Gazetevatan.com » Yazarlar » Yeni yıl, yeni boyut

Yeni yıl, yeni boyut

12 Kasım 2016 Cumartesi


Yılbaşı hızla yaklaşadursun, istisnasız bütün markalar müşterilerine farklı deneyimler sunmak ve bu sayede satışlarını arttırmak için yarışmaya devam ediyor. Bu da yetmezmiş gibi yurt dışında sıklıkla uygulanan ‘Black Friday’ ve ‘Cyber Monday’ gibi indirim günleri bu sene 25 ve 28 Kasım tarihlerine denk geliyor. Bu tür özellikli günler de yılbaşı alışverişine dahil edilmeye başladığından beri yeni yıl coşkusu iki aylık bir eziyete dönüşüyor. Ne yalan söyleyeyim, şu dönemde beni mutlu eden şey insanların birbirini ezdiği indirimler ya da ardı ardına gelen bildirimler değil, ışıltılı vitrinler.

Mağazaların yılbaşı için hazırladıkları vitrinleri ve özel sunumları her sene daha büyük heyecanla bekliyorum. Çünkü artık vitrine ışıklı bir ağaç koymak ya da raflar arasında suni kar yağdırmakla yetinmeyen markalar eğlencenin ve yaratıcılığın sınırlarını zorluyor.

Galeries Lafayatte’in sanatçı Lorenzo Papace ile hazırladığı çalışma da yeni yıl kutlamalarına yeni bir boyut katanlardan. Mağaza içerisinde beyaz kağıtlar kullanılarak bir çocuğun hayal dünyasından fırlamışa benzeyen bir dünya yaratılmış. Ancak iş, kağıttan hazırlanmış dev bir yılbaşı ağacı veya onu çevreleyen dekorla kalmamış. Mağazayı ziyaret eden kullanıcılar, telefonlarına indirebilecekleri uygulama sayesinde 3 boyutlu deneyim yaşayacaklarmış. Telefon ekranında kutup ayılarının karda keyifli oynayışını veya mağaza içerisinde lapa lapa kar yağışını izleyebilen ziyaretçiler, bu uygulama sayesinde her gün farklı indirimler veya hediyelerle de karşılaşacakmış.

Ardı ardına e-postalar atarak ilgi çekmeye çalışan marka veya mağazalar yerine ziyaretçilerini deneyimin içerisine çekerek kalıcı bir iletişim gerçekleştirmeyi deneyen Galeries Lafayette’in bu ‘sihirli’ çalışması uzun süre hafızalardan çıkmayacak gibi.  

 

Dünya markası olmak

 

Türk moda markalarının farklı ülkelerde görünür, bilinir hale gelebilmek için ne kadar uğraştığını düşünürseniz, bir markanın ‘dünya markası’ olmasının arkasında nasıl geniş çaplı bir çalışmanın olduğunu tahmin edebilirsiniz. Üstelik bu çalışmayı sadece bir kere gerçekleştirmeniz yeterli olmaz; küresel bir oyuncu olabilmek için sık sık tekrarlanan, farklı çalışmalar denemelisiniz.

Geçtiğimiz sezon dünyanın 7 farklı şehrinden ilham alarak 7 çanta tasarlayan, sonrasında da bunu bir yarışmayla taçlandıran VERSACE, bu sezon ‘şehir şehir gezme’ fikrini bir adım öteye götürmeye karar vermiş. Dünyayı gezen ‘jet-set’ kadınlardan yola çıkılarak ‘The World Is My Beat’ adlı bir video serisi hazırlanmış. Beijing, Hong Kong, Milan, New York ve Tokyo gibi marka için önemli şehirleri konu alan videolarda hem Donatella Versace’nin şehirlerle ilgili yorumları hem de markanın o şehirdeki sokak stilini nasıl ele aldığından örnekler yansıtılmış.

Yeni proje aracılığıyla marka kadınlara, dünyanın hangi önemli şehrinde olursa olsun, kendi ürünleriyle o şehrin en şık kadını olabileceğini anlatmaya çalışıyor. Ne kadar büyük bir vaat değil mi? İşte bu sayede, hem New York’taki hem Beijing’deki kadınlara hitap ederek dünya markası olunuyor. Darısı Türkiye’de doğup büyümeye çalışan markaların başına.