Hamile kadına dehşeti yaşatmışlardı! Karar verildi

AA |  30 Temmuz 2019 Salı - 12:18 | Son Güncelleme : 30 07 2019 - 14:46

Pendik'te hamile kadının bulunduğu araca saldırı olayına ilişkin tutuklu yargılanan Hasan ve Hüseyin Sel'in tahliyesine hükmedildi.


Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuklu sanıklar  Hasan ve Hüseyin Sel ile avukatları katıldı. Duruşmada, Yunus Emre Bahçıvan,  hamile eşi Ayfer Bahçıvan ve avukatı hazır bulundu.
 
Kimlik tespitinin ardından savunması alınan Hasan Sel, olay günü  annesinin şeker komasına girmesi nedeniyle kardeşi Hüseyin Sel'le araçlarıyla  emniyet şeridinde gittiklerini anlattı.
 
 Aracı kardeşinin kullandığını, o esnada yan tarafta seyreden sürücünün  aracını kendilerine doğru kırdığını anlatan Sel, araçların aynalarının birbirine  temas ettiğini söyledi.
 
Sanık Hasan Sel, o temas sonrası kardeşinin ani fren yaptığını  belirterek, daha sonra aracın solundan geçerek ilerlemeye devam ettiklerini  savundu.
 
Müştekinin aracını tekrar kendi otomobillerinin önüne aldığını ve  tekrar yan aynalarının birbirine temas ettiğini öne süren Sel, "Ben camdan 'Sen  ne yapıyorsun, bizim hastamız var.' dediğim halde, bana, 'Magandalar benim aynama  vurdunuz. Gidemezsiniz sizi polise teslim edeceğim.' dedi. Bizim ağzımızdan küfür  çıkmadı. Biz devam ederken aracımızın sol tarafına kullandığı otomobilin sağ  tarafıyla vurdu. Biz de bunun üzerine durduk. Araçtan inerek müştekinin yanına  gittik. Müştekiye 'Ne yapmaya çalışıyorsun?' dedik." ifadelerini kullandı.
 
Sanık Hasan Sel,  müştekinin annesiyle ilgili sözler söylemesi üzerine  dayanamadığını öne sürerek, kendisinin de şeker hastası olduğu için  sinirlendiğini, yapmaması gereken şeyleri yaptığını, bu nedenle de pişman  olduğunu ifade etti.
 
Hakimin, "Niye emniyet şeridinden gidiyorsunuz?" sorusuna sanık Hasan  Sel, annesinin rahatsızlığı nedeniyle emniyet şeridini kullanmak zorunda  kaldıklarını söyledi.
 
Diğer tutuklu sanık Hüseyin Sel de olaya karışan aracı kendisinin  kullandığını, arabanın yan aynasına ilk çarpanın müşteki Yunus Emre Bahçıvan  olduğunu öne sürerek, savunmasında şunları anlattı:
 
"Ben ilk çarpışmada müştekiye 'pardon' anlamına gelecek şekilde el  ettim. Çünkü araçların aynaları temas etmişti. Bizim sol ayna ile onun sağ aynası  temas etmişti. Normal şeride geçtik. 15-20 saniye o şekilde devam ettik. Bu sefer  bizim sağ, onların sol aynası temas etti. O sırada Yunus Emre Bey'in ağzından  annemizle ilgili bir söz çıktı. Bize hitaben küfür etti. '07 plakalı, Antalya  plakalı magandalar.' gibi laflar etti."
 
"Müştekilerden, kamuoyundan ve ailemizden özür diliyorum"
 
Hüseyin Sel, annelerinin rahatsızlığının, ağabeyi ve kendisini  paniklettiğini anlatarak, emniyet şeridinin 100-150 metre ilerisinde polis  ekiplerinin beklediğini, müştekinin kendilerine yönelik "Sizi polise teslim  edeceğim." demesi üzerine ağabeyinin sinirlendiğini aktardı.
 
Hüseyin Sel, kendisinin de bir yandan araç kullandığını, bir yandan da  sinirlenen ağabeyini sakinleştirmeye çalıştığını dile getirdi.
 
