İşte Tahran'daki tarihi zirve sonrası yayımlanan 12 maddelik bildiri

AA |  07 Eylül 2018 Cuma - 15:52 | Son Güncelleme : 07 09 2018 - 16:50

Tahran'da düzenlenen Suriye konulu Türkiye-İran-Rusya Zirvesi'nin ardından yayımlanan ortak bildiride Suriye ihtilafına askeri çözüm getirilemeyeceği ve ihtilafın siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceği inancı yinelendi.


 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir  Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Tahran'da gerçekleştirdiği Suriye  konulu üçlü zirvenin ardından ortak bildiri yayımlandı. Bildiride, üç liderin 4 Nisan 2018'de Ankara'da düzenlenen ikinci  zirveden sonra Suriye'de meydana gelen gelişmeleri değerlendirdiği belirtildi.
Liderlerin ayrıca, Astana formatının Ocak 2017’den bu yana sağladığı  başarılardan, özellikle de Suriye genelindeki şiddetin azaltılmasında katedilen  ilerlemeden ve ülkede barış, güvenlik ile istikrara yapılan katkıdan duydukları  memnuniyeti ifade ettikleri aktarıldı.
 
Ortak bildiride, "(Liderler) Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliği,  bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ile BM şartının amaç ve ilkelerine olan  kuvvetli ve devam eden taahhütlerini vurgulamış ve bunlara herkes tarafından  saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizmişlerdir." denildi.
 
 Bildiride ayrıca, "(Liderler) Terörle mücadele kisvesi altında sahada  yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddetmiş, Suriye’nin  egemenliği ile toprak bütünlüğü konusunda ve komşu ülkelerin ulusal güvenliğini  zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durmada kararlılıklarını ifade  etmişlerdir." ifadesi de yer aldı.
 
 İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki durumun bu ilkeler çerçevesinde  ele alınması konusunda liderlerin mutabık kaldığının belirtildiği bildiride,  Astana formatını tanımlayan iş birliği ruhuna uygun olarak görüşülmesinin  kararlaştırıldığı kaydedildi.
 
   Terörle ortak mücadele
 
    Bildiride şu ifadelere yer verildi: "(Liderler) BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan  DEAŞ, Nusra Cephesi ile El Kaide veya DEAŞ’la bağlantılı tüm diğer bireyler,  gruplar, teşebbüsler ve oluşumların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla  aralarındaki iş birliğini sürdürme kararlılıklarını teyit etmişlerdir. Terörle  mücadelede, yukarıda belirtilen terörist grupların ateşkes rejimine katılmış veya  katılacak olan silahlı muhalif gruplardan ayrıştırılmasının sivil zayiatın  önlenmesi bakımından da olmak üzere büyük önem arz ettiğinin altını  çizmişlerdir."
 
  Siyasi çözüm
 
  Ortak bildiride, liderlerin Suriye ihtilafına askeri çözüm  getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca müzakere edilmiş bir siyasi süreç  yoluyla sona erdirilebileceğine dair inançları yinelendi.
  Siyasi sürecin Soçi’de düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin  kararları ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu olarak  ilerletilmesi amacıyla üç ülkenin aktif iş birliğini sürdürme kararlılıklarını  teyit ettiklerinin belirtildiği bildiri, şöyle devam etti:
 
  "(Liderler) Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde bir siyasi  çözüme ulaşma sürecini ilerletme amaçlı ortak çabaları sürdürme konusundaki  kararlılıklarını yinelemişler ve Anayasa Komitesi’nin kurulması ile  çalışmalarının başlatılmasına yardımcı olmaya yönelik taahhütlerini  vurgulamışlardır."
 
  Hayatın normalleştirilmesi
 
 Tahran zirvesi bildirisinde, tüm Suriyelilerin normal ve huzurlu bir  hayata yeniden kavuşmalarına ve acılarının hafifletilmesine yönelik tüm çabalara  destek olma ihtiyacı da vurgulandı.
 
   Bildiride bu bağlamda, ilave insani yardım göndermek, mayın temizliği  faaliyetlerini kolaylaştırmak, sosyal ve ekonomik tesisler de dahil temel altyapı  unsurlarını eski haline getirmek ve tarihi mirası korumak için başta BM olmak  üzere uluslararası kurumlara çağrıda bulunuldu.
 
 Dönüşler
 
 Bildiride üç lider, sığınmacıların ve ülke içinde yerlerinden edilmiş  kişilerin Suriye'de ikamet ettikleri asıl yerlere güvenli ve gönüllü olarak  dönüşleri için gerekli şartların oluşturulması ihtiyacının altını çizdi.
 
Bu amaçla, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve diğer  uluslararası uzmanlık kuruluşları da dahil, ilgili tüm taraflar arasındaki  eşgüdüm ihtiyacının da vurgulandığı bildiride, "Suriyeli mülteciler ve ülke  içinde yerlerinden edilmiş kişiler hakkında uluslararası bir konferansın  toplanması fikrini değerlendirmek hususunda mutabık kalmışlardır." denildi.
 
 Alıkonulanların serbest bırakılması
 
 Ortak bildiride, BM ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC)  uzmanlarının katılımıyla yürütülen, alıkonulanların serbest bırakılması,  cenazelerin teslimi ve kayıp şahısların tespiti Çalışma Grubu’nun  faaliyetlerindeki ilerlemenin memnuniyetle karşılandığına da değinildi.
 
  Bildiride, bir sonraki üçlü zirvenin Rusya'da yapılacağı duyuruldu.
Suriye konulu üçlü zirvelerin ilki 22 Kasım 2017'de Soçi'de, ikincisi  4 Nisan 2018'de Ankara'da yapılmıştı. Her iki zirvede de Suriye'nin toprak  bütünlüğüne bağlılık ve terörle ortak mücadele için kararlılık vurgulanmıştı.

ETİKETLER