İlk zehri Devlet Tiyatrosu’nda aldım

KEREM AKYILDIZ / akyzkerem@gmail.com |  02 Haziran 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 02 06 2018 - 2:30

Bir TV fenomonine dönüşen “Deniz Yıldızı” dizisiyle çıkış yakalayan Başak Akbay, “Kendimi tekrar ediyor olmak bir süre sonra mesleğime ihanet gibi geldi.” diyor.


Oyunculuğa nasıl başladınız?

Şarkı söylerken beni dinleyen Amerikalı bir müzik öğretmeninin tavsiyesi üzerine başladım diyebilirim. Babama bir yemekte “Kızınızın sesi çok güzel ve gür bence tiyatroyu denemeli” demiş. Sonrasında “Trabzon Devlet Tiyatrosu kurs açıyor” ilanına denk geldik. Babam katılmalısın dedi tamam dedim. Ve yedinci sınıfta ciddi anlamda tiyatro tanımıyla tanıştım. Öncesinde okulda yazıp oynadığım skeçleri saymıyorum yani. İlk zehri devlet tiyatrosunda aldım.

Oyunculuğu seçmeseydiniz nasıl bir mesleğe yönelirdiniz?

Sanırım şov kadını olurdum. Şarkı söyleyip dans ederdim. Dans etmeyi çok seviyorum ve salt işim o olsaydı saatlerimi dansa ve şarkı söylemeye vererek, her gün çalışarak tazelenerek yasayabilirdim. Oyunculuk da vakit alan bir iş olduğu için istediğim ölçüde yapamadım bunu. Dans ettim ama oyunculuğa katkı sağlayacak kadar. Şan dersleri de aynı şekilde hep işime, bana destek. Keşke maddi manevi anlamda hepsini yapabilsem.

 

İlk oyunculuk deneyiminiz nasıldı?

Liseler arası festivalde oynadığımız “Bin bir Gece Masalları”ydı. Pijamalar eşliğinde kılıktan kılığa giriyordum. Ve tüm seyirciden aynı yorumu aldım; “Sen bu işi yapmalısın. Sahne senin yerin.”

“Deniz Yıldızı” dizisi size neler kattı?

Ah Deniz Yıldızı... Ekranla ilk buluşmam. Harika bir deneyim. Ekran okulu. Öncesi olmadan sonraki duyguyu oynamayı, sonrasında başa dönebilmeyi, her türlü duygu geçişini, aks, ışık  her şeyi orda öğrendim. İnsan günlük diziyi bu denli kotarabildikten sonra her şeyi oynayabilirim diyor kendi kendine.

 

Bedenime ve sesime dikkat ediyorum

1287 bölüm boyunca hiç sıkıldım dediğiniz oldu mu?

Oldu tabii olmaz mı? Her insan için tekrara düşmek zordur. Pelin’in her anına merakla tanık oldum ama kendimi tekrar ediyor olmak bir süre sonra mesleğime ihanet gibi geldi. Ama yine de onu başka bir ele teslim etmek ya da ondan vazgeçmek istemedim. Benim yeter dediğim noktada da dizi final yaptı.

Bundan sonra nasıl bir rolle seyircinin karsısına geçmek istiyorsunuz?

Hakiki bir kadın olarak açıkçası. Ne siyah ne beyaz... Hayatı olması gerektiği gibi yasayan ve izleyiciye ders niteliğinde bir karakterle mesela. Ütopik kötü kadın değil kötü olduğunda da haklı bulunabilecek bir kadın olsun isterim.

 

Sizce bir oyuncu en çok neye dikkat etmeli?

Enstrümanına tabii ki. Yani bedenine ve sesine.

Yakın zamanda sizi farklı bir film veya dizide görebilecek miyiz?

Geçen sene çekip vizyonunda sorun yaşadığımız filmimiz Dua Et Kardeşiz’in 22 Haziranda vizyona girmesi bekleniyor. Menajerim Levent Ünalan ile projeleri değerlendiriyoruz.

ETİKETLER