Kendimi şaşırtmak için oyuncu oldum

MELİS GÜVENÇ / mguvenc@gazetevatan.com |  27 Ağustos 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 27 08 2017 - 2:30

Wilma Elles mesleğine tutkuyla bağlı biri. Hem Türkiye’de hem de yurt dışında iddialı yapımlarda izlediğimiz Elles, “İki oyunculuk diplomam var. Ama oyunculuğu öğrenmek 10 yıl sürer. Ben de hala öğreniyorum” diyor.


Bayram geliyor, nasıl bir hazırlık içindesiniz?

Çok heyecanlıyız. Çocuklara yeni kıyafetler alacağız. Onları marine tarzda giydirmeyi seviyorum. Ama çocuklarım benim bebeklik kıyafetlerimi de giyiyor. Çünkü annem çok güzel saklamış. Bizde böyle çok güzel bir gelenek vardır. Kendim içinse daha çok klasik parçalar seçerim. 30 yıl sonra ve önce moda olabilecek, giyilebilecek kıyafetleri, zamansız parçalar vazgeçilmezimdir. Bayram için güzel yemekler yapacağım, sofralar kuracağım.

Mutfakla aran iyi midir?

Çok iyidir. Yemek yapmayı çok severim. Dünya mutfağını çok iyi bilirim. Çocuklar için vitaminli şeyler yapıyorum hep. Mesela son olarak kabaklı çikolatalı kek veya kaymaklı ıspanaklı kek yapıyorum. Sadece bütün kullandığım ürünleri organik tercih ediyorum. Şeker kullanmam onun yerine bal veya pekmez koyarım tariflerime.

GALERİ

 

Bayram için tatil planı var mı?

İş yoğunluğundan dolayı tatil bizim için hep çok spontane olmuşdur. Kerem’le nereye gideceğimizi çoğunlukla hep havaalanında listeden seçeriz. Bavula, yağmurluk da, bikini de koyar ılık iklimli neresi varsa orayı seçeriz. Öyle plansız bir gün Tokyo’ya gittik. Çok güzel bir tatildi. Böyle çok tatil yaptık. Şimdide aynı kafadayız. En çok sevdiğim tatil rotaları Bodrum, Antalya, Portofino, İbiza, Capri ve dünyadeki küçük adalardır.

Yeni sezonda bir dizi olacak mı? Nasıl bir karakterle izleyeceğiz seni?

Dizi veya film çekimleri başlayıp yarıya gelmeden bu konuda konuşmak istemiyorum. Bunun uğurlu geleceğine inanıyorum. Böyle bir prensibim var. Ama Amerika’da Ocak’ta çekilecek bir filmin hazırlığındayız provalara başladık. Skyp üzerinden yönetmen ve tüm oyuncularla prova yapıyoruz. Orada başrollerden biriyim. İnsan pazarlamasını anlatan uluslararası bir yapım olacak.

Rol için kendimi çirkinleştirmekten korkmam saçımı da, fiziğimi de değiştiririm

Peki Türkiye’de ve dünyada oyunculuğun gidişatı için ne düşünüyorsun?

Gayet iyi ama artık oynayan insanlar her zaman eğitilmiş oyuncular olmuyor. Bu yüzden oyunculuk çeşitliği azalıyor. Çok insan yalan söleyebilir ve bu yüzden çok insan biraz oyunculuk yapabilir fakat başka bir insanı canlandırmak başka bir şeydir. İki tane oyunculuk diplomam var. Brecht, Stella Adler, Meisner, Ute Hagen, Lee Strasberg, Stanislavski gibi bütün oyunculuk tekniklerini bilirim. Tiyatroda bir hocam bana “Oyunculuğu öğrenmek 10 yıl sürer” demişti. Ben de hala oyunculuğu ustalarımdan öğrenmeye devam ediyorum. Bu işte performansını göstermek ve çeşitliliği artırmak için oyunculuk eğitimi şart. Bütün oyuncu tiplerinin birbirine benzediğini görüyorum. Çeşitlilik az olunca kolaya kaçılıyor ve birbirinden kopya çekiliyor. Ben de farklı roller oynamayı çok severim. Mesela bir rol için kendimi çirkinleştirmekten hiç korkmam. Şaşırtmaya severim. Saçımı da değiştiririm, fiziğimi de. 

Yaşama şeklini nasıl tanımlıyorsun?

Sanatla ilgilenmediğim bir günüm yok.  Mesela bir tane kitap yazdım. 112 sayfa oldu. Bir şarkı yaptım, senaristlerle 4 senaryo yazdım. Resim yapıyorum. Hatta bir galeride şu anda satılıyor ama ismimi gizliyorum. Çünkü sanatım kendini ifade etsin ve bakan kişi o resimde kendinden bir şey gördüğü için alsın. Benimle alakası olduğundan dolayı almasını istemem. 

Kansere karşı radyasyon yeleği icat ettim

Sanat dışında neler yapıyorsun?

Sosyal sorumluluk için yaptığım birçok proje var. Kansere karşı projelerim her zaman devam ediyor. Bunun için bir radyasyon yeleği icat ettim. Çünkü evdeki wifi’den veya yakındaki bir baz istasyonundan, telefondan, bilgisayardan çok fazla radyasyon alıyoruz. Çok fazla manyetik alana maruz kalıyoruz, buna çare olarak radyosunu engelleyen özel bir kumaştan bir yelek icat ettik. Reklam filmini bile çektik. Bunla ilgili büyük uğraş içindeyim. Radyasyon konusunda herkesin bilinçlenmesini istiyorum. Bunu görmüyoruz ama bize çok büyük zararları var. Bu ürünü kendi çocuklarıma kullanıyorum. Yatakta üzerine örtüyorum ki radyasyonu geri itiyor. Bunla ilgili detaylı bilgi için celltect.net adresinden isteyen bakabilir. 

Almanya’da Türk ajanı olduğumu sandılar

Sen Kerem Bey’i ilk başta ajan sanmıştın değil mi?

Evet. Bir de Kerem beni ilk baştan ajan sandı. Bunu duymak benim de fikrimi güçlendirdi. Çünkü siyaset okuduğum için bu konuya çok meraklıyım ve Türkiye’nin iç siyasetini çok iyi bilirim. O dönem bu konu üzerine bir tez yazıyordum. Bu yüzden Kerem’e çok sorular soruyordum. Büyükelçilerle görüşüyordum. Almanya’da da Türk ajanı olduğumu düşündüler çünkü ne olursa olsun hep Türkiye’yi savunuyordum. Aslında hoşuma gitti. Çünkü adrenalin ve heyecan dolu ajan fimlerini çok severim. Zaten hep bir maceraperest bir tarafım vardır. Gözüm çok karadır. Bir gün Kerem’le poligona gittik. Hedefi hep 12’den vurdum. O günden sonra Kerem bana, “Sen kesin eğitim aldın” demeye başladı. Nişancılığım iyidir, erkek kardeşimden bana geçen bir yetenek herhalde.

Hangi durumlar bunu sana düşündürdü?

Kerem’le birbirimize karşı inanılmaz bir çekimimiz var. O tesadüfen en çok karşılaştığım insan oldu. Nereye gidersem orada karşıma çıkıyordu. Bir lokantaya veya törene gittiğimde  yanıma Kerem denk geliyordu. O anlarda beni takip ettiğini düşündüm. Ama hala daha aynı tesadüfleri yaşıyoruz. Mesela havaalanında nerede buluşacağımızı konuşmadan hemen birbirimize koşarız.  

ETİKETLER

Wilma Elles