Hem uzak hem yakın Kars

SÜHA DERBENT / VATAN |  27 Ocak 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 27 01 2018 - 2:30

Ani harabeleri, kalesi, tarihi yapıları ile Kars şimdi tam da hak ettiği gibi turizm cenneti olmuş durumda.


Yıllarca uzakta gibi göründüğünden gönüllerden de uzak kalan Kars, son yıllarda Türkiye’nin en popüler ve artık gönüllerin de en yakın kentlerinden biri oldu. Şehrin 9 bin yıllık bir geçmişi var. Türkiye’nin kuzeydoğusunda yer alan ve Ermenistan’a komşu olan şehrin adı, M.Ö. 130-127 tarihleri arasında Kafkas dağlarının kuzeyinden Dağıstan’dan gelerek bu bölgede yerleşen Bulgar Türklerinin Velentur boyunun Karsak oymağından geliyor. Gürcü dilindeki anlamı ise Kapışehri.

Bir dönem Rusya ve Osmanlı arasında sürekli el değiştirmiş; 40 yıllık Rus hâkimiyetinin sonrasında Osmanlıya iade edilse de İngilizlerin eline geçmiş. Milli Mücadele döneminde bağımsız bir hükümet kurmuş. Kentin Rus hakimiyetinde kaldığı zamanların izlerini birçok bölgede şehir planlaması ve mimarisinde görüyorsunuz. Birbirini dik kesen, geniş, uzun caddeler ve caddelerin üzerinde, iki üç katlı, kesme taştan inşa edilen Baltık üslubuna sahip sıra sıra yapılar insana bir tarih sahnesinin içinde yürüyormuş hissi veriyor. Caddeler alabildiğine geniş ve bir uçtan bakınca neredeyse diğer ucuna kadar görebiliyorsunuz. Maalesef sonradan gerçekleşen plansız yapılaşma bu tarihi ruhu olduğu kadar şehrin özenli görüntüsünü de zedelemiş. Hele de bazı tarihi yapıların bakımsızlığı ve turistlerin bıraktığı çöpler karşısında insan üzülüyor.

Hamur işleri çok lezzetli

Kars’ta hamurdan yapılan kete yörede çok seviliyor. Hangel denen kıymasız mantı, un çorbası hörre denemeye değer. Kars’a havayolu ile gidebileceğiniz gibi, karayolu ya da son yılların gözdesi treni tercih ederek keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz.

Kars Kalesi ve Ani Harabeleri

Kars Kalesi, Kars’ta ziyaret edilecek öncelikli yerlerden. 1153 yılında inşa edilen ve bulunduğu tepeden şehri izleyen kale, üç kapı ve uçsuz bucaksız bir manzaraya sahip. Kars Kalesi’nin bulunduğu tepenin etekleri gezmekle bitmeyecek tarihi yapılarla dolu. Harakani Külliyesi, Havariler Kilisesi, Beylerbeyi Sarayı ve tarihi hamamlar burada ziyaret edebileceğiniz yerlerden bazıları. Şehrin doğusunda, Kars’a 42 kilometre uzaklıkta Ermenistan sınırındaki Ani kenti ve Ani harabeleri görmeniz gereken bir diğer yer. Ani de Selçuklu eserleri ile kiliseler yan yana bulunuyor. Bölge 2016’da UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası ilan edilmiş.

Çıldır Gölü kış boyunca üzerini örten bembeyaz örtü ile düşsel fotoğraflara mekan oluyor.

Çıldır Gölü büyülüyor

Her mevsim ayrı güzellikte yaşanıyor bu kentte, ama Kars denince akla ilk gelen görüntüler kar manzaraları oluyor. Kış döneminde fotoğrafçıların akınına uğrayan Çıldır Gölü görsel büyüleyiciliği ile bu açıdan başı çekiyor. Çıldır aslında Ardahan’ın bir ilçesi. Deniz seviyesinden 2 bin metre yüksekte bulunan göl, Ardahan sınırında ve pek çok dere ile besleniyor. 120 metrekarelik alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük tatlı su gölü olması ve kuşların göç yolu üzerinde bulunması nedeniyle, göl ve çevresi kuş gözlemcilerinin de uğrak yerlerinden biri. Aralıktan nisana kadar suları buz tutuyor. Bu dönemde mutlaka görmelisiniz. Ufuk çizgisine kadar uzanan, uçsuz bucaksız bir sessizliğin ve beyazlığın tam içinde bulunmak, yaşanması gereken bir deneyim. Hava koşulları uygun olursa Çıldır Gölü’ne iki kilometre uzaklıktaki Şeytan Kalesi’ni de ziyaret edebilirsiniz.

 

 

 

ETİKETLER