Gazete Vatan Logo

İşsizlik, hapis, stres... Bu meslek hangisi?

Bugün Türkiye’de ‘Çalışan Gazeteciler Günü’. Gazetecilikle ilgili çarpıcı istatistiklere bakıp, kutlanacak bir şey olup olmadığına siz karar verin.

Bugün, yani her yılın 10 Ocak tarihi, Türkiye’de ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak kutlanıyor. 1961 Anayasası hazırlanırken gazeteciler lehine bazı maddeler de anayasaya eklenmiş ve bu yeni durumun bir sembolü olarak 10 Ocak ‘Çalışan Gazeteciler Bayramı’ ilan edilmiş. 12 Mart 1971 askeri darbesinin ardından gazetecilerin bazı hakları geri alınınca bu günün ismi de bugünkü haline dönüşmüş.

Özel günleri kutlamak adettendir. Fakat ‘Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamadan önce şu istatistiklere bakmak ilginç olabilir:

İŞSİZLİK...

* Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013’te açıkladığı verilere göre, üniversite mezunları arasında işsiz kalma oranı en yüksek olan kesim gazetecilik okuyanlar.

* Basın Konseyi’nin dün TBMM’ye sunduğu rapora göre genel işsizlik oranı yüzde 9 iken, gazetecilerde bu oran yüzde 20'leri aşmış durumda.

HAPİS...
* Uluslararası bir örgüt olan Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (Committee to Protect Journalists-CPJ) on beş gün önce açıkladığı rapora göre '2013 Yılında Hapiste olan Gazeteciler' listesinde Türkiye, hapisteki 40 gazeteciyle birinciliği, önceki yıl olduğu gibi yine kimseye kaptırmadı. Türkiye'yi İran, Çin, Eritre, Vietnam, Suriye, Azerbaycan, Etiyopya, Mısır, Özbekistan takip etti.

STRES...
* Önceki günlerde yayınlanan Harris Interactive for Everest College’in yürüttüğü küresel bir araştırmaya göre gazetecilik en stresli meslekler arasında, askerlik, itfaiyecilik, polislik, pilotluk gibi mesleklerin arasında yedinci sırada yer alıyor. Yine gazetecilik kapsamında değerlendirilecek foto muhabirliği de aynı listede altıncı sırada yer alıyor.

Bu kadar işsiz gazeteci varken böyle bir günün isminin başında ‘çalışan’ ifadesinin anlamsızlığı bir yana, bu istatistikler ortada kutlanacak bir şey olmadığını düşündürüyor.

TBMM'YE GAZETECİLİK RAPORU

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) da böyle düşünüyor olacak ki, dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) parti başkan vekillerini ziyaret ederek “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Raporu”nu sundu.

Raporun öne çıkan maddelerini burada aktaralım:

* Özgür bir medya ortamının yolu gazetecilerin örgütlülüğüyle mümkündür. Ancak Türkiye’de basın sektöründe çalışanların sendikalaşması çeşitli yollarla engellenmektedir. Nitekim günümüzde sendikalı çalışan gazeteci oranı yüzde birdir.

* Türkiye’de son on yılda gazeteciler üzerinde baskı giderek yoğunlaşmıştır. İşsiz gazeteci sayısı büyümüş, gazeteciliğin temel hakkı olan eleştiri hakkını kullanan muhabir ve yazarlar kendilerini kapı önünde bulmuşlardır. Sermaye, siyaset, medya sarmalında emek göz ardı edilmiş, sansür ve oto sansür gazetecileri mesleklerini yapamaz hale getirmiştir.

"Gazeteci maaşı yoksulluk sınırının altında"

* Medya sektöründe ucuz emeğin kullanılması niteliksiz bir gazeteciliği beslemektedir. Gazetecilerin aldığı ücret ortalaması Türkiye’de yoksulluk sınırının altındadır.

* Sahada çalışan gazeteci toplumsal olaylarda polisin şiddet uygulamalarına maruz kalmakta ve bu konuda gazetelerinden de destek görmemektedir. Yazılı ve görsel medyanın çoğunluğu savaş bölgelerine gönderdikleri gazetecilerin eğitimini, can güvenliğini, sigortalanmasını sağlayacak koşulları oluşturmamaktadır. Polisler basın kartını göstermesine rağmen toplumsal olaylarda sistemli bir biçimde gazetecileri gözaltına almakta ve çalışmasını engellemektedir.

"Çoğu gazeteci Basın Kanunu'na bağlı değil"

* Son Gezi olaylarında yaralanan 100’e yakın gazeteciyle ilgili TGC ve TGS’nin yaptığı suç duyurularına rağmen hiçbir polis hakkında işlem yapılmamıştır.

* Günümüzde fiilen çalışan gazetecilerin sayısına karşı hukuken gazeteci olanların sayısı çok küçük bir rakam olarak ifade edilebilir. Gazetecilerin çoğunluğu Basın Meslek Yasası dışında kaçak çalıştırılmaktadır.

* Türkiye'de yerel basın üzerinde siyasal baskılarla örgütlenmeler parçalanmakta, gazeteciler birbirine düşürülmektedir. Ana medyanın yerel ekleri, bölgelerdeki yerel gazetelerin satış tirajını olumsuz etkilemekte, yerel basının gelişmesindeki önemli engellerden birini oluşturmaktadır.

"Gazeteciler hala tutuklu"

* Gazeteciler Koruma Komitesi'nin raporunda cezaevlerinde en çok gazeteci bulunduran ülkeler arasında bu yıl birinciliği Türkiye almıştır.

* Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’ndaki iyileştirmeler yapılamamıştır. Çıkarılan paketler de cezaevindeki gazetecilerin tutuksuz ve adil bir biçimde yargılanmasını sağlayamamıştır.

* Türkiye’de haber akışının engellendiği, gizlendiği, istenmeyen haberlerin üzerinin örtüldüğü, görmezden gelindiği bir ortamda halkın gerçekleri öğrenemeyeceği, bilgilenemeyeceği açıktır.

* Dileğimiz; bu 10 Ocak’ın çalışan gazetecilerin sorunlarının parlamentoda ele alınacağı, özgür, bağımsız gazeteciliğin koşullarının oluşturulması için milat olmasıdır.













Haberin Devamı