine yakından baktık.

Sezonun en heyecan verici haberi, Türk asıllı İngiliz markası ERDEM ve dünya çapında tanınan hızlı moda markası H&M’den gelmişti. Önce bu işbirliğinin fotoğraf çekimleri, sonrasında tanıtım filmleri çıktı karşımıza. Sıra, koleksiyonu gerçek hayata taşımaya geldi. 2 Kasım’dan itibaren seçili mağazalarda satışa sunulacak ERDEM X H&M işbirliğiyle ilgili merak ettiklerimi, koleksiyona hayat veren isimlere sordum.

Koleksiyona baktığımda annenin gardırobundan fırlamış pek çok parçayla karşılaşmış gibi hissettim. Bana biraz annenin stilinden ve gardırobunun olmazsa olmazlarından bahsedebilir misin?

Erdem Moralıoğlu: Annemle ilgili o kadar güzel anım var ki… Bence sıradışı bir stili vardı. ERDEM X H&M koleksiyonunu hazırlarken birlikte geçirdiğimiz pek çok andan ilham aldım. Örneğin bizi okula götürürken omuzlarına attığı babama ait bir palto ya da 60’larda çektirdiği fotoğraflarda karşıma çıkan çantası gibi. Bu anların hepsi kendisine bu koleksiyonda yer buldu.

Bu koleksiyondan tek bir favori seçebilmen mümkün mü?

Erdem M.: Koleksiyonun tamamıyla gurur duyuyorum ancak bir favori seçecek olsam bu, kadın koleksiyonundaki takım elbise olurdu. Erkek koleksiyonunun denemelerini yaparken bir takım elbiseyi kadın modellerimizin birisinde denedim. İşte o anda bu takım elbisenin kadın halini hayal ettim ve koleksiyondaki favorimi bulmuştum.

Babamın kıyafet tercihleri ilham oldu

Kadın ve erkek koleksiyonları arasında geçişleri çokça görüyoruz. Modada cinsiyetsizliğe inanıyor musun?

Erdem M.: Erkekler için hazırladığım tasarımların kadınlar tarafından da giyilebilecek olması fikrini seviyorum. Koleksiyonu hazırlarken kız kardeşimin küçük yaşlarda bazı erkeksi parçaları nasıl çok fonksiyonlu şekilde kullandığını hatırladım. Erkeklere ait bazı kaba parçaları alıp kendi ışıltılı ve feminen stiline uygun hale getiriyordu. Bunu düşünmek benim için cinsiyetler arası geçişlerin anahtarı oldu.

Seni ilk kez bir erkek koleksiyonu hazırlarken gördük. Bu durum tasarım sürecini nasıl etkiledi?

Erdem M.: Benim için bir erkek koleksiyonu hazırlamak bir hayli keyif vericiydi. Kadınlar için tasarım yaparken anlatıma ve hikayeye odaklanıyordum. Ancak erkekler için tasarım yaparken babamın neler giydiğini hatırlamaya çalıştım, kendi gençliğimdeki kıyafet tercihlerimi gözden geçirdim ve bütün bunları neredeyse bilimsel diyebileceğimiz bir şekilde ele aldım. Örneğin bir palto tasarlayacaksam bunu en iyi şekilde nasıl yapabileceğimi düşündüm. Kalıbı nasıl olmalıydı? Ne kadar uzun olmalıydı? Kafam bunlara benzer sorularla doluydu.

Tasarımlar bir yana, bu işbirliği iki taraf için de önemli bir fırsat. Erdem X HM koleksiyonuyla çok daha geniş bir kitleye ulaşacağını düşünüyor musun?

Erdem M.: Her ne kadar kendi markam bağımsız ve güçlü bir şekilde ilerlemeye devam etse de farklı bir platform aracılığıyla bugüne kadar markamı tanıma, tasarımlarımı giyme fırsatı olmayan moda severlere ulaşabilmek paha biçilemez.

Her sene moda dünyasını şaşırtıyoruz

H&M son birkaç yıldır her sene bizi güçlü işbirlikleriyle şaşırtıyor. Moda endüstrisindeki yıldız ışığını takip edip başarılı isimlerle bir araya gelmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Ann-Sofie Johansson: Farklı markalarla sürekli olarak iletişimde kalarak ne gibi işbirlikleri yapabileceğimizi konuşuyoruz. Tabii ki işbirliğinin iki taraf için de doğru zamanda gerçekleşmesini önemsiyoruz. Bir tasarımcıyla ilk kez buluştuğumuzda yaşanan duyguyu tarif etmem çok zor. Ancak H&M işbirliği sayesinde bugüne kadar ulaştıklarından farklı hedef bir kitleye ulaşmanın tasarımcılarda yarattığı heyecanın görülmeye değer olduğunu düşünüyorum.

Erdem, her ne kadar çok havalı bir marka olsa da, çok geniş bir kitle tarafından tanınmıyordu. Sizi işbirliğine ikna eden hangi faktördü?

Ann-Sofie J.: H&M olarak kariyerinin farklı basamaklarındaki tasarımcılarla çalışmayı seviyoruz. Çalıştığımız her tasarımcıda da o ‘ışıltı’ faktörünün olduğunu düşünüyoruz. Erdem’in de bu koleksiyon sayesinde ‘ışıltı’ faktörünü çok geniş bir kitleye ulaştıracak olmasından dolayı çok mutluyuz.

Tasarımcı işbirlikleriniz hala modayı demokratikleştirme iddiasını sürdürüyor mu?

Ann-Sofie J.: Kesinlikle. Her sene moda dünyasını şaşırtıp heyecanlandıracak parçalar yaratmak için sınırları zorluyoruz. Tasarımcı işbirliklerimizi, herkesin davetli olduğu dev bir kutlama gibi görüyoruz. Uygun fiyata yüksek tasarım parçalar satın alabiliyorsunuz.