Gazetevatan.com » Yazarlar » Nerede eski TÜSİAD’lar?

Nerede eski TÜSİAD’lar?

24 Ocak 2015 Cumartesi


 
Cin çıksa ve “Dile benden ne dilersen” diye sorsa, epey bir “TÜSİAD” cevabı gelirdi.
 
Geçmişin TÜSİAD’ına beslenen özlem, bugünün siyaset erbabını sinirlendiriyor.
 
Bu örgütün eşiti kurulmuş rüştünü de ispat etmiştir. Ama yetmiyor.
 
Çünkü TÜSİAD sağlıklı günlerinde sanayicilerin ve işadamlarının yalnız ekonomik sorunlarına açılmış bir şemsiye değildi, iyi örgütlenmiş, saygılı ve nitelikli kimliğe sahip bir temsil ve çözüm kuruluşu idi.
 
Zaman zaman bir siyasi partiden daha fazlası oldu.
 
İktidarlara ve topluma doğru hedefler gösterdi.
 
Ama ülkede kaba bir zaptetme duygusu ile başlayan bozulma, ekonomi ve siyaset toplumunda travmalar yarattı.
 
İktidara ters eylem ve söylemler sahiplerinin başına dertler açtı.
 
Pahalıya mal oldu.
 
TÜSİAD’ın bilen, etkileyen ve değiştiren kimliği durağanlığa dönüştü.
 
Politikalar iktidarın tercihlerine ters düşmemeli idi. Bu noktada yapılan kural hatası TÜSİAD’ın en deneyimli ve en donanımlı sivil toplum örgütü olarak görev yapma yeteneğine zarar verdi.
 
Başkanlık görevini TÜSİAD’ın üçüncü kadın başkanına devreden Halûk Dinçer veda konuşmasında örgütün eski günlerini hatırlatan masajlar verdi:
 
“Siyaset insanların özel yaşamı ve ruhani dünyaları ile ilgilenmez. Bunları ve özgürlüklerini güvence altına alır. Bugün de eşit vatandaşlık cinsiyet eşitliği ve laiklik ilkelerine tüm gücümüzle sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum.”
 
Görevini yeni başkan Cansen Başaran-Symes’e devri sırasında Halûk Dinçer, sanki laiklik kotasında verdikleri açığı telâfi etmeye dönük bir çaba içinde olmak istiyor.
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihin en önemli siyasi ve kültürel etki kaynaklarından biri olduğunu hatırlattıktan sonra...
 
“İmparatorluğun sanayi devrimini yapamamış, çağdaş devlet istemine geçememiş dönemlerine özlem, anlamsız bir tutum olur..”
 
Laikliği melez kullananlar acaba dinler mi bu nasihatı?
 
Hanım eli...
 
TÜSİAD kendine tekrar bir kadın başkan seçti.
 
Bunun sebebini herkes gibi ben de merak ediyorum.
 
Kadın başkan gerginliğe saplanmadan diyalog kurmanın, kavgasız uzlaşmanın anahtarıdır.
 
Kadınlar iş ilişkilerinde hatalarını gizlemekte ve unutturmakta daha üstündür.
 
Erkek ne kadar kaba olursa olsun kadın gelince bağışlayıcı olur.
 
Çünkü kadına el kalkmaz, rencide edici söz söylenmez.
 
Eski Cumhurbakanı Demirel’den duymuştum;
 
Çok anlamlı bir sözdür:
 
“Jandarmayı kadına taşlatırlar!“