Gazetevatan.com » Yazarlar » New York Moda Haftası’ndan notlar

New York Moda Haftası’ndan notlar

18 Şubat 2017 Cumartesi


Amerika denince akla bir süredir sadece Donald Trump ve tabii ki Trump ile bağlantılı herkes ve her şey gelse de şu günlerde New York Moda Haftası yoğun gündemden rol çalmayı başarıyor. Moda Haftası boyunca yaşanan pek çok gelişmenin politik yansımaları olduğu ortada; ancak, yine de moda severler işe iyi tarafından bakmayı tercih ediyor.

Bakalım bir süredir eski ışıltısını kaybettiği düşünülen New York Moda Haftası’nda neler olup bitiyor:

Türban podyumda

Her sezon başka bir tartışmanın fitilini ateşlemeyi başaran Yeezy, 2017 Sonbahar koleksiyon sunumuyla da ‘en çok konuşulan defileler’ listesine girmeyi başarıyor. Kim Kardashian ve Anna Wintour’u en ön sırada buluşturan, pek çok markanın New York Moda Haftası’nda yer almaması nedeniyle ‘fazlasıyla kıymetli’ hale gelen defilenin en çok konuşulan yönüyse türbanlı bir modelin podyuma çıkmasıydı.

Moda haftasından hemen önce uluslararası bir modellik ajansıyla anlaşma imzalayan ve New York moda sahnesine ilk adımlarını atan Halima Aden, defile hazırlık sürecini tahmin edeceğimizden çok daha farklı anlatıyor. Efsanevi moda editörü Carine Roitfeld tarafından stilize edilen genç model, inancının karşı çıkacağı herhangi bir şey giymediğini, defile için çalışan ekibin de inancına en ufak bir saygısızlık etmediğini gururla anlatıyor.

Önümüzdeki günlerde moda dünyasının en ünlü fotoğrafçılarının çekeceği kampanyalarda yer almaya hazırlanan Halima Aden, New York’ta podyuma çıkan ilk türbanlı model değil.

Moda haftası kapsamında ilk kez geçen sene bir defileye imza atan Endonezyalı tasarımcı Anniesa Hasibuan, 2017 Sonbahar koleksiyonunu hepsi türbanlı bir model ordusuyla tanıttı. Bu defileyi manşetlere taşıyansa modellerin hepsinin ya göçmen olması ya da göçmen bir aileden gelmesiydi. Her ne kadar moda haftası politikadan uzak kalmaya çalışsa da, yansımalar tersini gösterdi.

Alexander, Philipp’e Karşı

Milano’yu fethettikten sonra gözünü New York’a diken yaramaz tasarımcı Philipp Plein, bu moda haftasında aradığını buldu. Koleksiyonuyla ilgili olumlu veya olumsuz her türlü yorumu hanesine artı puan olarak yazdıran tasarımcı, eleştiri oklarına hedef olmaktan da geri kalmadı.

Plein’in ‘Plein Sport’ başlıklı koleksiyonundaki bazı parçalar ve koleksiyonun sunum şekli, Alexander Wang’in H&M ile bir araya geldiği 2014 tarihli koleksiyondaki parçalara ve sunum şekline bir hayli benzetildi. O kadar ki bu benzerliği, tartışmanın içindeki isimlerden Alexander Wang kendi Instagram hesabına taşıdı. Paylaştığı videoda iki koleksiyondan parçaları ve defilelerin benzer bölümlerini birbiri ardına sıralayan Wang, genelde sessizce kabul edilen bu tür benzerliklere karşı cesur bir tavır takınmışa benziyor.

Philipp Plein’in moda haftası boyunca en çok konuşulan isimlerden olmasının bir diğer nedeni de podyuma çıkarttığı eski bir mahkum. Adi bir suçtan cezaevine giren, bu sırada çekilen fotoğrafıyla milyonlarca kadının kalp atışlarını hızlandıran Jeremy Meeks, Philipp Plein defilesiyle modellik kariyerine başladı. Madonna ve Kylie Jenner gibi ünlü isimlerin en ön sırada izlediği defile sonrasında pek çok farklı projeye imza atması beklenen Meeks, moda haftasında moda dışında konuşulan onlarca farklı konudan biri olarak tarihe geçmeyi başardı.