Gazetevatan.com » Yazarlar » ‘Şaibesiz seçim’ tartışmaları!

‘Şaibesiz seçim’ tartışmaları!

25 Kasım 2017 Cumartesi


Ak Parti’nin “Yüksek Seçim Kurulu Teşkilat Yapısına İlişkin Değişiklik” teklifi dün 4 partinin ortak teklifiyle alt komisyona sevk edildi.

Son derece önemli değişiklikler içeren teklif daha komisyona gelmeden önce, duyulur duyulmaz ülke çapında tartışılmaya başlanmış, CHP Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ana muhalefet partisinin itirazını açıklamıştı.

Tezcan, CHP’nin MYK toplantısından sonra yaptığı açıklamada “Yüksek Seçim Kurulu’nun bir teşkilat yasasına ihtiyacı olduğunu ancak bu 14 maddenin içinde ciddi şekilde problem oluşturacak düzenlemelerin bulunduğunu” söylüyor, özellikle 2 noktaya dikkat çekiyordu.

Müşahitlik uygulamasını engelleyen bir hükmün bulunması.

Siyasi partilerin “sandık başkanı” önermesine ilişkin maddenin de kaldırılmak istenmesi.

Sandık güvenliği

Dün teklif alt komisyona gönderildikten sonra CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek “Teklifin hazırlanmasında siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınması” gerektiğini, verilen teklifin “YSK’nın güçlü ve özerk bir yapıya kavuşturulması için yetersiz olduğunu” vurguladığı konuşmasında;

“Seçmen kütüklerinin hazırlanmasında en azından ‘TBMM’de grubu bulunan’ siyasi partilerin temsilcilerinin aktif katılımının sağlanmasını…

YSK’ya yeni alınacak personelin mülakatla belirlenmesinin ‘kadrolaşma ve adam kayırma’ şaibeleri yaratacağını…

Personelin “YSK Başkanı’nın oluruyla Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi” uygulamasının da personeli baskı altında tutacağını belirtti.

(Hiç seçim barajı olmasın diyen CHP’nin “Meclis’te grubu olmayan ama 5 milletvekili bulunan İYİ Parti’yi hesaba katmamasının çelişki göründüğünü hatırlatalım.)

HDP Mardin Millletvekili Mithat Sancar da “Teklif bu haliyle yasalaşırsa her seçim şaibe tartışmalarının gölgesinde kalacaktır” dedi.

İtirazlar gözetilecek mi?

Seçimlerde seçmen kütüklerinin hazırlanmasının, sandık güvenliğinin sandık üyeleri-başkanları ve müşahitler tarafından denetlenmesinin ne kadar büyük önem taşıdığı bundan önceki seçimlerde görüldü.

2014 yerel seçimlerindeki elektrik kesintisi, bazı ilçelerde büyük ölçüde “oy kaydırmaların” görüldüğü ve bunların medyada yer aldığı hala akıllardadır.

O seçimde kaç ilçede elektrik kesintisi olduğu bile tam anlaşılamamıştı. Tek başına bu olay bile siyasi partilerin “kendi oylarına sahip çıkmasının” önemini göstermeye yeter.

Boş binalara veya yanlış adreslere seçmen yazılması, mükerrer oy kullanımı gibi konuları hatırlatmaya bile gerek yok.

YSK’nın 16 Nisan referandumunda Anayasa’ya aykırı (ve Avrupa’daki mühürlü oy kararıyla çelişecek) şekilde “mühürsüz oyları son dakikada geçerli sayması” bu konuda da kesin bir hükmün tekrar getirilmesini gerekli kılıyor.

Muhalefet partilerinin haklı görünen itirazları dikkate alınacak mı, yoksa yine bu teklif olduğu gibi geçecek mi bilmiyoruz.Toplumun gönül rahatlığıyla, güven içinde sandığa gitmesi isteniyorsa dikkate alınması doğru olacaktır.