İnsani tarafım, çizdiğim profilden çok farklı

15 Nisan 2015 Çarşamba - 2:30 | Son Güncelleme : 15 04 2015 - 2:30

Yeşim Salkım, yeni şarkısı ‘Şehrin Işıkları’ ile müzikseverlerle buluştu. Hafta Sonu dergisi, Salkım ile sektöre ilk adım attığı yıllardan yeni şarkısına, geçirdiği ameliyattan oyunculuğa ve eşi Hakan Eratik’le ilişkisine kadar her şeyi konuştu


Bir ay önce bir ameliyat geçirdiniz. Şimdi nasıl sağlık durumunuz?                         

Çok zor geçti ama Allah’a şükür şimdi çok iyiyim.  

Sanıyorum sahne sonrasında bu durum yaşandı. O gece neler oldu? 

Ben uzun zamandır bir miyom taşıyordum ama bu miyom artık çok büyümüş ve bir kitleye dönüşmüş. Kitle tamı tamına 20 santimetre boyutundaydı ve neredeyse karnımda 5,5 aylık bebek kadar olmuş. Bu da rahmime aşırı baskı yapmış ve organların içine doğru büyümüş. Dışarıdan ve ultrasonla bakıldığında bu kadar büyük olduğu aslında görünmüyordu. Ameliyattan sonra doktor da, biz de şok yaşadık. Çünkü bu kitle gerçekten çok büyüktü. Bir gece konser verdim, konserim sonrasında aşırı bir kanamayla uyandım, sonra da hastaneye götürdüler ve orada iç kanama geçirmişim. Hemen müdahale edip iç kanamayı temizlediler. Hastanede kaldım, sonraki gün de İstanbul’a döndüm ve doktorum “Hemen operasyon yapmamız gerekiyor” dedi. Çünkü miyomların kötüye çevirme durumu oluyormuş...

Sebebi neymiş peki bu miyomların oluşmasının? 

40 yaştan sonra kadınlarda olabilen bir şey. O yüzden kadınlara zaten sık sık göğüs ve rahim kontrollerinizi yaptırın deniyor. Ne olacağı belli olmaz. Ben çok sık kontrolümü yaptırıyordum. Miyomumu ilk öğrendiğimde boyu 3 santimetreydi. Sonra hamilelik oldu ve o dönem aşırı kan kaybı olur diye alamadılar. Hamileliğimi de miyomla geçirdim. Bu genelde kadınların sıklıkla yaşadığı bir sıkıntı; bazen göğüste, bazen de rahimde oluyor. Şimdi miyomla beraber rahmim de alındı. Çok şükür bir sıkıntı kalmadı. Dünyada kadınlar bilerek gidip aldırıyorlar... Dikkat etmek lazım böyle şeylere. Yumurtalıklarım var ama keşke yumurtalıklarım da alınsaydı diye düşündüm.  

Angelina Jolie bu tarz bir riskten dolayı rahmini aldırmıştı... 

Ben yumurtalıklarımı da aldırmayı düşünüyorum. O yumurtalıklarını erken menopoz yaşamamak adına aldırmamış ama benim bu saatten sonra açıkçası çok da umrumda değil. Zaten vücudum erken menopoza girmiştir diye düşünüyorum. Yumurtalıkların artık benim için çok gerekli olmadığını düşünüyorum ve aldıracağım. Kadınlar bunu “Ah kadınlığım elden gidiyor” şeklinde yorumluyorlar. Fakat hiç öyle değil. Kadınlık rahimle, yumurtalıkla ölçülemez.

‘HAKAN BENİM YOL ARKADAŞIM’

Eşiniz Hakan Eratik ile beş buçuk yıldır berabersiniz. Şu an ilişkiniz nasıl bir hal aldı bu kadar yılın ardından? 

