Kalkınma Bankası tabela bankası olmaktan çıkmalı

13 Şubat 2018 Salı - 2:30 | Son Güncelleme : 13 02 2018 - 2:30

Hedefinden çıkmış, tabela bankasına dönüşmüş bir Kalkınma Bankası yapısının olduğunu belirten İSO Başkanı Bahçıvan, bankanın yeni baştan domine edilerek, hatta sıfırdan, güçlü bir şekilde KGF ile birlikte dizayn edilebileceğini söyledi


İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, geçen yıl ekonominin en iyimser tahminlerin bile üzerine çıkarak yüzde 7’leri aşabilecek bir büyüme performansı ortaya koyduğuna işaret etti. Büyümeyi destekleyen unsurların başında Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) geldiğini vurguladı. KGF’nin geçici bir kurum olarak kalmaması, yaşayan bir müessese haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, bu kapsamda kendini ihtiyaçlara göre yenilemesi ve geliştirmesinin önemine işaret etti. Bahçıvan, bundan sonraki süreçte KGF’nin hizmet etmesi gereken  noktanın, niteliksel boyutlu girişim ve yatırımlar olduğunu belirterek, “KGF, Türkiye’nin yarınları için Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 3’üncü havalimanı boyutunda vizyon projeleri diyebileceğimiz güçlü sanayi yatırımlarına destek verme noktasında bir aktör haline gelmesi gerek” dedi.
 
Kalkınma Bankası’nın da ekonomide asıl yapılması gereken ve geciken bir konu olduğunun altını çizen Bahçıvan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kalkınma Bankası, tam da bu dönemin konusu. Dünyayı gözlemlediğimiz zaman görüyoruz ki milli sanayisini güçlü bir çizgiye getirmiş olan birçok ülkenin en olmazsa olmazı kendilerine ait yerli bir Kalkınma Bankası. Yerli kaynaklardan beslenen ve yerli hedeflerle donatılan bir Kalkınma Bankası metodolojisi önemli. Türkiye’de geçmiş yıllarda ideal anlamda kurulmasına rağmen o veya bu nedenle hedefinden çıkmış, bir tabela bankasına dönüşmüş bir Kalkınma Bankası yapımız var. Şu anda da ekonominin içindeki en atıl yapılardan biri. Kalkınma Bankası yeni baştan domine edilip, hatta sıfırdan, güçlü bir şekilde KGF ile birlikte dizayn edilebilir.”
 
Kârın yarısı faize 
 
Sadece bankacılık ve sanayi sektörlerinin kaynakları ile büyük vizyonlu yatırımların yapılmasının zor olduğunu ifade eden Erdal Bahçıvan, “Bunun için burada KGF gibi yapılara ihtiyaç var. Bizi rekabet anlamında Batılı veya sanayi ülkelerinden ayıran en önemli negatif faktör finans. Sanayi sektörümüz ne yazık ki binbir zahmetle kârların yüzde 50-60’ını faize veriyor. Finansta güçlü bir model oluşturmadan yapılacak diğer teşviklerin tam anlamıyla istediğimiz boyutta heves ve enerji getireceğini düşünmüyorum” diye konuştu.
 
Çift hane zor ama yüzde 5-6’yıaşabilir
 
Erdal Bahçıvan, geçen yıl büyümeye en önemli desteğin sanayiden gelmesinin, büyük bir gurur olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: “Geçen yılki büyüme, 2018’de de aynı ivmeyle devam ediyor. Ben bu yıl da Türkiye’nin, dünya koşullarında olağanüstü negatif bir gelişme olmadığı takdirde yüzde 4’lerin üzerinde bir büyümeyi rahatlıkla yakalayabileceğini düşünüyorum. Nitekim İSO Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) Ocak’ta son 82 ayın en güçlü seviyesinde geldi. Baz etkisini de hesaba katarsak bu yılın ilk çeyreğinin güçlü bir büyümeyle kapatılacağını düşünüyorum. Çift haneli zor ama yüzde 5-6’nın üzerine çıkılabilir.”

ETİKETLER