Gazetevatan.com » Yazarlar » Yeni KHK’lar ve tepkiler!

Yeni KHK’lar ve tepkiler!

26 Aralık 2017 Salı


OHAL kapsamında 2 yeni “kanun hükmünde kararname” çıktı ve daha ilk anda bazı maddeler hukukçu ve siyasetçilerin, sosyal medyada ise vatandaşların tepkisiyle karşılaştı.
Bu tepkilerin önemli nedenleri var. 
 
Bunların birincisi; “terör olaylarını önleyen sivillere yargı muafiyeti getirilmesi, Yargıtay ve Danıştay gibi iki yüksek yargı organının yeniden düzenlenmesi” gibi Meclis’te tartışılması gereken konuların KHK ile yapılıvermesi.
 
Böylece, milletin “yasa yapmak üzere seçtiği” vekillerin hayati kararlarda bile devre dışı bırakılması.
 Diğeri, OHAL sürdürüldükçe hükümetin “her istediği konuda KHK ile karar verebilecek” durumda olmasına tepkiler.
 
Hukukçular ne diyor?
 
15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrasında resmi görevlilere getirilen yargı zırhının sivillere de sağlanmasına gelen tepkiler az değildi.
Darbe girişimi ve sonrasındaki eylemlerin bastırılmasında rol oynayan sivillerin “resmi sıfat taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın haklarında hiçbir idari-mali-cezai işlem yapılmayacak olması” konuştuğum tüm hukukçu ve siyasetçilerin “tam bir kaos ve hukuksuzluk ortamı yaratır” yorumuna neden oldu.
15 Temmuz’da halkın ve TSK’daki vatansever askerlerin darbe girişimine müdahalesi çok önemliydi ancak o gece nerede, nelerin yaşandığı henüz tam anlaşılmış değil. Bu tür kararlarla, “hatası olanlar” varsa onlar da bu hata anlaşılamayacak şekilde yargı zırhı altına alınmış oluyor.
Ayrıca, darbe veya terör olaylarında güvenliği sağlama görevi öncelikle devlete, güvenlik güçlerine ait bir görevdir, bu görevin “kalıcı olacak şekilde sivillerle paylaşılması tercih ediliyor gibi önemli ayrıcalıklar tanınması” devleti zafiyete uğratır, vatandaşları da çok tehlikeli şekilde karşı karşıya getirebilir.
 
OHAL’de sınırlama
 
Hukukçular, eskiden “Anayasa’ya göre” KHK’ları Anayasa Mahkemesinin denetlediğini…  Oysa 2016’dan sonra “denetleme görevini yapmaktan vazgeçerek” yürütme organını tamamen serbest bıraktığını söylüyorlar.
Anayasa’nın 15’inci maddesinin “KHK’lar olağanüstü halin gerektirdiği konularda çıkarılır” diyerek sınırlama getirdiğini, son zamanlarda KHK’larla “tedbir” değil, “yapısal düzenlemeler” yapıldığını…
OHAL KHK’sı ile kişilerin, akademisyen, hakim ve savcıların yargılanmadan, savunması alınmadan görevden alınamayacağını, hakim ve savcılarla ilgili kararları HSK’nın verebileceğini bildiriyorlar.
 
Tek tip kıyafet
 
Yine Anayasa’nın 15’inci maddesinde OHAL durumlarında da “masumiyet karinesinin geçerli olduğu” belirtilmiş.
Yeni KHK’da terör, Anayasal düzene karşı suçlar ve diğer bazı suçlar nedeniyle tutuklu olanların “tek tip kıyafetle” duruşmalara gitmesi kararı “tutukluluk ceza değil, tedbir olduğu için” masumiyet karinesine aykırı bulunuyor.  Bir hukukçu dostum şöyle açıkladı; “Bu nedenle cezaevlerinin kapısında ‘Ceza ve tutuk evi’ yazar, tutuklularla hükümlüler aynı hücreye konmaz”. 
OHAL ve KHK’lar daha da uzun sürerse sorunlar büyüyebilir, Meclis devre dışı bırakılmamalıdır.