Gazetevatan.com » Yazarlar » ABD’nin oyunu baştan belliydi!

ABD’nin oyunu baştan belliydi!

16 Ocak 2018 Salı


Türk Silahlı Kuvvetleri Cumartesi akşamı Hatay Reyhanlı’daki karakoldan PYD-PKK’nın Afrin’deki birçok mevzisini vurmuştu.
 
Pazar günü de askeri araçlar Hatay’ın Suriye sınırında devriye gezdi. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan da zaten bunun işaretini önceden vermiş; “ABD’nin burnumuzun dibinde terör koridoru inşa etmesine sessiz kalınmayacağını, bir hafta içinde bunun cevabının verileceğini” söylemiş “Afrin’i teröristlerin başına yıkacağız” demişti.
 
Bununla birlikte, Afrin’deki teröristlerin yalnız hareket etmediği, bu koridoru oluşturdukları uzun süre boyunca da ABD’nin hep yanlarında olduğu gerçeği biliniyor.
 
Pazar günü TSK’nın Afrin’e operasyona başlayacağı ortaya çıkınca ABD anında “Irak ve Türkiye sınırında görev yapması için PKK’nın Suriye kolu PYD’ye 30 bin kişilik bir sınır gücü oluşturulacağını” açıkladı.
 
ABD ve koalisyon “Bu sınır gücünün komutasının SDG’de olacağını (Suriye Demokratik Güçleri, PYD-PKK’nın kendini gizlemek için verdiği isim) görev yapacakları yerin de Irak ve Türkiye sınırı olduğunu” söylüyor.
 
Pazar günü Suriye’den Hakkari-Çukurca’ya atılan bir füze er Bülent Alp’in de şehit olmasına neden oldu. Yani PKK Suriye’den de “can almak üzere füze atacak kadar” saldırgan ve tehditkar bir tutum izlemeye devam ediyor ve bunu da ABD’nin açık desteğiyle yapıyor.
Görülen o ki; Rusya-Türkiye ve İran’ın “Suriye’de barışın sağlanması için yaptıkları ve bir süre için çatışmalara ara verilmesini sağlayan Astana ve Soçi zirveleri” artık fazla bir anlamı kalmadı.
İdlib’de olduğu gibi Suriye rejiminin kendisi “çatışmasızlık bölgesi anlaşması” filan dinlemediğine göre bundan sonra tekrar başa dönüleceği düşünülebilir.
 
Rusya ne yapacak?
 
Rusya Dışlişleri Bakanı Lavrov “ABD’nin bu çabaları Suriye’nin toprak bütünlüğüne zarar verebilir… Eski Obama yönetimi ile yeni Trump yönetimi arasında Suriye politikası konusunda fark yok. Yenisi de ‘rejimi devirmek için’ uğraşıyor, sınırı kontrol etmek için kurduğu ordu Suriye’yi parçalama amacı taşıyor” dedi.
 
Rusya elbette Suriye’nin de Irak gibi “toprak bütünlüğünden söz edilemeyeceğini, en azından kuzeyde özerk bir PYD-PKK bölgesi kurulduğunu” biliyor. Elbette ABD’de başkan değişince Ortadoğu politikalarının değişmeyeceğini de…
 
Şimdi önemli olan, Rusya’nın ve Suriye rejimin “ABD’nin son girişimine karşı çıkan” açıklamalarına rağmen, önümüzdeki süreçte “ABD’ye karşı çıkmak için bir eylem yapıp yapmayacakları”dır.
Esad’ın kuzey illerinin bazılarını (Türkiye’nin Suriye iç savaşına müdahalesine kızarak) PKK-PYD’ye kendisinin bırakması, bugünlere gelinmesine neden oldu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan “TSK, Afrin ve Menbiç meselesini halledecektir” diyor. Umalım da PKK koridorunu destekleyen ABD ile koalisyon ülkelerinin yanında karşımıza Rusya, İran ve Esad da çıkmasın.
 
2003’te ABD Dışişleri Bakanı Condolezza Rice tarafından açıklanan “Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları değişecek” planının bir aşamasında olduğumuz görülen bu süreçte Türkiye ve TSK Suriye’de yalnız kalmasın.