İTÜ'lü gencin öldürüldüğü olayın görüntüsü ortaya çıktı

DHA |  09 Eylül 2019 Pazartesi - 12:39 | Son Güncelleme : 09 09 2019 - 14:33

Taksim'de İTÜ mezunu 23 yaşındaki Halit Ayar'ın bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Gözaltına alınan 2 zanlı ise adliyeye sevk edildi.


Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde para istedikleri gençlerden birini yaralayıp, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) mezunu 23 yaşındaki Halit Ayar'ın bıçaklayarak öldüren  2 kişi adliyeye sevk edildi.
 
Olay Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde 7 Eylül Cumartesi gece 04.30 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Halit Ayar arkadaşları Mustafa Sinan N. ve Tolga O. ile birlikte caddede ilerledikleri sırada 27 yaşındaki Emra Yaşar ve aynı yaştaki Erhan Kurdal tarafından 'Bize para verin ya da bira ısmarlayın' diyerek yolları kesildi. Halit Ayar ve arkadaşları şüphelilere para vermek istemeyince aralarında tartışma çıktı. Tartışma sonrasında gruplar kavga etmeye başladı. Halit Ayar göğüs, kalp ve çeşitli yerlerinden bıçaklanarak hayatını kaybederken, Mustafa Sinan N. sol kol, sol bacak ve karnından yaralandı.
 
KAÇIŞ GÜZERGAHI GÜVENLİK KAMERALARINA YANSIDI 
 
Olayla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çocukluk arkadaşı olan şüphelileri yakalamak için 5 ayrı ekip oluşturdu. Polis ekipleri olay günü yaşanan ve şüphelilerin kaçış güzergahlarının da olduğu 9 saatlik güvenlik kamera görüntüsü elde ederek çalışmalarını derinleştirerek şüphelilerin adreslerini belirledi. Şüphelilerden Emra Yaşar ve Erhan Kurdal'ın cinayet sonrasında yaya olarak Şişhane ve Kasımpaşa istikametine kaçtıkları daha sonra ise ayrı taksilere binerek Fatih Kocamustafapaşa Mahallesinde bulunan evlerine gittikleri belirlendi.
 
AİLESİNİN EVİNDE KANLI ELBİSELERİNİ DEĞİŞTİRMİŞ
 
Cinayet Büro Amirliği ekipleri şüphelilerden Emra Yaşar'ın Fatih'teki ailesinin evinde kanlı elbiselerini değiştirip ablasının Zeytinburnu'nda bulunan evine gittiğini tespit etti. Ekipler Yaşar'ı ablasının evinde, Erhan Kurdal'ı ise Kocamustafapaşa'da bulunan ailesinin evinde yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheliler sorgulanmak üzere Gayrettepe'de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirildi.
 
PARA İSTEMEDİK, ARAMIZDA SÖZLÜ MÜNAKAŞA OLDU
 
Emniyette ifadesine başvurulan Emra Yaşar ve Erhan Kurdal'ın, 'Böyle bir olay oldu. Biz para istemedik. Oradan geçiyorduk, aramızda sözlü münakaşa oldu. Biz yapmadık' diye ifade verdikleri öğrenildi. 
 
 
CEZAEVİNDE Kİ İYİ HALİ İÇİN İZNE GELDİ, CİNAYET İŞLEDİ
 
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'nde detaylı sorgulamaları yapılan şüpheli Emra Yaşar'ın 'Hırsızlık', 'Yaralama', 'Uyuşturucu' ve 'Tehdit ve Gasp' suçlarından 15 farklı kaydının olduğu 2014 yılında 'Tehdit ve gasp' suçundan tutuklanarak cezaevine girdiği 2016 yılında ise Kırklareli Açık Cezaevine yollandığı ortaya çıktı. Cezaevindeki iyi hali sebebiyle Yaşar'ın 2 Eylül'de ailesinin yanına izne çıktığı öğrenildi. 9 Eylül'de de cezaevine teslim olması gerekiyordu. 
 
9 AY ÖNCE TAHLİYE OLMUŞ 
 
Erhan Kurdal'ın ise yapılan detaylı sorgulamasında, 'Yaralama', 'Uyuşturucu', 'Gasp' ve 'Polise mukavemet' suçlarından toplam 10 kaydının olduğu ortaya çıktı. Yapılan incelemede Kurdal'ın 2019 yılı başında 'Gasp' suçundan cezasını tamamlayarak tahliye olduğu ortaya çıktı. 
 
