Gazetevatan.com » Yazarlar » Yeni yılda huzur beklentisi!

Yeni yılda huzur beklentisi!

31 Aralık 2017 Pazar


Yeni bir yıla girerken huzurlu ve umutlu olmak isteriz ama 2018’e büyük sorunlar ve önemli gelişmelerle girdiğimiz de bir gerçek.

Örneğin; “15 Temmuz darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların ‘devamı niteliğindeki’ eylemlerin bastırılmasına katkıda bulunan siviller”e de KHK ile resmi görevlilere olduğu gibi yargı muafiyeti getirilmesi konusu çözüm bekliyor.

15 Temmuz’daki olayların henüz detaylarıyla tartışılıp yargılanmamış olması dışında herhangi bir protesto gösterisinin bile “15 Temmuz’un devamı niteliğinde” görülmesi mümkün.

KHK ile genel af veya böyle bir dokunulmazlık getirilmesinin mümkün olmadığında da hukukçular ısrarlı.

Cezada hata

FETÖ darbe girişimi sonrasında Bylock kullandıkları gerekçesiyle binlerce kişi tutuklanmış, FETÖ’cü, darbeci, terörist muamelesi görmüş, işini gücünü de kaybetmişti.

Şimdi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı “Bylock kullanmadıkları halde bugüne kadar hakkında işlem yapılan 11 bin 480 GSM numarasının listeden çıkarıldığını” açıkladı.

FETÖ, kendi elemanlarıyla haberleştiği Bylock’un -akıl almaz yöntemlerle- hiç alakası olmayan, masum vatandaşların bilgisayarlarına girmesini sağlamış.

Şimdi düşünelim, aynı şekilde “darbeci” diye tutuklanmış başka vatandaşlarla ilgili yanlışlar da olamaz mı?

Eğer “idam cezası” olsa ve bunlardan bazıları bu cezayı alsa, sonradan “hata olduğu” anlaşılsa, telafisi nasıl olacak?

Bir nokta daha var; 696 sayılı KHK’da belirtilen kişiler “darbecileri cezalandırmayı kendine görev sayarak bu ve benzeri masum insanlara zarar verirse” ne olacak?

Müminlerin emiri

Bu KHK’nın yanında bir de medyada yer alan ve insanları endişelendiren, hukukçuların yine tepki göstererek “kapatılmalıdır” dediği Halk Özel Harekat diye bir dernek var.

HÖH Başkanı olduğu bildirilen Fatih Kaya “silahlanmaya karşı” olduklarını söylerken “15 Temmuz gibi devletin ‘emiri mümini’ talimat vermediği sürece sokağa çıkmayız” diyor.

İfade “dini-siyasi bir grup” olduğunu gösteriyor.

“Emirül müminin” deyimi ilk bakışta “müminlerin emiri” anlamı taşıyor ama asıl açıklaması “İslam tarihinde Hz. Ömer’den itibaren devlet başkanlarına verilen unvan” imiş. Halife veya imam dendiği gibi emirül müminin de deniyormuş.

Bu açıklamaya bakarak ne düşünmek lazım? HÖH Başkanı kimden söz ediyor ve söz ettiği kişiden emir alınca ne yapacaklar?

Türkiye şiddetten, terörden yeterince çekti, çekmeye devam ediyor. Böyle bir ortamda bir de “yeni darbe girişimi” ihtimalleri, “buna göre KHK’lar” çıkması, devletin güvenlik güçleri varken sivil harekat timleri kurulması toplumun tedirginliğini had safhaya çıkarmaktadır.

Mevcut korkulara yenilerinin eklenmesi ülkeyi onarılmaz sarsıntılara götürebilir, Meclis toplanarak bu konuları tartışmalı ve sonlandırmalıdır.

2018 yılının ülkemize huzur ve mutluluk getirmesini dilerken, iç çekişmeler yerine gereken önlemlerin alınmasını da gönülden diliyorum.