Gazetevatan.com » Yazarlar » Kemer sıkma ne zaman?

Kemer sıkma ne zaman?

24 Mayıs 2018 Perşembe


Her geçen gün, ekonomi konusundaki endişeleri arttırıyor. Önceki gün Dolar 4.65’ti. Dün önce 4.88’e çıktı, sonra 4.83’e geriledi, saatler içinde ciddi oynama gösteren bir kur ortaya çıktı. 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi “Döviz piyasasında sağlıksız fiyat oluşumları yaşandığını, ilgili kurumların en doğru hamleyi en uygun zamanda yapacağını” söyledi.
Türkiye’nin kur ve faiz oranlarında hak etmediği dalgalanmalar yaşadığını belirtti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise “Dolar üzerinden vatandaşın kararını etkilemek, seçime giderken sandığa bu faturayı yansıtmak isteyenlerin olduğunu” söyledi.
Türkiye’nin ekonomisi güçlü bir ekonomidir dedi.
 
Bilimsel politika
 
Umarız Sayın Zeybekçi’nin ve Sayın Bozdağ’ın iyimser sözleri doğru çıkar. Ancak…
Dış etkenlerin, küresel oynamaların etkisi olsa da TL’nin değerinin dolar karşısında hızla düşmesinde farklı birçok etkinin olduğu da muhakkak. Ekonomistler uzun bir süredir bu gidişin kolay kolay durmayacağını, kemer sıkma politikasının acilen başlatılması gerektiğini söylüyorlar.
Günü kurtaran önlem ve söylemler yerine bilimsel ekonomi, para ve enflasyon politikası uygulanması konusunda uyarıyorlar. Merkez Bankası kur oynamalarında müdahale için bağımsız olmalı diyorlar.
 
İthalat ve döviz
 
Kemer sıkmaya önce devletin tüketimi ve ithalatı azaltarak, ihracat ve üretimi arttırmaya yönelik politikalardan başlaması lazım. Etten sebze ve meyveye, yakıttan makineye, kara araçlarından pamuğa, bakır eşyaya kadar, üretebileceğimiz birçok ürünü ithal ediyoruz.
Bu bizi “döviz artışından daha fazla etkilenecek” duruma getiriyor.
Ekonomi rayından çıktığında hükümet vergileri ve zamları arttırarak bunu karşılamak zorunda.
Bu da özellikle dar gelirli vatandaşın giderek daha fazla sıkıntı yaşamasına neden oluyor. Ekonomide sorunsuz bir tablo yaratmaya çalışmak yerine bir an önce bilimsel çözüm üretmek artık kaçınılmaz hale geldi.
 
Siyasi istikrar
 
Sık sık seçim ve referandum yapılması da Türkiye’de ve piyasalarda istikrarsız bir ortam yarattı. 
Sadece inşaat sektörü ile ekonomimizin düzelmesi imkansız olduğu gibi, döviz kurlarındaki oynaklık bu sektörü de etkiliyor.
24 Haziran seçimlerine kadar siyasi istikrar oturmayacak gibi, bu seçimden sonra 8 Temmuz’da 2.tur cumhurbaşkanı seçimi olabilir.
O bitince yerel seçim süreci başlayacak. Kısacası, ekonomiyi düzeltmeye, işsizliği azaltmaya ayıracağımız mesaiyi seçim süreçleriyle geçirdiğimizi görmek zorundayız.
Dünya Bankası’nın Türkiye’deki 2 projeye 1 milyar dolar kredi vereceği açıklandı. Vadesi 22.5 yıl…
Yalnızca mültecilere milyarlarca dolar harcanan ülkemizde 22.5 yıl ödemeli kredi alıyoruz. Seçimler, yapılan harcamalarıyla, seçmene verilen vaatleriyle bütçeye büyük bir yük getiriyor.
Tüm partilerin “kemer sıkma politikasının ekonomimiz için şart” olduğunu görerek vaatlerini ona göre yapması ve sık seçimlere artık son verilmesi gerekiyor.