İlkokul mezunuydu 50'sinde öğretmen oldu!

07 Mart 2017 Salı - 11:08 | Son Güncelleme : 07 03 2017 - 11:24

İlkokul mezunuyken halk eğitim merkezinin açtığı kurslara katılarak liseyi dereceyle bitiren Şükran Karban, en büyük hayali olan el sanatları öğretmenliği hedefine 50 yaşında ulaştı.


 

İlkokul mezunuyken halk eğitim merkezinin açtığı kurslara katılarak liseyi başarıyla bitiren Şükran Karban, en büyük hayali olan el sanatları öğretmenliği hedefine de 50 yaşında ulaştı. 

Kadınlara örnek olan Karban: "Meslek sahibi olmak benim için hayaldi, gerçek oldu. Özellikle genç kadınlar evde oturmasınlar, bu tür kurslara gelip  meslek sahibi olsunlar, kendime güvenim arttı. Çocuklarımla daha iyi iletişim kurmaya başladım. Çocuklarım benimle gurur duymaya başladı. Öğretmen olduktan sonra kayınpederim beni, 'Hoş geldin hoca hanım' diyerek karşılamıştı, onu hiç bir zaman unutmam" dedi.

Çankaya Belediyesine ait, çeşitli kursların düzenlendiği Çankaya Evleri'nde el sanatları öğretmeni olarak çalışan 57 yaşındaki Karban, 7 yıldır öğretmenlik yapıyor. İlkokulu Bolu'nun Mengen ilçesinde okuyan, Ankara'ya 1970 yılında yerleşen, ancak okuma imkanı olmayan Şükran Karban, evlendikten ve çocukları okula başladıktan sonra artık kendisi için bir şeyler yapmaya karar verdi.

Karban, yarım kalan okuma hayalini gerçekleştirmek için halk eğitimin açtığı okuma-yazma kursuna başvurdu. Ortaokulu ve liseyi dereceyle bitiren Şükran Karban, halk eğitimde öğretmenlik yapması için gelen teklifi kabul etti.

Kurs verebilmesi için gereken 900 saatlik eğitimi içeren sertifikayı da alan Karban, böylece öğretmenlik mesleğine de ilk adımı atmış oldu.

"Kendime güvenim arttı"

En büyük hayali olan el sanatları öğretmenliğini yapan Şükran Karban, hayatındaki büyük değişimi ise şöyle anlattı:

"Kendime güvenim arttı. Çocuklarımla daha iyi iletişim kurmaya  başladım. Çocuklarım benimle gurur duymaya başladı. Bu süreçte eşimle beraber beni çok desteklediler. Kendi ailemde de farklı tepkiler oldu. Annem, 'Ne yapacaksın bu yaştan sonra okuyup' diye söylendi. Ama babam her zaman destek oldu. Kursa giderken babam rahatsızdı. Sabahları gidip onun ihtiyaçlarını karşılayıp, babama 'Ben ders çalışmaya gidiyorum' dediğimde, 'Allah zihin açıklığı versin' derdi. Kayınpederim ve kayınvalidem de çok desteklediler. Öğretmen olduktan sonra kayınpederim beni, 'Hoş geldin hoca hanım' diyerek karşılamıştı, onu hiç bir zaman unutmam."

Okula gidememiş kadınlara, kurslara gidip okuma-yazma öğrenmelerini tavsiye eden Karban, "Okuyup çocuklarına daha faydalı olabilirler. İlkokul mezunu anne ile lise mezunu anne arasında fark vardır. Hiç bir zaman evde boş oturmasınlar. Kendi paranızı kazanmak çok farklı bir duygu." diye konuştu.

"Çocuklarım üniversite için ısrar ediyor"

Çocuklarını üniversiteyi okumaları yönünde teşvik ettiğini anlatan Şükran Karban, bir oğlunun ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü'nü bitirdiğini ve yurt dışında eğitimini sürdürdüğünü, diğer oğlunun ise Konya Selçuk Üniversitesi'nden mezun olduğunu, çocuklarının da kendisine üniversiteye gitmesi konusunda ısrar ettiğini belirtti.

Karban, "Benim için meslek sahibi olmak hayaldi, gerçek oldu. Bana değer kattı. Genç kadınlar özellikle evde oturmasınlar, bu tür kurslara gelip meslek sahibi olsunlar. Evde oturup da komşularla gezmeyi sevmiyordum. Bir şeyler yapmak, kitap okumak en büyük hedefimdi, bunu başardım." dedi.

"En fazla kursiyeri olan hocadır"

Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonuna bağlı Atatürk Toplum Eğitim Merkezi Başkanı Mizyel Zorluoğlu da kadınların statüsünün yükseltilmesi amacıyla belediyelerle yapılan protokoller kapsamında eğitim verdiklerini  belirtti.

İş ve meslek sahibi kadınlardan oluşan soroptimistlerin (en iyiyi amaçlayan kadınlar) Türkiye'de birçok yerde faaliyet gösterdiğini anlatan Zorluoğlu, kadınların hayata bakışını değiştirmek için çalıştıklarını söyledi.

Mizyel Zorluoğlu, kursiyerleri Şükran Karban'ın bütün kurslara katıldığını ve çok başarılı olduğunu belirterek, "Şükran hoca, kursları en yüksek dereceyle bitirdi. Bize hocalık yapmasını istedik. Branşı için 900 saat gerektiren sertifikasını aldı. Halk eğitim müdürü uygun gördü ve ataması yapıldı. Kurslarını çok başarılı şekilde yürütüyor. En fazla kursiyeri olan hocadır. Her gelen 'Şükran hoca varmış burada' diye gelir ve o sınıftan çok güzel eserler çıkar." şeklinde konuştu.

"Onun gibi çok örneğimiz var"

Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu İkinci Başkanı Servet Maşlak da Türkiye'de 39, Ankara'da 6 toplum eğitim merkezlerinin bulunduğunu ifade ederek, amaçlarının kadınların hayatını iyileştirmek olduğunu anlattı.

Açtıkları kurslarla kadınlara meslek edindirmeye, beceri kazandırmaya çalıştıklarını dile getiren Maşlak, "Şükran hocamız yıllar öncesinden bize katılan bir kursiyerimiz. Onun gelişmesi bizi çok mutlu ediyor. Onun gibi çok örneğimiz var." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

 

Yorum Yazın
Gönder
Yorumlar
    Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...