İş kazalarında kan şekeri etkisi de araştırılacak

AA |  11 Eylül 2019 Çarşamba - 12:44 | Son Güncelleme : 11 09 2019 - 12:44

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Semra Çomu Yapıcı'nın yürüttüğü araştırma projesi kapsamında, inşaat işçilerinden alınan fizyolojik veriler, istatistiki data ile karşılaştırılacak ve elde edilecek bulgularla kazaların önlenmesi yönünde yapılabileceklere dair çözüm önerileri ortaya konulacak.


Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Semra Çomu Yapıcı, "İnşaat  Sektöründe Meydana Gelen İş Kazaları için Fizyolojik Risk Faktörlerinin Analizi"  konulu bir araştırma projesi yürütüyor. Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi  İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde tamamlayan ve yüksek lisansını ABD'de Columbia  University'de yapan Yapıcı, doktora derecesini Virginia Polytechnic Institute and  State University'den aldı.
 
Yapıcı, araştırma kapsamında inşaat sektöründe çalışan işçilerden  biyometrik (fizyolojik) veriler toplayarak kazaların sıklıkları ile bu veriler  arasındaki ilişkiyi analiz edeceklerini belirterek, projede temel istatistiki  verileri SGK'den aldıklarını aktardı.
 
İnşaatlarda çalışan işçilerden alınacak fizyolojik veriler kapsamında  kan şekeri ölçümlerinin literatürde ilk kez bu araştırmada kullanıldığına dikkati  çeken Yapıcı, proje hakkında şu bilgileri verdi:
 
"SGK'den aldığımız verilerle elimizde inşaat sektöründe geçmiş  yıllarda gerçekleşen kazaların hangi gün ve saatte olduğu gibi detayları da  içeren geniş bir veri tabanı oluştu. Örneğin inşaatlarda kazaların sıklıkla  pazartesi ve salı günleri olduğunu görüyoruz. Yaz döneminde kazaların gerçekleşme  oranı kış dönemine göre daha fazla ve kazaların sabah saatlerinde gerçekleşme  sıklığı yine daha yüksek. Sabah 10.00-11.00 arası ya da öğle yemeği molası  öncesinde kazalar daha sık gerçekleşiyor. Fizyolojik verileri almak için ise iki  farklı sensörle çalışıyoruz, bileklik ve kan şekeri. Kan şekeri iş kazaları  özelinde literatürde ilk defa değerlendirilen bir faktör. Daha önce nabız, kalp  atımı, tansiyon, vücut sıcaklığı gibi değerler kullanılmış. Biz bu ölçümlere ek  olarak sahada çalışan işçilerle kan şekeri ölçümlerine başladık. Şeker ölçümü  önemli zira kan şekeri seviyesi vücutta uyku hali, yorgunluk ve dikkat  dağınıklığına neden olan faktörlerin başında geliyor. Ayrıca, kişi stresli  olduğunda şeker seviyesinin yükseldiği de biliniyor. Dolayısıyla bu çalışmada  'SGK'den elde ettiğimiz istatiksel verilerle işçilerden topladığımız fizyolojik  veriler arasında bir korelasyon var mı? İşçilerin bedenlerinin belirtileri bize  kaza olma ihtimalini gösteriyor mu?' gibi sorulara cevap arayacağız."
 
Yapıcı, proje kapsamında kullanılan kan şekeri ölçüm sensörünün,  diyabet hastalarının kullandığı sürekli kan şekeri takip cihazı olduğunu  kaydederek, fizyolojik verilerin kablosuz olarak alıcıya aktarıldığını ve kan  şekeri seviyelerinin gerçek zamanlı takip edildiğini, çalışmada kullanılan  bileklik şeklindeki diğer sensör ile de avuç içi terlemesi, kalp atım hızı ve  vücut ısısı olmak üzere üç farklı veri daha toplandığını anlattı.
 
"En sık rastlanılan kaza tipi nedeni yüksekten düşme"
 
Araştırmada en fazla riskle karşı karşıya olan yüksekte görev alan  işçilerle çalıştıklarını belirten Yapıcı, ocak-şubat döneminde kış verisini  toplama aşamasına geçileceğini, detaylı bir analizin ardından uygulamada  olabilecek iyileştirmelere dair öneriler getirmeyi planladıklarını ifade etti.
 
Dr. Öğretim Üyesi Semra Çomu Yapıcı, inşaat sektöründeki kazalara  ilişkin şunları aktardı:
 
"Literatüre baktığınızda dünyanın neresinde olursa olsun bu sektörde  en sık rastlanılan kaza tipi nedeni yüksekten düşme. ABD veya Avrupa'da da inşaat  sektörü iş kazalarında başı çeken bir sektör. 2017 yılı SGK istatistiklerine göre  Türkiye'de ölümlü kaza sebeplerinin başında yüzde 44,4 oranıyla yüksekten düşme  geliyor.  Ardından yüzde 17,8 oranıyla trafik ve iş makineleri kazaları izliyor.  Sağlık sorunları nedeniyle olan ölümlerin oranı ise yüzde 10,4. Yine SGK  istatistiklerine göre 2017 yılında ülkemizde 359 bin 653 iş kazası gerçekleşmiş  olup bu kazaların 62 bin 802'si inşaat sektöründe meydana gelmiş durumda.   İnşaat, doğası gereği çok riskli bir sektör ve kolektif çalışmayı gerektiriyor.  Dolayısıyla bu sektörün gerçeklerini de düşünürsek, iş güvenliği kültürünün  oluşması sadece Türkiye özelinde bir problem olarak görülmemeli. Ancak Türkiye'de  maalesef denetim konusunda bilhassa henüz istenen noktada değiliz. Kazaların  yüzde 88'i işçinin iş güvenliği açısından hatalı davranışları nedeniyle  gerçekleşiyor, bu çok büyük bir oran. Bu aslında sıfıra indirebilecek bir oran.  Bu noktada önlem alınabilmesi için işverenin işçiye rahat çalışabileceği ekipmanı  sağlaması ve eğitimler vermesi, işçilerin de iş güvenliği konusunu daha ciddiye  almaları gerekiyor."
 
  
 

ETİKETLER