Bu olayın kendilerine yakışmadığını ifade eden Sel, "Babamdan,  dedemden gelen işletmeyi sürdürüyoruz. Yanımızda 150 kişi çalışıyor.  Müştekilerden, kamuoyundan, kendi ailemizden özür diliyorum." dedi.
 
"Bize verilen en büyük ceza sosyal medyadaki linç girişimi"
 
Sanık Hüseyin Sel, olayın ardından sosyal medyadan kendilerine yapılan  hakaretlerden çocuklarının olumsuz etkilendiğini belirterek, olayın boyutunun çok  büyüdüğünü, şirketlerine gelen telefonların, edilen küfürlerin ardı arkasının  kesilmediğini söyledi.
 
Bunun üzerine şirket çalışanlarının telefon santralini kapattığını  anlatan Sel, 4 milyon 750 bin lira gelir vergisi ödediklerini, kendilerine  verilen en büyük cezanın sosyal medyadan yapılan linç olduğunu ifade etti.
 
Müşteki Ayfer Bahçıvan da sanıklardan herhangi bir özür duymadıklarını  belirterek, daha önce düşük yaşadığı için şimdi çok dikkat ettiğini söyledi. Bu  durumu bilen eşinin durmadan yoluna devam ettiğini anlatan Bahçıvan, sanıkların  daha sonra araçla önlerini kestiklerini kaydetti.
 
Bahçıvan, sanıkların aracın camını kırıp kendilerine bir şey  yapmalarından korktuğunu dile getirerek, eşinin "Eşim hamile" demesine rağmen  cama vurmaya devam eden sanıkların iyi niyetli olmadığını düşündüğünü söyledi.
 
Yunus Emre Bahçıvan da eşinin hamile olmasından dolayı araçla aniden  durma ve kalkış yapmadığını, bu nedenle de yola devam ettiklerini anlatarak,  kendilerine yol vermeyen sanıkların iddiasının doğru olmadığını savundu.
 
Sanıkların sinyal vererek yol istemeleri halinde geçmelerine müsaade  edeceklerini ifade ederek, şöyle konuştu:
 
 "Yol vermediğim için sanıklar çok öfkeliydi. Öfkeleri yüzlerinden  okunuyordu. Eşim birden panik oldu. Ben camları kapattım, kapıları kilitledim.  Telefonumu çıkardım. Yanıma geldikleri esnada kayda başladım. Yanıma geldiler.  Amaçları kapıyı açıp bana ulaşmaktı ama açamadılar. Kapıyı açamadıkları için camı  yumruklamaya başladılar. Ben o esnada eşimin hamile olduğunu söyledim. Hatta  duysunlar diye camı hafifçe araladım. Ama hiç merhamet etmediler. Eşim 'Polisi  arayacağım.' dediğinde sürücü kısmındaki şahıs, mimik hareketleriyle, dalga geçer  gibi 'Ara polisi gelsin.' dedi."
 
Sanık ve müştekilerin dinlenilmesinin ardından ara kararını açıklayan  mahkeme, delillerin güvence altına alınması, sanıkların kaçma durumunun  bulunmaması nedeniyle tutuklu sanıklar Hasan ve Hüseyin Sel'in tahliyesine  hükmetti. Mahkeme, adli kontrol hükümleri kapsamında sanıkların yurt dışına çıkış  yasağı koydu.
 
 "Gereken cezayı almalarını istiyoruz"
 
Duruşma sonrası adliye çıkışında avukatıyla birlikte gazetecilere  açıklama yapan Yunus Emre Bahçıvan, önemli olan şeyin bebeklerini sağ salim  kucaklarına almak olduğunu söyledi.
 
Bir sonraki duruşmanın doğumdan sonra yapılacağını dile getiren  Bahçıvan, "Tamamen toplum baskısından ötürü özür dilemeleri söz konusuydu. Bunu  zaten hakime de söyledim. Kesinlikle pişmanlık duygusu yok. Beyanları bizim  yaşadıklarımızdan tamamen farklıydı. Gereken cezayı almalarını istiyoruz." dedi.
 
Diğer müşteki Ayfer Bahçıvan, olayı unutmaya çalıştıklarını belirtti.
 
İddianameden
 
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar  Hasan Sel ve Hüseyin Sel'in "kara ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma", "mala  zarar verme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 5 yıl dörder  aydan yirmişer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
 

ETİKETLER