Heyecanın kalmadığı yerde aşk bitiyor

FÜSUN SAKA / fsaka@gazetevatan.com |  18 Şubat 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 18 02 2018 - 2:30

10 yıllık evliliklerini, “Aşk bitti” diye bitirme kararı olan Mustafa ve Emina Sandal çifti bu konuda yalnız değil. Bu nedenle ayrılan pek çok ünlü var. Aşk ve sevgiyi bitiren nedenler ise çok tanıdık.


Karşılaşıyoruz, aşık oluyoruz, birbirimizden vazgeçemiyoruz, hep onu düşünüyoruz, sabaha birlikte ‘günaydın’ demek istiyoruz. Sanıyoruz ki ömrümüzün son gününe kadar aynı duygularla devam edeceğiz. Ve evleniyoruz… Sonra hiç ummadığımız bir anda heyecanın bittiğini hissediyoruz. Zaman geçiyor ve heyecan duyduğumuz pek çok şey tavsıyor, belki başka heyecanlara yöneliyor belki de heyecansız da olsa sürdürelim diyerek sevginin o güvenli kucağına bırakıyoruz kendimizi. Ancak, işin içinde aşkla başlayan bir ilişki varsa tek başına sevgi bir evliliği yürütmeye yetmiyor. İnsan bu, alıştığı konfordan vazgeçmeye yanaşmıyor. Hayatı devam ettirmede büyük etkisi olan heyecanı özlüyor. Sonuçta evlilikler biterken çiftler “sevgi bitti” diyor kısaca. Tabii ki ilişkiyi sürdürmek için zorunlulukları yoksa…

Heyecansız aşk sürmüyor

İlişki terapistleri aşkın bitmesinin en büyük nedenlerinden biri olarak heyecanın sona ermesini gösteriyor. Çiftlerin birbirlerini ilk gördüğü günkü heyecan yerini alışkanlığa bırakıyor. İlk bakışlar dokunuşlar… ilklerin verdiği heyecan ve arzu zaman içerisinde sıradanlaşıyor. Bazı çiftler heyecanın yitmesine izin vermeyip birbirlerini çekici bulabilecekleri ortamlar yaratsa da genel bunu başaramıyor ve heyecanın olmadığı yerde aşk da kalmıyor.

Evlilik eşittir ihmalkarlık

Aşık olup evliliği seçen pek çok çift ne yazık ki birbirini ihmal etmeye başlıyor. Hatta evlilik eşittir ihmalkarlık haline geliyor. Yoğun iş temposu, şehir yaşamındaki karmaşa, teknolojinin ilerlemesi, erkek ve kadınlar için seçeneklerin çoğalması, çocukların olması, aile ile birlikte gelen sorumluluklar  yüzünden birbirlerine zaman ayıramayan çiftler arasında da aşk bitiyor. İnsan zaten özünde tek eşli değil. Tabii ki dönem dönem tek eşli oluyor. Yapılan araştırmalar insanın ilk sosyalleştiği dönemlere kadar gidiyor ve şunu gösteriyor; çift bebek yaptıktan ve bebek sosyalleşmeye hazır hale gelip, 3-5 yaşında başkalarıyla da konuşup bir şekilde kabileye katılabildiği noktada çiftlerin birbirlerine olan aşkı bitiyor. Yani aşk illüzyonu iki canlıyı bir arada tutmak için işlem görüyor. Sigmund Freud aşkı, anneden ayrışmadan önceki evrenin yeniden inşası olarak tanımlar. Bu evre ilk 1 yaşta bebekle anne birbirine yapışık yaşar. 1.5 yaşında ise bebek her şeyi kendi yapmak ister. Bu ikinci ayrışma dönemi olarak kabul ediliyor. İlk bir yıl bağlanır. 2’nci ve 3’üncü yılda ayrılır. Yani toplumsallaşmaya hazırdır. Aşk neden 3 sene sürüyor? Anne bebek ilişkisine bakın... Önce, “o benim diğer yarım” denir. Bu yapışık hal 1 sene sürer. Sonra ayrışma başlar. “Benim arkadaşlarım, başka bir dünyam var” demek gibi... 2-3 yılın sonunda o sevgiye, alışkanlığa, rutinlere dönüşür.

Çok eşlilik var ama çok aşıklılık yok

Aşkın kimyasına dair açıklamalarda bulunan Beyin ve Sinir Cerrahisi  Uzmanı Prof. Dr. Kemal Yücesoy, insanlar poligam olduğunu belirterek şunları söylüyor: “ Çok eşlilik olabilir ama çok aşklılık diye bir şey yok. O aşk silinmeden ikinci aşk gelmiyor. İki heyecan, iki beğeni olabilir ama iki aşk olmaz. Çünkü çok ciddi bir kayıt merkezi var. Gerçekten aşık olduysanız oraya başka bir aşkın girmesi mümkün değil. Ne zaman kayıtları tamamen silersiniz o zaman yeniden aşık olabilirsiniz. Bu kayıt ne kadar fazlaysa acısı da o kadar fazla oluyor. Fonksiyonel MR’larda görülüyor ki, acı çekerek, severek ayrılanlara sevilen kişinin fotoğrafı 3 saniye bile gösterildiğinde alttaki merkezler darmadağın bir şekilde çalışıyor.”

Aşkın ömrü ne kadar?

Karşılıklı aşk yaşanıyorsa bunun ömrü en fazla iki buçuk yıldır. Bu sürenin sonunda üst korteks pat diye uyanıyor ve kontrolü ele alıyor. Eğer bu süreç içinde iyi bir otaklık, birlikte bir yaşam kurduysanız bu devam ediyor. Bu süreyi “canım”la “cicim”le geçirdiyseniz, objektif hiçbir şey ortaya koymadıysanız ilişki bitiyor.


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
Yırtık 5 Euro nasıl kendini tamamladı!
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep