Havuza gireceklere "enfeksiyon" uyarısı

AA |  17 Haziran 2019 Pazartesi - 13:15 | Son Güncelleme : 17 06 2019 - 13:15

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kemal Kadir Göktürk, sıcakların artması ile birlikte havuza olan ilginin arttığını ancak temizliği iyi yapılmayan ve hijyen kurallarına dikkat edilmeyen havuzların çeşitli enfeksiyon hastalıklarına sebep olabileceğini bildirdi.


 Dr. Kemal Kadir Göktürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kirli ya da  fazla klorlu suların,  havuz keyfi sonrası ciddi sorunlara neden olabileceğini  vurguladı.
 
 
Göktürk, "Suyu durağan olan havuzlar, havaya ve çevreye açık oldukları  için kolaylıkla kirlenebiliyor ve havuz suyunda mikroplar kolaylıkla  çoğalabiliyor. Havuz ve çevresinden en çok bakteri ve virüs kaynaklı hastalıklar  ve mantarlar bulaşıyor. Halka açık yüzme havuzlarında sağlık esasları ve şartlar  sağlanması çok önemli. Su sirkülasyonu fazla olan, hijyen için periyodik kimyasal  ve fiziksel temizlik işlemlerinin yapıldığından emin olunan havuzlar tercih  edilmeli. Ayrıca, havuzlarda klor seviyesinin uygunluğu ve filtreleme sistemi  bulunması da oldukça önemli." diye konuştu.
 
  
 "Mantar ve idrar yolu enfeksiyonuna dikkat"
 
 Uzman Dr. Kemal Kadir Göktürk, sıcakların artması ile birlikte havuza  olan ilginin arttığını ancak temizliği iyi yapılmayan ve hijyen kurallarına  dikkat edilmeyen havuzların çeşitli enfeksiyon hastalıklarına sebep olabileceğini  vurguladı.
 
Havuzlarda hijyen için kullanılan en bilinen malzemenin klor olduğuna  işaret eden Göktürk, "Genellikle mikropları öldürmek için kullanılır. Serbest  klora karşı bakteriler zamanla direnç kazanabilir. Havuz enfeksiyonlarının ortaya  çıkmasının en önemli sebeplerinden biri de havuz suyu içerisinde bulunan klor."  dedi.
 
 
Ortak kullanım alanı olan havuzların, kirli olmasının yanı sıra aşırı  klorlu olmasının kadınlarda vajinal enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden  olduğunu belirten Göktürk, havuzların aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonlarına,  mantara da neden olduğunu, bu nedenle havuz kullanımında çok dikkat edilmesi  gerektiğini söyledi.
 
Kadınlarda görülen havuz enfeksiyonlarının tedavisinde öncelikle  nedeninin tespit edilmesi gerektiğini vurgulayan Göktürk,  enfeksiyona neden olan  mantar ise mantara, bakteri ise bakteriye yönelik tedaviye başlanması gerektiğini  belirtti.
 
Göktürk, tedavinin hem iyileştirici hem de tekrarlamayı önleyici  olması gerektiğini belirterek, "Kısa bir tedavi sürecinden sonra hastanın akıntı  ve kaşıntı gibi şikayetleri geçecektir. Burada en önemli nokta tedaviye erken  dönemde başlanmasıdır. Bu tip enfeksiyonların tedavisinde geç kalındığı takdirde  vajinal akıntılar kasık boşluklarına yayılarak daha ciddi enfeksiyonlara neden  olabilmektedir." dedi.
 
  "Havuz enfeksiyonlarına karşı alınacak önemlerle riskler yok  edilebilir"
 
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Göktürk,  kadınların çok basit ve uygulanabilir yöntemler ile havuz enfeksiyonlarından  korunabileceğini ifade ederek, havuz enfeksiyonlarına karşı alınacak önemlerle  risklerin yok edilebileceğini söyledi.
 
 Göktürk, korunma yöntemlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
 
 "Klor seviyesi uygun ve temiz havuzlar tercih edilmelidir. Havuza  girmeden önce duş alınmalıdır. Havuzda 30-40 dakikadan daha uzun süre  kalınmamalıdır. Havuzdan çıktıktan sonra hemen duş alınarak vücut klorlu sudan  arındırılmalıdır. Mutlaka yedek mayo veya bikini bulundurulmalı, ıslak mayo hemen  değiştirilmelidir. Havuza girmeden önce vajinal tampon uygulaması tercih  edilebilir. Ancak havuzdan çıkar çıkmaz tampon çıkarılmalıdır. Vajinal bölge  kesinlikle nemli bırakılmamalıdır.
 
Mümkün olduğunca havuz yerine deniz tercih edilmelidir. Enfeksiyon  başlangıcı görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Klor,  genellikle mikropları öldürmek için kullanılır ancak uygun oranda  kullanılmadığında irite edici etkisi olup nefes darlığına neden olabilir. Ayrıca,  serbest klora karşı bakteriler zamanla direnç kazanabilirler. Bunların yanı sıra  uzun süre havuzda kalanlarda burun tahrişi, ciltte kaşıntı ve kuruluk, gözlerde  kızarma ile öksürük ve nefes darlığı gibi solunum yolları semptomları  yaşanabilir. Astım hastalarında astım krizlerini tetikleyebilir."
 
"Uzun süren kızarıklıklarda doktora başvurun"
 
 Uzman Dr. Kemal Kadir Göktürk, havuzların, özellikle cilt hastalıkları  bakımından oldukça riskli alanlar olduğuna dikkati çekerek, uzun süren  kızarıklıklar için mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söyledi.
 
 Göktürk, şunları kaydetti:
 
 "Genel olarak enfeksiyonların havuz keyfine gölge düşürmemesi için  havuza girmeden önce ve sonra mutlaka duş alınmalıdır. Havuzdan sonra vücudun  nemi iyice kurulanmalıdır, mayo değiştirilmelidir. Dar giysilerden kaçınmalı ve  pamuklu çamaşır tercih edilmelidir. Hepatit A ve B aşısı olmayan çocukların  havuza girmesine izin verilmemelidir. Ateşli hastalık ya da ishal geçirirken  havuza girilmemelidir.
 
Havuz kenarında yemek yenilmemeli, sigara içilmemelidir. Havuz  bölgesine ayakkabı veya dışarıda giyilen terlikle girilmemelidir. Ayaklar mutlaka  dezenfekte edilmelidir. Havuzda su yutmamaya dikkat edilmemelidir. Kulak  enfeksiyonlarına karşı kulak tıkacı kullanılmalıdır. Göz enfeksiyonunu önlemek  için sualtı gözlüğü veya maske kullanılmalıdır. Suya girerken mutlaka bone  takılmalıdır."
 

ETİKETLER