Her şeyin başı enerji, güzellik gelip geçici..

25 Mayıs 2015 Pazartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 25 05 2015 - 2:30

‘Sıcak Çikolata’ adlı tiyatro oyununda eskort kız Yonca’yı canlandıran Melis Tüzüngüç, sahnede de iddialı. Güzel oyuncu “Tiyatroda oynadığım karakter bana Pretty Woman da Julia Roberts’in bedeninden fışkıran Vivian’i hatırlatıyor ve ısrarla çok cazip geliyor.” diyor


FOTOĞRAFLAR: EMRAH TARIM

Melis Tüzüngüç’ü kısaca tanıyalım?

Hayalleriyle uyuyup planlarıyla uyanan biriyim ben. Cok mu kısa oldu ne... (gülüyor)

Oyunculuğa nasıl başladınız?

İçimde hep tüten bi arzuydu bu. Lisede oynadığım tiyatro oyunları beni çok kamçıladı. İsteğimi inançla harmanlayıp, üzerine de emek serpiştirip çıktım bu yola. İyi ki başladı bu serüven. İyi ki...

Sizi hangi diziyle tanıdık?

İlk dizim, daha toyluk zamanları tabii. (gülüyor) 16 yaşındaydım henüz. ‘Yıldız Masalı’ adlı dizide şarkı söyleyip dans edebilen bir kızı canlandırıyordum.

Oynamak istediğiniz karakter var mı?

Natalie Portman’in canlandırdıgı Black Swan ben olmak isterdim mesela. True Romance’de Patricia Arquette’in oynadigi o deli yurek cesaretli ve serseri kiz Alabama’yı da oynamak isterdim, çok hem de. Leon bizde çekilse, Mathilda olmaya hazırım bile. Tiyatroda oynadığım karakter bana Pretty Woman da Julia Roberts’in bedeninden fışkiran Vivian’i hatırlatıyor ve ısrarla cok cazip geliyor. Natural Born Killers filminde o suç işleyen ve korkusuz aşık Mallory’yi de seviyorum. Karizmasal olarak Matrix’deki Trinity ablamızı da oynamak isterdim. Bunların dışında bir gün mutlaka biyagrofik bir film istiyorum. Madonna’yı canlandırıcak zat-i muhterem her kimse onu şimdiden tebrik edeyim ben. (gülüyor) Ayrıca bi gün bi erkek karakteri canlandırmak da hayalim. Karakter için fiziken değişme fikri beni çok heyecanlandırıyor cünkü.

Oyunculukta güzellik önemli midir?

Güzellik benim için görselliktir. Görsellikse estetiktir. Ekrandan seyirciye attığın olta enerji doluysa eğer, balığın çok olur. Kaşın güzel, gözün güzel ama duruşun yok? İyi bir fiziğin var ama enerjin geçmiyor, kaç yazar? Güzellik zaten göreceli. Her şeyin başı enerji. Tamamen ruhla ilgili.

 

Delicesine sevdiğim bir dizi yok

Dizi izler misiniz? İzlediğiniz dizide ‘keşke bu rolü ben oynasaydım’ dediğiniz oldu mu?

Sıkı takipçisi olduğum bir dizi yok. Ama eğer gülmek istiyorsam muhakkak Friends patlatırım. Manyakça sevdiğim bir dizi yok. Ama vallahi bi daha Aşk-ı Memnu çekilse Bihter olmayı isterim. Ülkemize göre derin ve ifadesel anlamda çok kapılı bir karakter.

Melis Tüzüngüç’ün örnek aldığı oyuncular var mı?

Örnek almaktan ziyade beğendiğim oyuncular mutlaka var. Cate Blunchett beni aşırı büyülüyor. Blue Jasmine izlerken oyunculuğu karşısında gözlerimin dolduğunu söylemeliyim. Ayrıca filmlerini de kendi kadar sevdiğim Julia Roberts’a ayrı sempatim var.

