Gazetevatan.com » Yazarlar » ABD’ye nasıl inanacağız?

ABD’ye nasıl inanacağız?

10 Mart 2018 Cumartesi


Türkiye ile ABD arasında “Suriye sorununu çözmek için” Washington’da ortak toplantı yapıldı.

Washington’dan yapılan ilk açıklamalara bakınca ABD’nin bugüne kadar PKK-PYD konusunda yaptığı çelişkili, güven uyandırmayan ifadelerin değişmediği görülüyor.

Afrin’de TSK’yı yalnız bırakan ABD “Bu görüşmelerden iki ülkenin sorunları çözerek anlaşması” sonucunun çıkacağını ümit ettiklerini bildirdi. ABD Dışişleri Sözcüsü Heather Nauert, Türk askerleri terör mücadelesinde şehit olurken, her zaman yaptıkları gibi “Afrindeki gelişmelerin dikkati DEAŞ’la mücadeleden dağıttığını” söyledikten sonra “PKK’nın bir diğer adı olan SDG”nin DEAŞ’la mücadelede muazzam bir güç ve değerli bir ortak olduğunu tekrarlıyor.

Deaş’ı kullanarak…

Suriye sınırımız boyunca PKK’ya verdikleri destekle alınmasını sağladıkları topraklarda “özerk PKK kantonları” kuruldu. Bu bölgeyi kendi aralarında “Rojova-Suriye Kürdistanı” olarak tanımladılar. PKK-PYD petrol bölgeleri olan Fırat’ın doğusunu da, batısını da işgal ederken ABD ve birçok ülkenin askerleri bu terör örgütlerinin içindeydi.

Hâlâ da içindeler. Ellerinde son teknoloji ABD’nin ağır silahları, altlarında zırhlı araçlarıyla “bir devlete ait ordu gibi” güçlenmiş vaziyette meydan okuyorlar.

Bugün Türkiye ile hâlâ toplantılar yapan Washington, “DEAŞ’a karşı savaş” bahanesiyle PKK’ya verdiği destekle sınır boyunda oluşturulan koridor sonunda bu noktaya gelineceğini baştan biliyordu. Sınırımızdaki terör koridoru ABD’nin bilgisi dışında oluşmadı.

Desteğini çekmedi

ABD Dışişleri Sözcüsü Nauert, Perşembe günü yaptığı açıklamada “PKK’nın Suriye kolu PYD-YPG’nin (DEAŞ ile savaştan çekilerek) Afrin’e güç kaydırmasının ABD’de endişe yarattığını, Türkiye ile bunun da görüşüleceğini” söyledi. Oysa ABD daha önce PKK-PYD’ye “Suriye’nin diğer bölgelerinden Afrin’e güç kaydırırlarsa desteklerini onlardan çekeceklerini” bildirmiş, bunu da dünyaya açıklamıştı.

PKK-PYD-SDG açık açık, altlarında ABD araçları ve silahlarıyla Kobani’den Afrin’e yüzlerce militan transfer etti.

Bırakın desteklerini çekmeyi, Nauert ile hâlâ “SDG bizim için çok değerli, DEAŞ’la mücadelede muazzam bir güç” açıklaması yapıyorlar.

Bunun neresinde anlaşma sağlanacak? ABD’nin endişesi nerede?

Deaş-Pkk ortaklığı

PKK ile DEAŞ’ın arasında bir savaş olmadığı, küresel planın piyonları olarak aynı amaca hizmet ettikleri birçok kez görüldü. Afrin’de DEAŞ ve PKK, Türk askerine birlikte saldırmaktadır. TSK, Afrin kent merkezine girdiğinde de karşısında iki örgütü beraber bulacaktır.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu “12 Mayıs’tan sonra Irak’a sınır ötesi operasyon yapılacağını” açıkladı. Irak’ta da peşmerge ile PKK’yı TSK’ya karşı yan yana görebileceğimizi hesaplamak gerekiyor, askerimizin güvenliği de düşünülmelidir.

ABD ile görüşmeler yaparken, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde (ABD’nin “sınırlar değişecek” planına uygun olarak) Türkiye’ye karşı ortak operasyonlar yürütülmesi ihtimalini dile getirmeyi unutmayalım.