Oyunculukta gözüm yükseklerde

MELİS GÜVENÇ / mguvenc@gazetevatan.com |  29 Temmuz 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 29 07 2017 - 2:30

Kalp Atışı’nda izlediğimiz Ege Kökenli herkesin oyuncu olamayacağını şöyle açıklıyor; “Nasıl her isteyen doktor, mühendis olamıyorsa oyuncu da olamaz. Çünkü bir yetenek ve eğitim gerekiyor”.


Çocukluğunuzdan beri oyunculuğa sizi iten şey neydi?

Kuzenlerim anaokuluna gittiği için inat edip 4 yaşında kendimi anasınıfına kaydettirdim. O sene yıl sonu gösterisinde bir tiyatro oyunu sahneye koyduk.  Oyunun sonunda gelen alkışlardan çok etkilendim. O gün oyuncu olmak istediğime karar verdim. 

2004’ten beri dizilerde rol alıyorsunuz. Her şey istediğiniz gibi gidiyor mu? 

İyi bir oyuncu olmak için atıyorum adımlarımı. Bu yüzden yavaş ve temkinli bir yolum var. Fakat gözüm yükseklerde. Zaman zaman yurtdışı auditionları da veriyorum. Bu meslekte her zaman daha iyisi olur-olmalı. Oyunculukta  “Ben oldum,” dememek gerekiyor. Ben de her zaman daha iyi projelerin peşinde olacağım.

Herkesten oyuncu olur mu? 

Kim oyuncu olur kim olamaz sorusuna tabii ki benim net ve keskin bir cevap vermem mümkün değil. Sonuçta oyunculuk başka, eğitmenlik, hamurdan anlamak başka. Bu konuda bildiğim yegane şey herkesin oyuncu olmaması gerektiği gerçeği. Nasıl ki her isteyen doktor, mühendis, avukat  olamıyorsa herkes de oyuncu, sanatçı olamaz. Sonuçta oyunculuk da mutlak bir yetenek, eğitim ve disiplinli bir çalışma gerektiriyor. 

 

Oyunculukta güzel olmanın 1-0 önde başlamak olduğunu düşünüyor musunuz?

Oyunculuğun sadece güzellikle olmaması gerektiğini düşünen ve savunanlardanım. Dünya sinemasında ve tiyatrosunda güzel normlarına uymayan ama yeteneğine, yarattığı karaktere hayran kaldığımız bir sürü isim var. Televizyon dünyasında bunun tam tersi bir algı var nedense! “Ekran güzel insan istiyor, halk bunu seviyor,” diyorlar. Bence izleyici gerçekçi senaryolar ve gerçek oyuncular istiyor!

Başarıdan keyif alıyorum

Yeni diziniz Kalp Atışı nasıl gidiyor?

Kalp Atışı muhteşem bir deneyim. Tıpçı bir aileden geliyorum ve ilk defa bende onların dünyasından bir karakteri, bir beyin cerrahını canlandırıyorum.    Bahar daha önceki karakterlerime göre daha olgun bir kadın. Aşık, hırslı, tutkuları olan ve bunlar için her şeyini ortaya koyan biri.  Bahar’la pek birbirimize benzemiyoruz. Ben daha naif, temkinli, sakin ve güleryüzlüyüm.  Hırs konusundaysa her insan gibi başarıdan keyif alıyorum.

 

Dünya sinemasına açılmak istiyorum

Kariyerinizde hedeflediğiniz neler var?

Mutlaka yurtdışına açılmak istiyorum. Avrupa ve Amerikan sinemasında yer alabilmek hayalim. Kariyerimin doruk noktası olacaksa  dünya çapında işler yaparak olacak

Tiyatro sahnesinde olmak neler hissettiriyor? Oyunu biraz anlatır mısınız?

‘Sessizlik’ okulda çalışmaya başladığımız Ortaçağda geçen feminist bir oyun. Bambaşka bir deneyim ve keyif tiyatro.