Saklayamayacak kadar büyüttük kalplerimizi

Ali Biçim’le olan birlikteliğinizi gizlemiyorsunuz, neden?

Saklayamayacak kadar büyüttük artık kalplerimizi. Gerek yok. Saklanan aşk daha kutsal olmuyor. (gülüyor)

Sevgiliniz Ali Biçim’le gününüzü nasıl geçiriyorsunuz?

Bir gün içine bir dünya sığıyor çoğu zaman beraber. Anlatması çok uzun sürebilir. İki senenin her günü birbirinden güzel geçti. Beraber yaptığımız her şeyi keyifle, dolu dolu yapıyoruz. Deniz kenarında yediğimiz yemeğin de, ısıtıcı altında içtiğimiz çayın da, batan güneşi izlemenin tadını da almayı çok iyi biliyoruz. Tadını çıkartıyoruz. Durup, sokağın sessizliğini el ele dinleyebildiğiniz kaç kişi daha var hayatınızda? Paylaşmak ruhu çok geliştiriyor. Ruhsal alışverişimize bayılıyorum.

 

Bana ve ruhuma zarar vermeyen her şeyi yaparım

‘Sıcak Çikolata’ oyununda cürretkar pozlarınız var, neler söyleyeceksiniz?

Ne güzel! Sevdim bu sıfatı. Yukarıda konuştuk cüret cesaret meselesini. Yaptığım meslek gereği cesarete zaten ihtiyacım var. Sahibim, ne mutlu bana. Bana ve ruhuma zarar vermeyen her şeyi yaparım. Vicdanımla paslaşmadan (paylaşmak değil, pas atmak yani) hiç bir işe kalkışmam.

Hangisinde oynamayı tercih edersiniz? Dizi mi, tiyatro mu yoksa sinema filmi mi?

Ayırmak biraz garip gelir bana. Evlat ayırmak gibi. Ne sadece dizi yapayım, ne sadece tiyatro, ne de ha babam sinema. Hepsi olsun, aynı anda olsun, fena mı? Tiyatroyla çıktım yola, diziyle televizyonda göründüm ilk kez, bugün yarın beyazperdeye de sıra gelecek. Tiyatronun ruhu sinema ve diziden biraz daha farklı tabi yapısal olarak. Ama sonuçta oynuyoruz yahu. Seçmiyorum. Hepsi olsun.

Dizi tekliflerini nasıl veya neye göre değerlendiriyorsunuz?

Önce senaryoyu okurum. Okuduğum karakterin içime sinip sinmeyeceğini çabuk anlarım. Yapımcı iyiyse ama karakter bana dokunmamışsa, hiç düsünmem bile. Bilmiyorsan elbette öğrenirsin yapımcı kim, kim çekiyor, rol arkadaşların kimler. Ama benim için öncelikli gelen, işi sevdim mi sevmedim mi, ona emin olmak.

Kurallar karakterin belirleyicisidir...

Katı kurallarınız var mı?

Kuralsız bir ilişki, kuralsız bir kariyer size de çok korkutucu gelmiyor mu? Ucu açık ve nereye gideceği belli değil? Olmaz. Köşeleri koymak kötü bir şey değil. Karakterin yapı taşıdır kurallar. İzin verdiğimiz ve vermediklerimiz her neyse, şeklimiz şemalimiz odur. Cesaret etmek, risk almak elbet iyidir. Ama sınır koymazsan, o sınırı ya delerler, ya aşarlar. Kapıda bunun için fırsat kollayan adam çok.

‘Sıcak Çikolata’ adlı tiyatro oyununuzu anlatır mısınız?

Cezmi Baskın “Refik” adlı otoriter bir babayı, Barış Hayta, asosyal bir genci canlandırıyor. İki gün sonra nikahı olan bu gence arkadaşları, bekarlığa veda hediyesi olarak bir eskort gönderiyorlar. Gerisini anlatmayayım, haydi bize katılın...