İkna edemedi!

Muhammet KAÇAR- Hayati YALÇIN / DHA |  03 Ağustos 2010 Salı - 18:27 | Son Güncelleme : 03 08 2010 - 18:27

Arda Ergül adındaki çocuğu kucağına alıp seven Kılıçdaroğlu, onu bir türlü ikna edemedi


3 yaşındaki Arda Ergül adındaki çocuğu kucağına alıp seven Kılıçdaroğlu, sütlaç yedirmek istediği küçük çocuğu ikna edemedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu, Bayburt Saat Kulesi meydanında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada hükümeti eleştirdi, “Bayburt Bayburt olalı, 8 yıllık AKP iktidarında gördüğü zulmü hiçbir iktidar döneminde görmedi. Bunlar fakir fukara, garip gureba dediler. Alah Peygamber dediler, bir bir köşeyi döndüler. Hepsi mal mülk sahibi oldu. Temiz duygularınızı inançlarınızı sömürdüler” dedi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğu, Bayburt’un Madenli köyünde, davul zurna eşliğinde halayla karşılandı. Kılıçdaroğlu, partilileri selamladıktan sonra kent merkezindeki mitin alanına geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Süha Okay ile İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’in de katıldığı miting sırasında çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı. Saat kulesi ile çevre binalara keskin nişancıların yerleştirilmesi dikkat çekti. Miting alanında, ‘Düş gördüm, düşümü hayra yordum. Recep’i düşerken, Kemal’i uçarken gördüm’, ‘Güneş doğunca ampul söner’ yazılı pankartlar açıldı.

36 YIL SONRA ZİYARET

1973-1977 yılları arasında Belediye Başkanı olan Nihat Köklü'nün oğlu CHP Merkez İlçe Başkanı Necip Köklü, kente CHP Genel Başkanı olarak en son 1974 yılında merhum Bülent Ecevit'in geldiğini, o tarihten sonra lider düzeyinde ziyaret olmadığını söyledi.

COŞKULU KALABALIK

Saat Kulesi Meydanı'nda 5 bin kişilik coşkulu bir kalabalığa hitap eden Kılıçdaroğlu konuşmasına, “Halka yalan söylemeyeceğiz dedik. Yapacağımızı diyeceğiz dedik. Yurttaş-siyaset arasındaki güven bağını kuracağız. Doğrusunu söyleyeceğiz ki millet bize güvensin. Siyasetçiye halk güvenmez. Bugün böyle söyler, yarın bakalım ne yapacak diye bekler. Buraya gelmedik, sizi dinlemedik. Ayağınıza gelmedik, bize oy vermediniz. Oyumuz düşük. Kabahat sizde değil bizde. Suçumuzu itiraf edelim. Size söz. Siyasette sizi düşüneceğiz, sizin için çalışacağız. Size söz. Cebimizi düşünmeyeceğiz, halkı düşüneceğiz” diyerek başladı.

TEMİZ DUYGULARINIZI SÖMÜRDÜLER

Siyasette yeni olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, siyasete atıldıktan sonra ailesini araştırdıklarını, ancak boğazından haram lokma geçmediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bayburt Bayburt olalı 8 yıllık AKP iktidarında gördüğü zulmü hiçbir iktidar döneminde görmedi. Bunlar fakir fukara, garip gureba dediler. Allah Peygamber dediler, bir bir köşeyi döndüler. Hepsi mal mülk sahibi oldu. Temiz duygularınızı, inançlarınızı sömürdüler. İnanç sömürüsüne son vereceğiz” dedi.

İNANÇLAR SİYASETİN KONUSU DEĞİL

İnançlara saygılı olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında bunun teminatı olacağını söyledi. İnançların siyasetin konusu olmadığını, ikisinin farklı olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Allah ile kulun arasına kimse giremez. Dinimizde de böyle bir şey yoktur. Ama din tüccarları bunu yapıyorlar. Kimlik de siyaset konusu değildir. İnsanlar anne babalarını seçme hakkına sahip değildir. Anne babası ile şeref duyar. Siyaset, işsizlik ve yoksulluğu gidermektir. Siyaset halk için çalışıp, onurlu Türkiye’yi ayağa kaldırmaktır. Siyaset, meclise geldikten sonra cebini değil halka hizmet etmeyi düşünen milletvekili anlayışıdır. Siyaset budur” diye konuştu.

DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRACAĞIZ

Alanda toplananlara, “Siz TBMM’de hayali ihracatçı, ihaleye fesat karıştıran, halkı değil de cebini düşünen iş takipçiliği yapan milletvekili ister misiniz?” diye soran CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında önce dokunulmazlıkları kaldıracakları sözünü verdi. Herkesin hesabını vereceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bu Anaysa değişikliğinde dokunulmazlıkları kaldıran bir madde var mı? Niye yok? Neden korkuyorsun? Boğazından aşağıya haram lokma inmediyse, kul hakkı yemediysen dokunulmazlıkları neden kaldırmıyorsun? Yiğit adam, sözünde duran adam, kararlı adam, halk için çalışan adam önce dokunulmazlıkları kaldırır” dedi.

BOP EŞ BAŞKANI KİM?

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Bir komşumuz var Irak. Irak işgal altında demokrasi dediler, binlerce insan öldü. Binlerce Müslüman kadına tecavüz edildi. 23 cami yerlebir edildi. Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) eş başkanı kimdir? Recep bey desin ki, ben değildim. Eğer bu projenin eş başkanıysan, binlerce Müslüman öldü, binlerce kadına tecavüz edildi. Recep bey ne dedi biliyor musunuz? ‘Kahraman ABD askerlerine başarılar diliyorum.’ Size şikayet ediyorum Recep beyi. Eğer, ‘ben bu lafı etmedim’ diyorsa, dışarıda yayınlanan dergiden hem İngilizce hem Türkçesini Bayburtlunun önüne koymaya şeref sözü veriyorum.

Siz hiç bir ülkede bir Başbakanın şehitlere kelle dediğini duydunuz mu? Bir başbakan şehitlere kelle dedi. Bir şehit yakını dava açtı, 3 kuruşa mahkum etti. Başbakan o hakime derhal müfettiş gönderdi, soruşturma açtılar. Şehitlere kelle diyen bir Başbakan’a Bayburtlu gidip, sen çok güzel yaptın diyecek mi? Senin Anayasa’na da evet diyecek mi? Elinizi vicdanınızı koyup sandığa öyle gidin."

HAVUZLU VİLLALARINIZI EMEKLİLERE AÇIN

“Siyasete zenginleşmeyeceğiz, havuzlu villalarda da oturmayacağız. Halk gibi yaşayacağız” diyerek konuşmasını sürdüren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yırtık ayakkabı ile siyasete gireceksin. Fakir fukara edebiyatı yapacaksın. Sonra köşeyi döneceksin. Üsküdar’da etrafına çift duvar örülü villa yapacaksın. İçindeki malzemeleri İtalya’dan getireceksin. Yanında helikopter bekleyecek. Sonra diyeceksin ben halktan birisiyim. Ben garip gurebayı düşünürüm. 3 aydır söylüyorum. Bir tek laf bile çıkmadı. Oysa bir şey söyleyince kıyameti koparıyorlar. Bu havuzlu villaları emeklilere açın. Emekliler gitsin baksın orada ne oluyor. Başbakan 2004’de ‘Emekli aylığı ile geçinemiyorum, şirket kurdum’ dedi. Emekli aylığı ne kadar Başbakan’ın: 10 bin lira. Normaldir. Bir Başbakan o kadar emekli aylığı alır. 10 bin lira alıyorsun, ‘geçinemiyorum’ diyorsun. Taksi parası vermez, çocuklar masraf etmez. Ey sayın Başbakan. Sen 10 bin lira ile geçinemiyorsun da bir emekli, 500-600 lira ile nasıl geçinecek? O lafı söylerken hiç mi vicdanın sızlamadı?” dedi.

Kılıçdaroğlu konuşmasını, “Bizim siyasi inancımızda, normal inancımızda da sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Yoksulun da onuru var diyoruz. Biz aile sigortası getireceğiz. Yoksul ailede kadının hesabına asgari ücret kadar parasını yatıracağız. Onun yoksulluğunu koruyacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu bireyi yapacağız. Ben bunu söyleyince Başbakan diyor ki ‘reçeten nedir? Ver bakalım.’ Sen 8 yıldır oturuyorsun, yoksulluğu sömürüyorsun. Bu saatten sonra reçete arıyorsan ayrıl o koltuktan, reçetesi olan gelsin” diyerek noktaladı.

