Gazetevatan.com » Yazarlar » Konu “ülkenin geleceği”dir!

Konu “ülkenin geleceği”dir!

30 Aralık 2017 Cumartesi


Son 696 sayılı kanun hükmünde kararname ile “resmi görevliler dışında sivillere de” yargı muafiyeti getirilecek olmasına itirazlar, tepkiler ve verilen cevaplar sürüyor.
Bunun birden fazla nedeni var. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öncelikle “KHK ile af getiremezsiniz çünkü ‘nitelikli çoğunluk’ gerekiyor, cezai sorumsuzluk vermek TBMM’nin yetkisindedir” dedi.
“Verilen dokunulmazlığın milletvekili dokunulmazlığından daha güçlü olduğunu, bu KHK’dan yararlanacakların ömür boyu dokunulmazlığı olacağını” söyledi.
“Açlık grevine giren Nuriye ile Semih’i düşünün, İçişleri Bakanı onlara ‘terörist’ dedi, birisi çıkıp terörist diye vursa ne olacak” diye sordu.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener “Bu KHK’nın ülkeyi iç savaşa götürebileceğini” söyledi.
 
Bütün hukukçular…
 
Türkiye Barolar Birliği Başkanı yazısında “KHK ile getirilen düzenleme örtülü bir genel affın da ötesinde. İlerde gerçekleşebilecek adam öldürme, linç etme, ev basma eylemlerinin ‘darbeyi bastırmak’ gerekçesiyle yapılması halinde suç teşkil etmeyeceğini söylüyor. 
İleriye yönelik ‘suç işleme özgürlüğü’ kanunla bile getirilemez, kabile devletinde bile olmaz” diyor. 
Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk (youtube Her Açıdan TV’de) “bir demokraside OHAL’in bu kadar uzun sürmemesi” gerektiğini vurgularken “Bu KHK’ları birileri yazmış. O grupta hukukçu var mı bilmiyorum ama varsa hukuku bilmiyor” dedi. 
Türkiye’nin bütün baroları TBB Başkanlığında toplandı ve ortaya benzer bir sonuç çıktı.
Ülkenin en deneyimli hukukçuları bu önemli konuda aynı uyarıları yapıyorsa kulak vermek gerekir.
 
AYM sorumlu!
 
Burada en önemli noktalardan biri Anayasa Mahkemesi’nin “2016’dan sonra KHK’ları denetlemeyeceğini” açıklamış olmasıdır.
Daha önce de hatırlattığım gibi, bu görev Anayasa Mahkemesine “Anayasa tarafından” verilmiştir, o nedenle -Anayasayı korumak ve en öncelikli olarak kendisi uymak durumunda olan- Anayasa Mahkemesi görevini yapmıyor durumundadır.
Nitekim hukukçular bu gerçeği ısrarla vurgulamakta ve AYM’yi görevini yapmaya, KHK’ları denetlemeye çağırmaktadır. Diğer tarafta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ondan önceki 11’inci Cumhurbaşkanı Gül arasında aynı KHK ile ilgili bir çekişme görülüyor.
 
Erdoğan ve Gül
 
Gül “İlerde durumdan vazife çıkaracak bazıları hepimizi çok üzecek olaylara neden olabilirler. Net sınırları olmayan bu KHK’nın yeniden gözden geçirileceğini umuyorum” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Geçmiş cumhurbaşkanımızın muğlaklıktan söz etmesi üzücüdür” dedi ve partisinden de Gül’e tepkiler yükseldi.
AYM ve Anayasa hukukçuları dışında her görüş seslendirilebilir ancak “hukuksal doğruyu ve geçmişte olanlar ve gelecekte olabilecekler bağlantısını” en iyi yargı mensupları bilirler.
Sorunu Anayasa Mahkemesi’nin en kısa zamanda bu çok önemli KHK’lar konusunda görüş bildirmesi çözecektir, beklenen budur!