Gazetevatan.com » Yazarlar » Ulusal ve küresel bir skandal!

Ulusal ve küresel bir skandal!

01 Ekim 2017 Pazar


Türkiye’de artık ne yazık ki bir konunun gerçek uzmanları, hayatını bir ilme adamış ve ciddi deneyim kazanmış kişilerin yorumları yeterince duyulmuyor.

Oysa devlet yönetiminde hata yapılmaması, yapılmış olanların da tekrarlanmaması açısından uzman görüşlerinin değerlendirilmesi her ülke için olmazsa olmaz bir şarttır.

Bilindiği gibi, Yargıtay Onursal Başkanı ve hiç şüphesiz Türkiye’nin uluslararası deneyime ve saygınlığa sahip hukukçularından olan Prof. Dr. Sami Selçuk’un 16 Nisan halk oylamasına ilişkin görüşleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne sunulmuştu. Selçuk, yaptığı açıklamada;

YSK’nın mühürsüz zarflarla kullanılan oyların geçerli sayılmasına ilişkin kararının “yok hükmünde” olduğunu, sahteciliğe yol açacak biçimde karar vermesinin “göz yumulamaz boyutta ulusal ve küresel bir skandal” sayılacağını, hiçbir kişi ve kurumu bağlamayacağını, olanak varsa “geçersiz oyların sayımla belirlenmesi”, aksi takdirde YSK’nın “yeni bir oylama takvimi duyurması” gerektiğini belirtiyordu.

Yokluk yaptırımı

Prof. Dr. Sami Selçuk’un, hukuk ve ülke adına büyük önem taşıyan bu konudaki görüşleri daha sonra CHP Bilim, Yönetim, Kültür Platformu tarafından “16 Nisan Halkoylamasına İlişkin Bilimsel Görüş” adıyla kitap haline getirildi.

Kitapta dikkat çeken noktalardan biri “Anayasa Mahkemesi’nin görev alanına giren bir ‘anayasa normuna aykırılık’ iddiası söz konusu ise ve bu konuda Yargıtay, Danıştay ya da YSK gibi ‘yarı yargısal’ bir merci kendisini yetkili görerek karar verirse, kurulan hüküm ‘görev gaspı’ nedeniyle ‘yokluk yaptırımı’ ile sakattır. Hukuk dünyasında ‘doğmamış’, hukuksal varlık kazanmamış olur. Bu durum, sözgelimi ‘kaymakamın boşanma kararı vermesi’ gibidir” vurgusuydu.

Selçuk, bu nedenle YSK kararının ayrıca bir yetkili organ tarafından “iptal edilmesine gerek olmadığını”, böyle bir iptal kararının “yoklukla sakat” işlemin hukuk dünyasında var olduğunu belirterek “yeni bir ihlale” yol açacağını anlatıyordu.

Atatürk bile olsa…

İki gün önce beni telefonla arayan Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, Ana Muhalefet Partisi CHP’de yeterli hukukçu olmadığını, önemli konuları ele almakta çok zayıf olduklarını, YSK’nın hukuk dışı kararının da susulup kabul edildiğini söyledikten sonra şu açıklamayı yaptı.

“YSK kararının üzerinde yeterince durulmadı. 16 Nisan’da yapılan referandum için hukuk ‘bu meşru değildir’ diyorsa bunu göz ardı etmek mümkün değildir. Halk oylaması geçerli olmadığı için ona dayanarak alınan kararlar ve çıkarılan KHK’lar geçerli olamaz”.

“Devletin başında Atatürk bile olsa bu yanlışla yol alınmayacağını söylerdim” diyen Sami Selçuk konuşmasını; “böyle bir olay Avrupa’da yaşansa kıyamet kopardı, bizde ise kamuoyu demokrasisi olmadığı için en büyük hukuk ihlalleri bile geçerli sayılabiliyor” sözleriyle bitirdi.

Demokrasilerde hukuk en önemli kavram olduğuna göre, gelecek seçimleri de göz önüne alarak tekrar düşünelim; YSK kararı yeterince tartışıldı mı?