Gazetevatan.com » Yazarlar » Savcı Di Pietro üç kâğıdı gördü

Savcı Di Pietro üç kâğıdı gördü

20 Ocak 2014 Pazartesi


Kamuoyunda büyük çoğunluk yolsuzlukların HSYK battaniyesi ile örtülmemesini istiyor.

Şu anda öyle bir şüphe var.

Çünkü HSYK’yı yeniden yapılandıran yasa teklifi, yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarına karşı bir koruyucu duvar oluşturuyor.

Bu tür bir savunma tedbiri uzun ömürlü olmaz.

“Son yılların en büyük vurgunu” diye anılan 17 Aralık operasyonunu unutturmak için iktidarın ne tür bir yaratıcılık göstereceğini herkes merak ediyor.

HSYK yasası hesapça bu hafta Meclis’ten geçecek ve “cambaza bak” taktiği için kullanılma imkânını kaybedecek.

Ama acaba kaybedecek mi?

Cumhurbaşkanı Gül’ün dün yaptığı açıklama, HSYK Yasası’nın zaman kazanma amaçlı kullanılabileceği şüphesini davet eden ifadeler taşıyor.

Sürpriz oyun bozucu

Gül dün gazetecilerin HSYK yasasıyla ilgili sorularını cevaplarken bir ipucu verdi.

“Önce bir yasa çıksın bakalım dedi;

“O zaman ne yapacağımı göreceksiniz...”

Yasanın erkler ayrılığı prensibini ipe çektiğini ve bağımsız yargının mezarını kazdığını AB komiserinden Silivri’deki gardiyana kadar herkes biliyor.

Gül’ün vetosu değil, vetonun haklı sebeplerini görmemek şaşırtıcı olur.

HSYK yasasını gündem karışıklığı yaratarak yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarını unutturmak için kullanmak isteyen çevreler dün sürpriz bir oyun bozucu buldular karşılarında.

Dünyaca ünlü “Temiz Eller” soruşturması savcısı İtalyan Antonio di Pietro, dün çıkan Aksiyon dergisine, çok ikna edici gerekçeler içeren açıklamalar yaptı.

Darbe değil hizmet...

Yirmi yıl önce aralarında başbakan bakanlar, yargı mensupları, siyasetçi ve iş adamı 300’den fazla kişiyi mahkûm ettiren İtalyan savcı “dış mihrak” iddiaları için “üç kâğıtçılık” benzetmesi yapıyor ve şunları söylüyor:

“Dış mihrak üç kâğıtçılığına kanmayın; bana da Amerikan ajanı dediler.”

17 Aralık operasyonunu saptıran tartışmaların soruşturmaya ciddi hasar verdiğini anlatan Temiz Eller savcısı öneri ve kaygılarını sert bir üslupla açığa vuruyor röportajında:

“HSYK düzenlemesi ölüm vuruşu olur. Halkın dikkati dağılıyor.

İtalya’da da para kutuları bulduk.

Polis hırsızlardan hızlı olmalı.

Hırsız kendi hâkimini seçemez.

Savcı ve polisler darbe değil devlet hizmeti yapıyor; umarım bunu canlarıyla ödemezler!”

Başbakan Erdoğan, ikna ederek değil ikna olarak Brüksel’den dönecek inşallah...

Hukuk devletinin ihtiyacı bu!