Gazetevatan.com » Yazarlar » Karmakarışık bir gündem!

Karmakarışık bir gündem!

22 Ekim 2017 Pazar


Bugünlerde iç ve dış politika gündemi o kadar iç içe geçti ve her konu o kadar çetrefilli ki hiçbir şey yeterince anlaşılamıyor.

“Müftülüklere nikah kıyma yetkisi veren düzenleme”nin nedeni anlaşılamadı. Belediyelerde kıyılan nikahlar konusunda bir şikayet olmadığı halde neden birdenbire böyle bir düzenlemeye gerek duyulduğu sorusu hala tartışılıyor.

Medeni Kanun’la ilgili bir alana dini uygulama konması, müftülerin hatta imamların kıyabileceği nikahta “kızların küçük yaşta evlendirilmesinin” önüne geçilemeyecek olması gibi noktalar hem STK’lar, hukukçular, hem de vatandaşlar tarafından dile getiriliyor.

Duyduğum konuşmalarda bu düzenlemenin, imam hatip okullarından mezun olacak kişilere “iş alanı açmak” gibi bir amacı olduğu da sıkça dile getiriliyor.

Medyada “müftü nikahının belediye nikahından bir farkı olmayacağını” söyleyenler var, bu takdirde de “fark yoksa ne gerek var” sorusu ortaya çıkıyor.

Belediye başkanları

İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş görevi bıraktı.

Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in istifası günlerdir konuşuluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cuma günü, Polonya dönüşünde; istifası beklenen 3 belediye başkanından biri olan “Melih Gökçek’in istifasını istediğini” açıkça dile getirdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Kimseye arabuluculuk yapacak halimiz yok. Bu konular bizi ilgilendirmez” dedi.

Melih Gökçek’in kupon arazileri istediği kişilere, hatta FETÖ’cülere dağıttığını uzun süre önce Bülent Arınç söylemişti, bu açıklamanın hiçbir etkisi görülmedi.

Gitmeden önce yine değerli arazileri sattığı, bir günde 40’tan fazla parseli satışa çıkardığı haberleri çıkıyor.

Madem ki istifası istenen belediye başkanlarının “devam etmemesi için ciddi nedenler” var, o zaman neden daha önce istifa etmeleri sağlanmadı sorusu kafaları kurcalıyor.

Yolsuzluk vurgusu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise birkaç gün önce TBMM Genel Kurulu’nda şöyle dedi:

“Yaklaşık 3-4 yıldır Türkiye’nin yaşadığı macerayı siz benden daha iyi biliyorsunuz… Belediyeler konusunda, CHP’li belediyeler olsun, diğer belediyeler olsun merkezi idarenin denetimleri oldukça kısıtlı devlet kendi denetimini ortaya koymalıdır. Yolsuzluk yapan kim olursa olsun gözünün yaşına bakmayız”.

Bu konuşma, olayı “metal yorgunluğu”ndan çıkarıp “yolsuzluk” meselesi haline getiriyor ve Ak Parti dışındaki belediyeleri de kapsıyor.

O zaman Bahçeli’nin “Bizi ilgilendirmez” sözü pek de geçerli değildir. Belki de diğer partilerin belediye başkanlarından da istifa istenebilecektir.

Bu takdirde de halktan duyulan bir soru var; durum buysa “yerel seçimler” neden yapılıyor, belediye başkanları seçileceğine atansalar daha doğru olmaz mı?

Diğer tarafta Bülent Arınç yine “Eğer birileri koltuğundan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa kesinlikle altını kirletmiştir” dedi.

Bu durumda “altını kirletenler” her kim ise, kolayca sıyrılmak yerine önce “temizlemeleri”, yargıya hesabını vermeleri gerekmez mi?