Gazetevatan.com » Yazarlar » Yalanlar ve gerçekler

Yalanlar ve gerçekler

26 Eylül 2017 Salı


Öyle bir dönemin içindeyiz ki iç siyasette de, dış siyasette de güven, verilen sözlere, anlaşmalara, yasalara saygı tamamen kaybolmuş durumda.
Yapılan açıklamalara artık hiçbir halk güven duymuyor, acaba işin perde gerisinde neler oluyor, gerçek nedir diye düşünüyor. Türkiye’nin, Irak Hükümetinin ve İran’ın tepkilerine, uyarılarına rağmen dün yazımı yazdığım saatlerde IKBY’de Irak Anayasası’na aykırı, gayrimeşru şekilde yapılan ve Araplarla Türkmenlerin katılmadığı “bağımsızlık referandumu” devam etmekteydi.
Dikkat çeken bir nokta; ABD’nin “Biz de bu referanduma karşıyız” demesine rağmen ciddi bir tepki ortaya koymamasıdır.
Mesut Barzani referandumdan önce “referandumu erteleyin” diyorlar açıklamaları yapmaktaydı. Oysa “erteleme” sözcüğü bile, bugün yapılmasaydı da bir süre sonra aynı referandumun tekrar gündeme getirilmesi demektir.
 
Türkiye’ye tehdit
 
Dün referandum başladıktan sonra Türkiye Habur sınır kapısını tek taraflı olarak kapatmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise konuşmasında: “IKBY’ye en sıkıntılı zamanlarında gerekli desteği verdik ancak Irak’taki diğer halkların da haklarına saygımız var… Bu referandum buram buram fırsatçılık kokan bir girişim” dedikten sonra “IKBY’nin petrol boru hattı vanasının Türkiye’de olduğunu, vananın kapatılabileceğini” vurguladı.
Irak’taki diğer halkların haklarından önce “Türkiye sınırlarının ve Güneydoğu bölgesinin güvenliğini” düşüneceğimiz gün gelmiştir.
Barzani petrolünü alıp diğer ülkelere satan Türk şirketler var, IKBY’de yatırım yapmış Türk şirketler, iş yapan müteahhitler var. Ancak şu anda ticari çıkarlar bir yana bırakılmalı, sınır ötemizdeki gelişmelerin Türkiye’ye vereceği zarar her şeyden önce gelmelidir.
IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani dün “Türkiye gerçekten bize zor zamanlarımızda yardım etti, bundan dolayı şükran borçluyuz. Bugün Kürt bölgesinde gördüğünüz, sonraki gün bağımsızlık ilan edeceğimiz anlamına gelmiyor. Referandum asla Türkiye’ye bir tehdit değildir” dedi.
 
Gerçek ne?
 
Bu sözler de gerçeği yansıtmıyor, tamamen bir yanıltma, aldatma niteliğinde.
Eğer gerçek ise, IKBY’de Barzani’nin Rudaw TV’sinde yıllardır gösterilen ve “Türkiye’nin Güneydoğusunu ve hatta bazı güney illerini içine alan Kürdistan haritaları”nın sebebi ve anlamı nedir?
Irak ve Suriye Kürdistanları için paralel bir plan yürütülmüyorsa, Suriye’li Kürt grupları birleştiren, Suriye’de ilan edilen Kürt kantonlarını özerkliğe götürecek anlaşmayı neden Irak’ta, Duhok’ta Barzani düzenledi ve “Birimizin başarısı, hepimizin başarısıdır” dedi.
Referandumdan “sonraki gün” bağımsızlık ilan etmeyeceklerse birkaç gün veya hafta sonra ilan edebilirler, orada bir sorunları yok.
Merak edilen bir nokta da; dış politikada riskler uzun vadeli hesaplanmalıyken Türk Hükümeti’nin Barzani’ye maaş ödeyemediği dönemde “2 milyar dolar kredi” vermiş olmasıdır. Bu kredi geri ödendi mi, bilgi verilmedi ancak birçok zorluğumuz bu “yardım” kararlarını daha dikkatli almamız gerektiğini gösteriyor.