Herkes bastırılmış arzularıyla yüzleşecek

MELİS GÜVENÇ Vatan Gazetesi  |  10 Şubat 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 11 02 2018 - 16:52

Yolcu Tiyatro’nun yeni oyunu Kürklü Venüs toplumsal cinsiyet konusunu çarpıcı bir anlatımla sahneye taşıyor. Oyunun yönetmeni Ersin Umut Güler ile Pervin Bağdat’ın başrolde olduğu oyun insanların içlerinde bastırdıkları arzularıyla yüzleşmesini sağlıyor. Kürklü Venüs 12 Şubat’ta Artı Sahne’de gerçekleşecek özel konseptli galasıyla da bir ilke imza atıyor.


Kürklü Venüs nasıl bir oyun ve nasıl ortaya çıktı?

Ersin Umut Güler: Kürklü Venüs dört yıldır aklımda olan ve yapmak istediğim bir oyundu. Oyunun telifini alır almaz da Pervin’le Vanda rolü için önceden konuştuğum için hemen provalara başladık. Aralıkta oyunumuz çıkmış oldu. Şimdiye kadar 7 oyun oynadık, güzel tepkiler alıyoruz ve çok beğeniliyoruz. Bu oyun çok inandığımız ve iddialı olduğumuz bir iş. Hem oyunculuklarımız hem de tartıştığı meseleler açısından çok dikkat çekici. 

Oyununun ve rollerinizin bu kadar iddialı olacağını biliyor muydunuz, yoksa oyun ortaya çıktıkça mı anladınız?

Ersin: Oyunun bir iddiası olacağını hep düşünmüştüm. Çünkü metne çok güveniyordum. Bu rolü oynamak için çok hevesliydim. Pervin’in de Vanda rolünü çok iyi oynayacağını biliyordum. Çünkü bu rolün kadını Pervin’di. Bu sezonu bitirdiğimizde muhtemelen oyun beğenilme ve kapalı gişe olmasıyla çok daha başka bir yerde olacaktır.

Pervin: Bu rol hayattaki bütün deneyimimi ortaya dökebileceğim bir kanaldı. Bu rolde sınırlarımı zorlayacağımı biliyordum ve hiç tereddütsüz kabul ettim. Bu yüzden oyunun telifini alana kadar çok heyecanlıydım. Zaten oyuna başladıktan sonra bu oyunda ve rolümde herkesin gözü olduğunu gördüm. Resmen rolüm kıskanılıyor. Bu oyuna başladıktan sonra o kadar çok oyuncu ve yönetmenden bu oyunu yapmak ve oynamak istediklerini duyduk ki bu da mutluluk verici. 

 

 
Diğer oyuncuları kıskandıran neydi?

Pervin: Oynamak ve keşfetmek için bize çok büyük imkanlar veren bir oyun. Hem oyuncunun hem de rejisörün çok iyi düşünüp, yorumlaması gerekiyor. Biz elimizden gelenin en iyisini yaptık ama her oyuncunun iştahını kabartan bir rol ve oyun.  

Bu oyunun kadın erkek ilişkilerini irdeleyen diğer oyunlardan farkı ne? 

Ersin: Oyun toplumsal cinsiyet meselesini sorguluyor. Erkek egemen dünyanın kodlarını sürekli dürtüklüyor ve toplumun geçmişten günümüze kadına olan bakış açısını irdeliyor. Feminist okumayla beraber çok iyi okunacak bir metin. Kadını hep ikinci plana iten bir sistem var.  Buna dikkat çekerken aynı zamanda bireyin de bastırılmış arzularına, içindeki kara ormana doğru yolculuk yapmasını sağlıyor. Hepimizin iş ve aşk hayatında bastırılmış arzuları var. Hayat içinde bunları hep öteliyoruz, bilmiyoruz, anlamak istemiyoruz. Bu yüzden oyunu izlerken seyircilerin de içinde olanı ortaya çıkarmasını ve arzularıyla yüzleşmesini istiyoruz. Oyun içinde oyunun olduğu, farklı rollere ve durumlara girdiğimiz bir oyun.  

Pervin: Kadın bu metinde çok güçlü. Çünkü Vanda oyunda, erkeğin bir şeyleri kabullenmesini, dönüşmesini sağlıyor. Bunu yaparken de seyircilerin dinamik bir şekilde akan oyunla kendileriyle yüzleşmesini sağlıyor. Bu konuda bir ders veriyor olmak beni çok tatmin ediyor. 

Bu oyunun ve rolünüzün kariyerinizde nasıl bir etkisi olacaktır?
 
Pervin: 20 yıl sonra geriye dönüp baktığımda Kürklü Venüs’ün özel bir yeri olacaktır. Bugüne kadar çok başka roller oynadım ama bu oyundan sonra çıtayı daha da yükselttim. Çünkü gelecek rollerde de aynı cesaretin ve hissiyatın olmasını istiyorum. 

Ersin: İkimizin kariyerinde de çok olumlu etki yaratacağını düşünüyorum. Bu zamana kadar ikimizin de oynadığı en ciddi roller. Yolcu Tiyatro için de bu oyun çok özel bir yerde. Özellikle Joko’nun Doğum Günü gibi daha değişik bir tiyatro yapısından daha farklı bir tarz yaptık. Benim hem yönetmenlik hem de oyunculuk kariyerimde çok önemli bir yeri olacaktır. 

 

 
 
Kariyerinize hep tiyatro mu ağırlıkta olacak?

Ersin: Son beş yıllık süreçte Yolcu Tiyatro’nun kurulma aşamasında olmam gerekiyordu. Bütün enerjimi tiyatro üzerine verdim. Ama diziden ziyade kendimi sevdiğim yönetmenlerle çalışacağım, sanat yönü daha ağır basan filmlerde görüyorum. 

Pervin: İçinde iyi hissedeceğim her işte olmak isterim. Oyuncu olmama rağmen köleleşeceğim bir yerde olmak istemem ama bu oyunda bizi izleyenler zaten bizim için, “Bunlar her rolü oynar” diyecektir. Her rolü oynayabileceğimizi bu oyunla göstereceğiz. 

Kendini sınırlayan oyunculardan değilsin diyebilir miyiz? Mesela soyunmak veya feminen bir rol sizin için ne ifade ediyor?

Ersin: Şu rolü oynamam diye bir sınırım yok.  Her rolü büyük bir keyifle oynarım. Önemli olan rolü nasıl canlandırdığınız. 

Pervin: Sahnede soyunmak artık çok da önemli değil. Keşke daha fazlasını yapabilsek. Şu an içinde bulunduğumuz toplumda zaman zaman oto sansür yaptığımız anlar oluyor. Ama artık bunlar çok demode. Sinemada da, tiyatroda da her şeyi yapabiliriz sınırlarımız yok. Ama bir oyunun veya filmin başarısının soyunmakla bir ilgisi yok. Mesela bu oyunda çok cesur olduğumuz yazılıyor. Halbu ki sadece eteğimi çıkarıyorum iç çamaşırımla kalıyorum. Bu bana göre çok da büyük bir şey değil. Çünkü zaten erotik bir teşircilik yapmıyoruz. Seyirciler ben soyunduğumda bunun farkında bile olmuyor çünkü beni çıplak olarak görmüyorlar. Ama eğer öyle görmelerini isteseydim ona göre oynardım. Bu tamamen rolu nasıl çıkardığınızla ilgili bir şey. 

Yolcu Tiyatro olarak ilk defa bir gala yapıyorsunuz. Bunun özel bir sebebi var mı? 

Ersin: 12 Şubat’ta galamız olacak. Bugüne kadar tiyatro olarak hiç gala yapmadık. Ama hem tiyatromuz artık oturdu hem de bu oyun büyük bir galayı hak ediyor. Artı Sahne’de değişik disiplinlerden tanıdığımız dostlarımız, ağabeylerimiz ve ablalarımızın ve seyircilerimizin de katılacağı, oyunun konseptinde geçecek bir gala yapalım istedik. Farklı bir gala olacak.

 

"Kürklü Venüs" oyun tarihleri

12 Şubat Artı Sahne *GALA

28 Şubat Baba Sahne

1 Mart DasDas Sahne

8 Mart Artı Sahne

31 Mart Oyun Atölyesi

ETİKETLER