Miting sonrası Bayburt CHP İl Başkanı Hasan Türker’in hediye ettiği bakır tabağı alan Kılıçdaroğlu, Akşar Beldesi’ne geçti ve burada da ikram edilen sütlacı yedi. 3 yaşındaki Arda Ergül adındaki çocuğu kucağına alıp seven Kılıçdaroğlu, sütlaç yedirmek istediği küçük çocuğu ikna edemedi. Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler Gümüşhane’ye hareket etti.

KUŞBURNU SUYU İÇTİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bayburt mitinginin ardından karayolu ile Gümüşhane’ye hareket etti. Tekke Beldesi’ni uğrayan Kılıçdaroğlu, CHP Belde Teşkilatını ziyaret etti, organik kuşburnu suyu içti, köme ve pestil yedi. 88 yaşındaki Recep Demirkıran ile bir süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, Demirkıran’ın, “Recep’i silkeledin” sözleri üzerine, “Bak Recep bey ne diyor” dedi.

GÜMÜŞHANE'DE 5 BİN KİŞİYE KONUŞTU

Kılıçdaroğlu ardından Gümüşhaneye geçti. İl girişinde yaklaşık 200 araçlık konvoyla karşılanan CHP lideri, Atatürk Meydanı’nda halka seslendi. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı mitingde, ‘ABD uşağı değil, Karadeniz uşağıyız’ ve ‘Kayacık köyü karanlığa hayır der’ pankartları açıldı. Bu arada şehre girerken otobüsten yanlışlıkla “Sevgili Giresunlular, Kemal Kılıçdaroğlu sizi saygı ve sevgiyle selamlıyor” anonsu yapıldı. Anons daha sonra düzeltildi.
Burada halka seslenen Kılıçdaroğlu, yalanın ve talanın sonunun göründüğünü belirterek, “Halkla beraber geliyoruz. Halkın gücüyle, halkın iradesiyle geliyoruz. Geleceğiz, yetim ve kul hakkı yiyenlerden hesap soracağız. Gümüşhane ipek yolu üzerinde Türkiye’nin en önemli kentlerinden biridir. Tarihi, doğası ve insanları güzel. Ama bizim bir kusurumuz var. Buraya az geldik. Derdinizi dinlemedik. Bunun için geciktik. Buradan hak ettiğimiz oyu da alamadık. Kabahat bizde, Gümüşhanelide değil. Gümüşhane AKP’ye 2 vekil verdi. İki dönemdir parlamentoda görev yapıyorum. Ben Ankara’dan baktığımda Gümüşhane’nin hiçbir derdi yok, sorunu yok görünüyor. Çünkü mecliste biri çıkıp ta bu kentin bu sorunu var demedi. O milletvekillerini size şikayet ediyorum. Onları da, hizmet etmeyen partilerini de küme düşürmek Gümüşhanelinin hakkıdır” dedi.

VALİ VE KAYMAKAMLAR AKP ELEMANI GİBİ

Kılıçdaroğlu, Vali ve Kaymakamlara yönelik suçlamada bulunarak, “Önünüze bir referandum gelecek ve size evet deyin diyecekler. Buradan valileri, kaymakamları uyarıyorum. Valiler, Kaymakamlar sanki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, affedersiniz Adaletten Kaçanlar Partisi’nin elemanı gibi çalışıyor. Valiler ve Kaymakamlar vatandaşlara baskı kuruyor. ‘Evet oyu vermeseniz yeşil kartınızı iptal ederiz, para vermeyiz’ diyorlar. Bu hükümetin adı şantaja çıkmış, şantajla oy alacağını sanıyorlar. Bizim milletimiz onurludur ve şantaja pabuç bırakmaz” diye konuştu.

YOLMAYA DEVAM

Halktan destek isteyen Kılıçdaroğlu, “Birilerinin önünde diz çöküp de durmayacağız. Kararlı güçlü ve inançlı yolumuza devam edeceğiz. AKP’lilerin bir sloganı var. Ne diyorlar: Durmak yok yola devam. Yani yolmaya devam. Bir sloganları daha var. Büyük düşün. Ne demek bu. Büyük götürün anlamında. Bunlar küçükle yetinmiyorlar. Türkiye’de her şey var. Bütün imkanlarımız var. Siyasette temiz ev, düzgün sayfa açalım. Halka hesap vermeyi namus borcu bilen bir iktidarı iş başına getirelim” diyerek konuşmasını tamamladı. Kılıçdaroğlu daha sonra Trabzon’a hareket etti.

ETİKETLER

0