ADLİYEYE SEVK EDİLDİLER
 
Cinayet Büro Amirliği'ndeki işlemleri tamamlanan Emra Yaşar ve Erhan Kurdal hakkında 'Cinayet', 'Yaralama', '6136 SKM' ve 'Yağma' suçlarından işlem yapılarak Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayına sevk edildi. 
 
İstiklal Caddesi'nde öldürülen gencin ailesi konuştu
 
Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde öldürülen 23 yaşındaki İTÜ mezunu elektrik mühendisi Halit Ayar'ın ailesi konuştu.
 
Acılı anne Hanife Ayar, " Bu caniler bulundular. Ama cezasını nasıl verecekler bilmiyorum. Müebbet mi yiyecek idam mı edilecek. İdam da bunlar için ödül. Bilmiyorum belki her gün bıçaklansın bu insanlar o acıyı onlar da yaşasınlar . Ölmesin sürünsünler. İşkence etmek belki günah ama onlar bizim canımıza kıyıyorlar" diye konuştu.
 
"UÇARI KAÇARI ÇOCUKLAR DEĞİL"
 
Olay gününü anlatan anne Ayar, "O akşam aradı beni saat 11.30'da. "Ben Tolgalar'da kalacağım" dedi. İzin verdim. Uçarı kaçarı çocuklar değil. Alkol alıyorlar mı almıyorlar mı bilmiyorum. Hiç bu alışkanlıklarını görmedim. İçtiği bir meyve suyudur ya da koladır. İçtiyse de içmiştir. Bir sataştıklarını, sarhoş hallerini görmedim. Sabah hastane polisi 06.00'da aradır. Babasının telefonunu aramışlar. Kızım açtı.  'Baba bir şey olmuş' dedi. Eşime eski polis memuru. 'Bir şey mi var söyleyin' dedi. Polisler 'bıçaklı yaralama var hastaneye gelmeniz gerekiyor, durumu kritik demişler'. Kalktık gittik dualarla" dedi.
 
"ÜLKENİN SESİ OLMAK İÇİN BİR ŞEYLER YAPMAK İSTİYORUZ"
 
Kardeşi Melike Ayar da " Ülkenin sesi olmak için bir şeyler yapmak istiyoruz. Abimin sesini duyurmak istiyorum. O sokaklar yankılansın istiyorum.  Bir daha olmasın istiyorum. Ben şu an üniversite öğrencilerinin arkamda olduğunu biliyorum.  Destek versinler. Önce onun adını yaşatmak istiyorum. Biz canımızın korunmasını istiyoruz. Biz neden sokağa on defa düşünerek çıkıyoruz" ifadelerinde bulundu.
 
Halit  Ayar'ın teyzesi Ayten Yüksel ise katilin hafta sonucu cezaevinden izinli çıkmasına tepkisini dile getirerek, "Melek oldu. Kendimizi öyle teselli ediyoruz. Keşke o adamı bizim elimize verseler" dedi.
 
"DEVLETİMİZİN BUNLARIN ÜSTESİNDEN GELECEĞİNE İNANIYORUZ"
 
Baba Mehmet Ayar da " Bizim canımız yandı. Başkalarının canı yanmasın. Daha güzel kanun çıkarsınlar.  Devletimizin bunların üstesinden geleceğine inanıyoruz. Allah devletimize zeval vermesin.  Güzel kanunlar çıkarsınlar ki herkes huzur içinde yaşasın. Biz yandık başkaları yanmasın. Emirgan karakolunda 7.5 yıl çalıştım. Bu olaylara aşinayız. Biliyoruz. Metanetimi korumaya çalışıyorum. Soğukkanlılığımı bozmadım. Bozmak da istemiyorum. Yapacak bir şeyimiz de yok. Kolay değil çok zor. Bir yerde bir eksiklik var ama nerede var bilmiyorum. Halit ilk erkek evladımız. Babamın ismini koydum. Maalesef ömrü kısaymış. Halit çok başarılı bir çocuktu. Madalyaları var. Hocalarında aldığı ödülleri var. En son üniversitesinde yüksek onur listesine alındı. Bunu dahi söylemedi bize. Çok mütevazıydı. Allah bizden çok sevdi diyoruz. Başka bir şey diyemiyoruz maalesef" diye konuştu.