Gazetevatan.com » Yazarlar » FETÖ karmaşası!

FETÖ karmaşası!

10 Ocak 2018 Çarşamba


15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra 150 binden fazla şüpheli hakkında işlem yapılmış, 9 bine yakın askerin darbe girişimine katıldığı belirtilmişti.

Darbe girişiminden bir yıl sonraki raporda 50 bin tutuklu, 100 binden fazla ihraç olduğu bildirildi.

Zaten bu sayılar verilirken eğer FETÖ ilişkisi varsa neden bazı kişilere sadece görevden ihraç, bazılarına ise tutuklama yapıldığı anlaşılamayan bir noktaydı.

En önemli anlaşılamayan nokta ise “FETÖ ilişkisi açıkça ortada olduğu, kendi ifadeleriyle sabit olduğu halde örneğin bazı siyasetçilere, belediye başkanlarına, medya mensuplarına dokunulmadığı, bazılarının ise tutuklandığı” konusuydu.

Sonra FETÖ’nün gizli haberleşme programı Bylock’u kullandıkları gerekçesiyle asker sivil binlerce kişi tutuklandı. Aradan zaman geçti, 11 bin 480 kişinin masum olduğu, kendi iradeleri dışında Bylock’un telefonlarına indirildiği anlaşıldı.

Serbest kalanlar

Şimdi öğreniyoruz ki “Yurtta Sulh Konseyi” listesinde adı bulunduğu için tutuklanan 18 general de FETÖ kumpası kurbanı imiş ve tahliye edilmeye başlanmışlar…

Akla ilk gelen şey şu; 15 Temmuz’dan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan “İdam cezası önüme gelirse imzalarım. Halk bunu istiyor” demişti. Eğer idam cezası çıkarılmış olsaydı, örneğin bu 18 general veya Bylock kumpasına uğrayan 11 bin 480 kişi masum oldukları halde idam cezasına çarptırılabilir miydi?

Bu konu o kadar karmaşık hale geldi ki, hala tutuklamalar devam ediyor ama diğer tarafta “itirafçı olacağım” dediği için serbest bırakılan ama FETÖ içinde onlarca yıl faaliyet göstermiş olan isimler var.

Son olarak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in koruma subayı Yüzbaşı Burak Akın’ın “FETÖ üyesiyim” itirafında bulunduktan sonra serbest bırakıldığı haberini duyduk.

İtirafçı olmak yeter mi?

Yüzbaşı Akın “Geçmişte Fethullah Gülen cemaati olarak tanıdığım şimdi terör örgütü olarak gördüğüm yapılanma” diyor. Daha 13 yaşında, IŞIK Dershanesi’ndeyken örgütle tanıştırmalarını ve askeri okula sokmalarını, kod adı kullandığını anlatıyor. İfadesine bakınca soruların verildiğini, hatta “eşiniz mayo giymek istese izin verir misiniz” gibi (okul sınavında sorulamayacak) sorulara hazırladıklarını görüyorsunuz.

Bu ifadeleri ve “serbest bırakılmayı” duyan herhangi bir vatandaşın şaşırmaması imkansızdır.

Acaba Yüzbaşı Akın ve diğer serbest bırakılan itirafçılar hangi hukuk kuralına göre ve kim tarafından affa uğramaktadır?

Hukukta böyle bir af mümkünse, diğer tutukluların da “Biz önceden cemaat olarak görüyorduk, 15 Temmuz’da hain bir terör örgütü olduğunu anladık” demeleri ve birkaç isim ifşa etmeleri onların da özgür kalmasını sağlayacak mı?

Tüm soruşturmalarda “adalet ve eşitlik” esas alınmalıdır, “dokunulmayan” ayrıcalıklı kişiler görüntüsü konunun ciddiyetini kaybetmesine neden oluyor.