İki yıl sevgiliydik, altı yıldır da evliyiz. Sekiz yıldır beraberiz. Hakan’la evliliğimiz bayağı bir dönüşüm geçirdi. “Belli bir yıldan sonra çiftler birbirlerine benzer” derler ya, bizde de öyle. Eş olmak, hayat arkadaşı olmak güzel bir duygu. Kırıp dökeceğin birinin olması karşında güven veriyor. Çünkü başkalarını mı ısırayım? Onu ısıracağım tabii ki (gülüyor). Birbirimizin gözüne baktığımızda ne demek istediğimizi anlıyoruz. Eşim bu ameliyatta bana kanını verdi ve hastanede beni tuvalete götürdü. O benim çocuğumun babası, dostum, arkadaşım, her şeyim... Öpüşmek, sevişmek, aşk, bilmem ne bunlar bir yere kadar. Arkadaşlık başka bir duygu. Biz çok iyi arkadaşız. O yüzden Hakan benim için çok önemli. O benim yol arkadaşım.  

‘Artık albüm yapmayacağım’ 

Yeni şarkınız ‘Şehrin Işıkları’ albümüne ne kadar süredir hazırlanıyorsunuz? 

‘Şehrin Işıkları’na aslında üç yıldır hazırlanıyoruz. Çünkü üç yıl önce yapılmış bir çalışma o. Ben şarkılarımı hazırlamıştım ancak dizilerden zaman kalmamıştı. Rakam olarak saydım ve neredeyse 90 bölümdür ekrandayım. Geçen gün “Allah’ım sürekli setteyim herhalde ben” dedim kendi kendime. Üç, dört ayda bir artık hazırladığım şarkılarımı dinleyicilerime sunacağım.  

Hepsi hazır yani şarkıların ama albüm olarak çıkarmadınız? 

Artık albüm yapmayacağım. Şarkıların albüm olarak çıktığında ne şarkıcıya, ne de yapımcıya bir getirisi var. Dünya da artık bu sistemde işliyor. Albüme hiç gerek yok.  

Albüme geri dönersek, İstanbul’da şehrin ışıklarını en çok nerede hissediyorsunuz? 

Çok yer var ama Galata benim için çok ayrıdır. Hatta geçen gün Ada’yı götürdük, “Rapunzel’in kulesi” diyor oraya. Gece oraya çıkıp, İstanbul’u  izlemeyi severim. Çamlıca’yı da severim. Gece yaşamayı daha çok seviyorum. Evlerin ışıkları yanınca hepsinde ayrı hikaye olduğunu düşünürüm. Anneannem öyle derdi gece olunca, “Bak şimdi o evlerde neler yaşanıyor” diye... Ölüm, doğum, mutluluk, acı hepsi oluyor.  

‘Hayat beni böyle yaptı’ 

1997’den beri albümlerinizi kendi şirketiniz olan Yeşil Müzik’ten çıkarıyorsunuz, birçok ismi de piyasaya kazandırdınız; Şimdi görüşüyor musunuz o isimlerle?  

Cenk’le ara ara görüşüyoruz. Ama sanırım hepimizin hayata dair kavgaları oldu ve hepimiz kendi ekmeğimizin peşine düştük. Bir araya gelip, oturup, sohbet etme imkanımız hiç olmadı bu isimlerle. Bir de ben biraz böyle tercih ettim. ‘Celebrity’ dediğimiz dünyada ben biraz daha kapalı yaşamayı seven bir kadınım. İşim olmadığı zaman evimde olmayı tercih ederim.

20 yaşında anne olmanızın da etkisi olabilir mi? 

Belki de... Çok erken yaşta sorumluluklarla tanıştım. Bu yüzden hiç içki içemedim. Bu benim içimde ukdedir. Çünkü ben kendi arabamı kullanıyordum ve içki içemezdim. Doğru mu yaptım? Hayır, çok da doğru yapmadım. Çünkü hayatın bir kısmını kendimde eksik bıraktım. Sürekli duvarlarının olması çok da güzel bir şey değil. Belki de bundan hastalandım. Çünkü baktığın zaman aslında çok eğlenebilen bir kadınım. İnsanlara ne kadar eğlenceli olduğumu çok da gösteremedim. İnsani tarafım, çizdiğim Yeşim Salkım profilinden çok farklıdır aslında. Bazen evin içinde yıkanmadan, üç gün leş gibi gezdiğimi bilirim. “Kimse bana karışmasın” der, gezerim. Ama bu tarafımı insanlar bilmez. Bundan yana sıkıntılıyım. 45’imden sonra da değişemem herhalde. Çoğu insanın gözünde donuk, donyağı gibi bir kadınım.