İlhamımı kaybettiğim eşimden alıyorum

Burak Tapan/brktpn@gmail.com |  23 Eylül 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 23 09 2017 - 2:30

Türkiye’ye ilk defa gelecek olan, Kanadalı neo-klasik müzisyeni, çellist Zoe Keating, 27 Eylül’de Salon İKSV’de sahne alacak. Performansı sırasında tek kişilik orkestraya dönüşen Keating’le konseri öncesi konuştuk.


Öncelikle Türkiye’ye ilk defa geliyorsunuz.Merak ettiğiniz neler var ? 
 
En çok yemeklerinizi merak ediyorum. Birçok arkadaşım bana Türk mutfağının muhteşem olduğundan bahsetti. Bunu söylemekten utanıyorum ama Türkiye’ye ilk ziyaretim ve bu yüzden her şeyi merak ediyorum.
 
İsmini duyduğunuz, ilginizi çeken Türk müzisyenler oldu mu? 
 
123 adlı grubu çok seviyorum. Bunu Norveçli bir trompetçi arkadaşım önermişti. Ben indie pop, caz vb. akımlarından etkileniyor ve gelecekte solo çalışalarımda bu soundları yeniden uyarlamak istiyorum. Biraz fantazi gibi ama bir gün mutlaka bu tarz çalışmalara başlayacağım.
 
Müziği yaratma sürecinizi nasıl anlatırsınız? 
 
Her performans benim için çok özel ve kendimi yenilenmiş ve tazelenmiş hissettiriyor. Yılda birkaç farklı zamanda şarkılarımın üzerinden bir kez daha geçer, bunları yeni teknolojilerle harmanlarım. Bu yenileme, müziğimin daha gerçek olmasını ve sahne performansımın önemli seviyelere çıkmasına destek oluyor. Her gün çello çalıyor, alıştırmalar yapıyorum. Bu çalışmalar sırasında bazı şarkıları dört farklı teknik ile çalmaya gayret ediyorum, olur olmaz zamanlarda ayak pedalıyla şarkıya müdahale ediyor, notalardaki hataları ayıklıyorum. Belki öğretmenlerim buna alıştırma demez ama müziğimin sınırlarını ben böyle zorluyorum.
 
Uzun yıllar sahneye korkarak çıktım
 
Size “Tek kişilik orkestra” diyorlar... Görsel ve işitsel olarak tüm sahneyi domine edebiyorsunuz...
Düz bir sanatçı değilim. Karakter olarak çok utangaçım ve uzun yıllar sahneye korku ile çıktım. Açıklamak zor, konser vermeyi çok seviyorum, ancak yine sahneye çıkmadan önce endişe dolu hissediyorum.
 
Kendimi saçlarımla ifade ediyorum
 
Saçlarınız da çok konuşuluyor. Sahne deneyiminizin bir parçası aslında değil mi?
 
Evet kendimi saçlarımla ifade etmek hoşuma gidiyor! Bir gitarist gibi sahnede basmadık yer bırakma şansım yok bu nedenle saçlarım bu işi benim yerime yapıyor.